Nereye Dergisi
Arkeoloji, Tarih, Gezi, Seyahat ve Yaşam Kültürü Dergisi

Antik Dönemin En Etkili 10 Ağrı Kesicisi

Atalarımızdan bazıları, söz konusu tıp olduğunda bayağı yaratıcıydılar. Onların bilgilerini nereden edindiklerini bilmiyoruz fakat rahatlama ve ağrıları azaltmak için yaptıkları maddeleri en doğal şekilde yaptılar. Bu İlginç listemizi mutlaka incelemelisiniz.

0 10.945

Çoğu insan 20. yüzyıldan önce, bireylerin diş onarımı, diş çekimi ya da cerrahi işlemlerin acılarını viski, şarap ve salyangoz’dan başka bir şeyin hafifletmediğini ve cerrahi işlemlerin ağrılarına katlanmak zorunda kaldıklarına inanırlar. Fakat arkeologlar bu durumun herkes için böyle olmadığını söylerler.

Atalarımızdan bazıları, söz konusu tıp olduğunda bayağı yaratıcıydılar. Onların bilgilerini nereden edindiklerini bilmiyoruz fakat rahatlama ve ağrıları azaltmak için yaptıkları maddeleri en doğal şekilde yaptılar.

10- AFYON

M.Ö 3400 yıllarında afyon haşhaşı Aşağı Mezopotomya’da yetiştiriliyordu. Antik Sümerler, bu bitkiyi anestezik ve coşkulu özelliğinden dolayı ‘HulGil’ olarak (keyif bitkisi) adlandırıyorlardı.

Haşhaş’ın toplanması ve ayıklanmasına dair bilgi Mısırlılardan Babillere, onlara Asurlulardan, onlara da Sümerlerden geçti. 1300’ler den bu yana, Mısırlılar kendi haşhaşlarını yetiştiriyorlar. Afyon haşhaşı ticareti Thutmose IV, Akhenaton ve Tutankhamen devrinde üst düzeydeydi.

M.Ö 330 yılında, Büyük İskender Pers ve Kızılderililere afyon getirmiştir. 1300 yılı civarında, afyon kullanımı ‘şeytani’ olarak nitelendirilerek Avrupa’da yasaklanmıştır fakat 1527 yılında tıbbi amaçlarla tekrar kullanılmaya başlanmış.

Uyuşturucu özelliği ile afyon büyük bir nimetti. Ama aynı zamanda eğlence amacı ile de kullanılmış ve kaçakçılık, uyuşturucu ve diğer suç teşebbüslerinde de kullanıldı. Bugün de, kullanımına bağlı olarak topluma hep yarar hem de tehdit olarak görülür.

Fahişeliğin Ve Fuhuşun Tarihsel Gelişiminde 10 Kilit Olay

9-BAN OTU

Tıbbi amaçlar için kullanılan diğer otlar ve çiçekler gibi, Ban otu olarak bilinen bitki psikotropik etkilere sahip olabilir. Yine de eski çağlardan beri kullanılır.

Diğer türleri gibi, ban otu atropin (kas gevşetici olarak kullanılır)  ve skopolamin (kusmayı önlemek, sakinleştirmek ve uyku için kullanılır) içerir. Ban otu ilk yüzyılda acıyı yatıştırmak için kullanıldı.

Eski Türkiye’de ban otu ‘beng’ ya da ‘benc’ olarak adlandırılırdı. Hap olarak alınır ve diş ağrısı, kulak ağrısı ve diğer hastalıkların tedavisinde kullanılırdı.

Diş ağrısı için ağzı buharla dezenfekte etmek amacıyla kullanıldı. Hasta ağzını su ile duruladıktan sonra ban otu tohumu sıcak kömür üzerine serpilir. Yükselen duman ağza girer ve acıyı hafifletir.

Tarihte Kullanılan 10 Şaşırtıcı Afrodizyak

8- AKUPUNKTUR

Klasik Dahili Tıp, akupunktrun ‘’tanı ve tedavinin teşekküllü sistemi’’ olduğu konusunda ilk metindir. Bu metinin bir kısmı soru-cevap şeklinde olup imparator tarafından sorulan sorular bakan tarafından (Chhi-Po) cevaplanmıştır.

Belge büyük olasılıkla Tao felsefesindeki asırlık geleneklere dayanır. Bu belge kişilerin vücudunun çeşitli bölgelerinin iğneler ile tedavi edilmesinden bahseder.

