Ayasofya’dan Kutsal Kabir Kilisesi’ne uzanan rotada Büyük Konstantin’in izinden gidiyoruz.
Üçüncü yüzyılın sonlarında, günümüzde Sırbistan sınırları içinde doğan İmparator I. Konstantin, tarihe “Büyük Konstantin” olarak geçti ve Antik Roma’nın en ünlü hükümdarlarından biri oldu. Daha çok Hristiyanlığı benimseyen ilk Roma İmparatoru olarak tanınsa da, Konstantin aynı zamanda üretken bir inşaatçıdır. Bu nedenle onun ayak izinden gitmenin Antik Roma’nın en etkileyici yapılarından bazılarını keşfetmek anlamına gelir.
Almanya’nın Trier kentindeki evinden Roma’nın kalbine, oradan Türkiye’ye ve ötesine uzanan bir yolculuk yapıldığında Konstantin’in eser olarak geride bıraktığı her tuğlada, hamamda ve mozaikte izlerine rastlanmaktadır.
Bu ikonik liderin izinden gitmenize yardımcı olabilir ve onun yaşamıyla bağlantılı mekânları ziyaret ederek mükemmel bir “Büyük Konstantin Turu” planlamanıza katkı sağlayabiliriz. Sizlere önemli duraklar ve gözden kaçabilecek gizli mücevherlerle dolu harika bir liste hazırladık; böylece Büyük Konstantin’in izini sürerken hiçbir detayı kaçırmazsınız.
Büyük Konstantin ile bağlantılı en ilginç yerler hangileridir?
1- Sirmium İmparatorluk Sarayı
M.S. üçüncü yüzyılın sonları ya da dördüncü yüzyılın başlarında inşa edilen Sirmium İmparatorluk Sarayı kompleksi, Sırbistan’da yer alan Roma İmparatorluk sarayının kalıntılarını içermektedir. Bu saray, birkaç Roma İmparatoru’na, özellikle de I. Konstantin’e ev sahipliği yapmıştır. Gerçekten de Büyük Konstantin, zamanının büyük çoğunu burada geçirmiştir. Bu sarayda on beşinci jübilesini kutlamış ve oğlu Constantius II’nin doğumu yine burada gerçekleşmiştir. Önemli Sirmium İmparatorluk Sarayı kompleksi, Sırbistan’daki en önemli Roma alanlarından biri olup, bu bölgenin Orta ve Geç Roma İmparatorluğu’ndaki merkezi rolünü gözler önüne sermektedir.
2- Konstantin Kemeri
Roma’da Kolezyum’un yanında gururla duran Konstantin Kemeri, Roma İmparatoru I. Konstantin tarafından 315 yılında inşa edilmiştir. Bu zafer takı, Konstantin’in 312 yılında Milvian Köprüsü Savaşı’ndaki zaferini anmak için dikilmiştir. Bu anıt, bugün bile okunabilen bir yazıt içerir ve imparatora adanmıştır.
3- Konstantin Bazilikası – Trier
Almanya’nın Trier şehrindeki Konstantin Bazilikası bu şehrin öne çıkan Antik Roma tarihinin bir kalıntısıdır ve özellikle Büyük Konstantin için özel bir öneme sahiptir. Trier, o zamanlar Augusta Treverorum, Roma’nın Batı İmparatorluğu’nun başkenti ve İmparator’un evi idi. İmparator tarafından 306 yılından itibaren, bazilikada halkla görüşüp onları kabul ederdi. Beşinci yüzyılda, Konstantin Bazilikası, işgalci Cermen güçleri tarafından tahrip edilmişti. Bunun nedeni, bazilikanın on yedinci yüzyılda bir saraya entegre edilmesinden ve sonra askeri kışla olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. 1944’te Konstantin Bazilikası yeniden restorasyona girmiş ve şu anda bir kilise olarak kullanılmaktadır.
4- Laterno’daki San Giovanni
Dördüncü yüzyılın başlarında, Roma İmparatoru Büyük Konstantin, bugün birçok kişi tarafından “dünyanın katedrali” olarak bilinen Laterano’da ki San Giovanni kurdu. Burası, Roma katedrali olup Papalık’nın merkezi olan bir yer. San Giovanni, İncil yazarı John (Yuhanna) ve Vaftizci John (Vaftizci Yahya) adına adanmış ve 324 yılında kutsanmıştır. Mevcut yapı büyük ölçüde on altıncı yüzyılın sonlarına aittir, avlular ise on üçüncü yüzyıldan kalmadır ve cephesi on sekizinci yüzyılda inşa edilmiştir. Gerçekten de, San Giovanni , yüzyıllar boyunca birkaç kez yeniden inşa edilmiştir, bunlardan biri, Innocent X Papalığı sırasında yapılan ve birçok orijinal freskin görünürlüğünü engelleyen tartışmalı bir yenileme çalışmasıdır.