Uygulama 17.yüzyıl’da gözden düştü ve 1929 yılında da yasadışı edildi. 1949 yılında tekrar saygın hale geldi. Bundan sonra da, klinik araştırmaların akupunkturun etkisini çok fazla desteklememesine rağmen, akupunktur kullanımı Japonya, Avrupa ve Amerika’ya yayıldı.

Teoriye göre, iğneler vücuttaki akışı dengelemek amacıyla vücudun farklı bölgelerindeki noktalara yerleştirilir.

Prosedürün eleştirisine göre, akupunktur plasebo etkisinden dolayı anestezik ve bir aracı gibidir. Fakat akupunkturun vücuttaki bazı noktaları etkileyerek fizyolojik tepkilere sebep olması da söz konusu olabilir.

Akapunktur Tanrısı Yazımıza Buradan Ulaşabilirsiniz

7-MANDROGORA (İNSAN OTU)

Mandrogora aslında bilinçsiz hastalar için kullanılmıştı. Yunan hekim Dioscorides Mandrogora şarabından bahsederken etkisini de yazmıştır. Şarap adamotu adındaki bir bitkiden yapılmış ve cerrahi hastalar için derin uykuya sebep oldu. Dioscorides bu şekildeki uykuyu anestezi olarak tanımladı.

13. yüzyıl İtalya’da Ugo Borgognoni ‘uyutucu sünger’in kullanımı anlattı ; ‘’Bu sünger afyon, zehir suyu ve Mandragora içinde çözünebilir. Bunların içinde nemlendikten sonra kişi bilincini kaybedene kadar çalışmaya devam eder.’’

6- BORU ÇİÇEĞİ

Zehirli bitkiden türemiş olmasına rağmen, çok iyi bilinen bir ağrı kesici ve uyku sağlayıcıdır. Dioscorides, Theophrastus, Celsus ve Pliny Elder tarafından tıp ile ilgili metinlerde bundan bahsedilmiştir.

İlacın birtakım yan etkileri vardır. Şarap ile birlikte alındığında halisünasyonlara sebep olabilir ya da iki doz alımında üç gün boyunca deliliğe sebep olabilir. En büyük etkisi ise kalıcı delilik ya da ölüm olabilir.

Bu bitki, cerrahi işlem sonrasında hastanın ağrısını gidermek için kullanılmış olsa da, yanlış kullanım da ölümle sonuçlandı. Bundan dolayı bu bitkinin diğer adı ‘Şeytan Elma’ dır.

Fesleğen’in Mitolojideki Yeri ve Sırları Yazımıza Buradan Ulaşabilirsiniz

İlgili Yazılar

5- ETİLEN

Delphi kehanetine göre Apollo’nun rahibesi Güneş Tanrısı tapınağı altından geçen gazlarla ilgili bazı kehanetlerde bulundu. Bu gazlar etilen içerebilir ve bu madde de anestezik bir etkiye neden olabilir.

1930 yılında etilen yeni tür bir anestezi olarak görülüyordu. Fakat cerrahi işlem sonrası bulantı, kusma, ani ölüm gibi sonuçlara yol açmıştır.

800 ameliyat sırasında etilen kullanan bir cerraha göre, etilen hastayı üç-sekiz dakika arasında bilinçdışı eder… Genellikle uyarılma veya boğulma hissi. Hasta anestezi maskesi uzaklaştırıldığında etkisinden kurtulur.

Etilen’in kullanımının faydaları da vardır. Etilen; ‘sinir sistemi veya vücut hücreleri üzerinde daha az toksit’ olarak değerlendirildiğinden beklenmedik bir şekilde baş ağrısına da sebep olabilir. Hastanın kan basıncını etkileyen, akciğerleri tahriş edici veya aşırı kanamaya sebep olacak bir şeye yol açmadı.  Etilen ayrıca daha az asit üretti ve nadiren gaz ağrısına sebep oldu.

Fakat etilen bazı olumsuzluklara da sebep oldu. Ufak etkisi kısa süreli bir etkiye sahip olmasıydı. Daha ciddi olarak ise özellikle X-ışını bulunan oda da tahrip edici ya da patlayıcı etkisi vardı.

Etilen başka tür operasyonlar için de kullanabilir. Hiç şüphe yok ki, Apollo’nun rahibesi buharla beraber uygulanan bu anestezinin etkisi konusunda hemfikir olurdu.

4- KENEVİR

M.Ö 2900 yılında, Çin Hükümdarı Fu, ağrı kesici olarak bilinen keneviri inceledi.  Ağrıları hafifletmek için kullanılan bu bitkinin kullanımı Çin’den dünyanın diğer yerlerine de yayıldı.

Yaklaşık M.Ö 1000 yılında Kızılderililer Bhang olarak bilinen ağrı kesiciyi yapmak için süt ve keneviri karıştırdılar. Daha sonra bu bitki, kulak ağrısı, şişme ve iltihap gibi ağrıların hafifletilmesi içinde kullanılmıştır.

M.S 200 yılında, Çinli doktor HuaTo şarap ile keneviri karıştırarak ağrısız karın, bel ve göğüs ameliyatları yapmak için bir anestezi hazırladı. 800 yılında Arap doktorlar baş ağrısını dindirmek için de bu bitkiyi kullanmıştır.

Bitkiler Olmadan Yaşamak İmkansız Yazımız İlginizi Çekebilir

3- CORYDALİS BİTKİSİ

Antik Çin’de bu bitki sirke ile pişirilip baş ve sırt da oluşan ağrıları dindirmek için kullanılırdı. Haşhaş ailesinin bir üyesi olan Corydalis bitkisi çoğunlukla Orta Çin de yetişir.

Modern bilim insanlarına göre, bu bitki doğal bir ağrı kesicidir ve dehydrocorybulbine ( DHCB) içerir. ‘’Bu ilaç binlerce yıl öncesine gider ve hala da vardır.’’  der farmakolog Olivier Civelli.

Eski Çin doktorlar bu bitkinin acıya iyi geldiğine inanıyorlardı. Son yapılan araştırmalara göre DHCB morfine benzer bir etki gösterir. Ayrıca, morfinin aksine bağımlılık yapmaz.

Bu bitki yüzyıllar boyunca hastalıklara yeni tedavi metodları bulmak için kullanıldı. Bilim insanları Corydalis bitkisinin kökünden oluşan DHCB’nin gelecekte çeşitli hastalıklarla mücadele edebileceğini düşünürler.

Ölümsüzlük İksiri Yazımızı Mutlaka Okumalısınız

2- ŞAHDAMARI SIKIŞMASI

Hastaların ağrılarının dindirilmesinin bir yolu da hastanın bilinçdışı kalmasını sağlamaktır. Eski doktorlar kalpten beyne kan akımını azaltmak için hastanın boyunlarındaki karotis arterleri sıktılar.

Aristoteles bilinç kaybına neden olan bu sıkışmanın etkisini anlattı : ‘’Bu damarlara dışarıdan basınç uygulandığında kişi bilinçsiz hale gelir ve yere düşer.’

Eski insanlara göre bilinçsizlik derin bir uykuya dalma olarak değerlendirilebilir. Rufus Efes, boyun arterleri’nin uyku ve uyuşukluğa sebep olduğunu iddia eder.

Atina’da bulunan Parthenon’un güney tarafında yer alan bir heykel, Lapith savaşçısının solkarotis artere baskı yapan yarı insan biçimindeki bir canlıyı temsil eder. Bu aynı zamanda Yunan halkının kişileri bilinçsiz hale getirmenin tekniğini bildiklerini gösterir. Bu yöntem aynı zamanda tıpta da kullanıldı.

1-SÖĞÜT KABUĞU

Yüzyıllar boyunca söğüt kabuğu ağrıları azaltmak için kullanıldı. Beyaz söğüt kabuğu Nil’de bulunan ırmak kenarlarında yetişti.

Eber Papyrus bu kabuğun bir ağrısı kesici olduğunu söylemiş ve M.Ö 1500 yılından kalma tıbbi eserlerin derlemesini yapmıştır. Antik Yunan ve Antik Çin de bu kabuğu bu amaç için kullandı. Bu bitkiyle beraber Dioscorides’in iltihabı azaltmaktaki gücü kayboldu.

Modern araştırmalar da söğüt kabuğunun aspirine benzer bir kimyasal içerdiğinden dolayı ağrı kesici gibi etkili olduğunu ortaya koydu. Çalışmalar bununla birlikte, daha az miktarlarda bile kabuğun ağrı kesiciden daha etkili olduğunu gösterir. Etkililiği sayesinde, baş ağrısı ve sırt ağrısı için kullanılıp ağrıyı hafifletir.

Eskiçağ’da Tıp Uygulamaları Yazı Serimize Buradan Ulaşabilirsiniz

Dergimizde Yayımlanan Tüm Listelere Buradan Ulaşabilirsiniz

Çeviri: Cansu Kaplan


Kaynak Listverse

Get real time updates directly on you device, subscribe now.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More