5- Maxentius ve Konstantin Bazilikası
Maxentius ve Konstantin Bazilikası, Roma Forumu’ndaki en büyük yapıdır ve çatısının bir kısmı ile üç devasa kemeri ve tonozu korunmuştur. Maxentius’in hükümdarlığı sırasında 308 yılında inşasına başlanan Bazilika, Konstantin tarafından yaklaşık 312-313 yıllarında tamamlanmıştır. Geniş tonozlarının desteklenmeden ayakta durması, bu yapıyı Roma mühendisliğinin bir zaferi olarak kabul edilir. Adındaki dini çağrışımlara rağmen, Maxentius ve Konstantin Bazilikası’nın diğer Roma bazilikaları gibi, bir toplantı evi ve idari ya da yargı merkezi olarak kullanıldığı düşünülmektedir.
6-Trier İmparatorluk Hamamları
Trier İmparatorluk Hamamları, Almanca’da Kaiserthermen olarak bilinir. Mükemmel şekilde korunmuş bir Roma halk hamamı kompleksinin kalıntılarıdır. M.S. dördüncü yüzyılda inşa edilen bu hamamlar, Konstantin’in o dönemde Roma şehri olan Augusta Treverorum’daki büyük kentsel gelişim çalışmalarının bir parçasıydı. Roma dışındaki en büyük Roma hamamları olarak kabul edilen Trier İmparatorluk Hamamları kalıntıları, şehir merkezine yakın bir konumda yer alır ve birçok duvarı hala ayakta durmakta, ayrıca yer altı tünellerini keşfetme seçeneğini sunmaktadır.
7- Doğuş Kilisesi
Doğuş Kilisesi, Beytüllahim’de bulunan ve dünyanın en eski Hristiyan kiliselerinden biri olarak kabul edilen bir yapıdır. İsa Mesih’in burada doğduğuna inanılmaktadır. Bu alandaki ilk kilisenin, Roma İmparatoru I. Konstantin ve annesi Helena tarafından 326 yılında inşa edildiği düşünülmektedir. Bu ilk kilisenin bazı zemin kısımları günümüze kadar ulaşmış olsa da, mevcut Doğuş Kilisesi yapısı 530 yılında, İmparator I. Justinianus tarafından inşa edilmiştir. Hristiyanlar, İsa’nın doğduğuna inanılan yeri işaret eden gümüş yıldızı görmek için Doğuş Kilisesi’ni ziyaret etmektedirler.
8- Kutsal Mezar Kilisesi
M.S. 325/6 yıllarında Roma İmparatoru I. Konstantin tarafından inşa edilen Kutsal Mezar Kilisesi, birçok Hristiyan’ın İsa’nın çarmıha gerildiği ve sonra dirildiği düşünülen Golgotha veya Kafatası Tepesi’nde yer almaktadır. Adını, İsa’nın gömüldüğüne inanılan bu mezardan alır. İmparator Konstantin’in annesi Helena, Kudüs’e giderek bu mekanı tanımlamıştır. Kutsal Mezar Kilisesi’nin inşasından önce, üzerinde bulunduğu arazi, İmparator Hadrian tarafından inşa edilen ve Afrodite’e adanmış bir tapınaktı.
9- Janus Kemeri
Janus kemeri, Roma’da dört yüzü olan tek zafer takı olma özelliğiyle dikkat çeken antik Roma anıtıdır ve bu tasarım özelliği “Quadrifrons” olarak bilinir. M.S. 4. yüzyılın başlarında inşa edilen Janus Takı, bir zamanlar Roma’nın sığır pazarının bulunduğu Forum Boarium’un kenarında yer alıyordu. Bu tak hakkında çok az şey bilinmektedir ve ismine rağmen, Janus Takı’nın muhtemelen Roma İmparatoru Konstantin’in onuruna inşa edilmiş olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, genellikle Arcus Constantini (Konstantin Takı) olarak da bilinir. Konstantin, iç savaşlardaki zaferinin ardından Hristiyanlığa geçiş yapmış olduğundan, böyle bir zafer takının Konstantin tarafından bir pagan tanrısına adanmış olup olamayacağı üzerine çok tartışma vardır ve bu da bu anıtın etrafındaki gizemi daha da artırmaktadır.
10- Ayasofya (Hagia Sophia)
İlk olarak Büyük Konstantin tarafından kurulan Hagia Sophia, ölümünden sonra tamamlanmıştır. Orijinal yapının çok az bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Bugün, İstanbul’daki dünya çapında ünlü caminin bulunduğu bu yapı, aynı zamanda bir müze olarak hizmet vermektedir.
Çeviri: Bülent Pekardan








