Fidel Castro: Bir Devrimcinin Hayatı
Fidel Castro (13 Ağustos 1926–25 Kasım 2016), 1959 yılında Küba'da iktidara geçti ve yaklaşık elli yıl boyunca ülkeyi yönetti. Batı Yarımküre'deki tek komünist lider olarak Castro, uzun süre uluslararası tartışmaların odağında yer aldı.
Fidel Castro (13 Ağustos 1926–25 Kasım 2016), 1959 yılında Küba’da iktidara geçti ve yaklaşık elli yıl boyunca ülkeyi yönetti. Batı Yarımküre’deki tek komünist lider olarak Castro, uzun süre uluslararası tartışmaların odağında yer aldı.
Fidel Castro – Hızlı Bilgiler
Tanındığı Alan: Küba Devlet Başkanı (1959–2008)
Doğum: 13 Ağustos 1926, Oriente Eyaleti, Küba
Ölüm: 25 Kasım 2016, Havana, Küba
Ailesi:
Babası: Ángel María Bautista Castro y Argiz
Annesi: Lina Ruz González
Eğitim;
Colegio de Dolores (Santiago de Cuba)
Colegio de Belén
Havana Üniversitesi (Hukuk)
Evlilikler ve İlişkiler
Mirta Díaz-Balart (1948–1955)
Dalia Soto del Valle (1980–2016)
Partnerleri:
Naty Revuelta (1955–1956)
Celia Sánchez
Çocukları:
Mirta Díaz-Balart ile:
Fidel Castro Díaz-Balart (Fidelito, 1949–2018)
Dalia Soto del Valle ile:
Alexis, Alexander, Alejandro, Antonio, Ángel (5 oğul)
Naty Revuelta ile:
Alina Fernández (1 kız)
Ailesi, çocukluk ve gençlik yılları,
Fidel Castro, Fidel Alejandro Castro Ruz adıyla 13 Ağustos 1926’da (bazı kaynaklara göre 1927’de), o dönemde Oriente Eyaleti olarak bilinen Küba’nın güneydoğusunda, babasının Birán yakınlarındaki çiftliğin de doğdu. Castro’nun babası Ángel María Bautista Castro y Argiz, İspanya’dan Küba’ya İspanyol-Amerikan Savaşı’na katılmak için gelmiş ve savaşın ardından ülkede kalmıştı. Ángel Castro, şeker kamışı çiftçisi olarak büyük bir başarı elde etti ve sonunda 26.000 dönümlük araziye sahip oldu.
Fidel, Ángel Castro’nun evinde hizmetçi ve aşçı olarak çalışan Lina Ruz González’den doğan yedi çocuğun üçüncüsüydü. Bu dönemde Ángel Castro, Maria Luisa Argota ile evliydi; ancak bu evlilik zaman içinde sonlandı. Daha sonra Ángel, Lina ile evlendi. Fidel’in öz kardeşleri Ramon, Raúl, Angela, Juanita, Emma ve Agustina idi.
Fidel, çocukluk yıllarını babasının çiftliğinde geçirdi. Altı yaşındayken Santiago de Cuba’daki Colegio de Dolores adlı okula başladı; daha sonra Havana’daki seçkin bir Cizvit lisesi olan Colegio de Belén’e geçiş yaptı.

Bir Devrimciye Dönüşüm,
1945 yılında Fidel Castro, Havana Üniversitesi’nde hukuk eğitimi almaya başladı. Burada hitabet yeteneğiyle öne çıktı ve kısa sürede aktif biçimde siyasetin içine girdi.
1947’de Castro, Karayip ülkelerinden gelen siyasi sürgünlerin oluşturduğu ve Karayipler’i diktatörlükle yönetilen rejimlerden kurtarmayı amaçlayan Karayip Lejyonu’na katıldı. Castro’nun katıldığı dönemde Lejyon, Dominik Cumhuriyeti’nin lideri Generalissimo Rafael Trujillo’yu devirmeyi planlıyordu; ancak bu plan, uluslararası baskılar nedeniyle daha sonra iptal edildi.
1948’de Castro, Pan-Amerikan Birliği Konferansını sabote etme amacıyla Kolombiya’nın Bogotá kentine gitti. Ancak bu sırada, siyasetçi Jorge Eliécer Gaitán’ın suikasta uğraması üzerine ülke çapında büyük ayaklanmalar patlak verdi. Castro bir tüfek ele geçirerek isyancılara katıldı. Kalabalıklara ABD karşıtı bildiriler dağıtırken, halk ayaklanmalarını doğrudan deneyimleme fırsatı buldu.
Küba’ya döndükten sonra Castro, Ekim 1948’de üniversiteden arkadaşı Mirta Díaz-Balart ile evlendi. Bu evlilikten Fidel Castro Díaz-Balart (Fidelito olarak bilinir, 1949–2018) adlı bir çocukları oldu.

Castro ve Batista Karşı Karşıya,
1950 yılında Castro, hukuk fakültesinden mezun oldu ve avukatlık yapmaya başladı. Siyasete olan güçlü ilgisini sürdüren Castro, Haziran 1952 seçimlerinde Küba Temsilciler Meclisi’ne aday oldu. Ancak seçimler yapılmadan önce, General Fulgencio Batista liderliğinde gerçekleştirilen bir darbe ile Küba hükümeti devrildi ve seçimler iptal edildi.
Batista yönetiminin ilk gününden itibaren Castro, ona karşı mücadele verdi. İlk olarak Batista’yı görevden uzaklaştırmak için hukuki yolları denedi ve mahkemelere başvurdu. Ancak bu girişimler başarısız olunca, Castro yeraltında faaliyet gösteren bir isyancı grubu örgütlemeye başladı.
Castro’nun Moncada Kışlası’na Saldırısı,
26 Temmuz 1953 sabahı Castro, kardeşi Raúl ve yaklaşık 160 silahlı kişiden oluşan bir grupla, Küba’nın ikinci büyük askerî üssü olan Santiago de Cuba’daki Moncada Kışlasına saldırdı. Üste yüzlerce eğitimli askerle karşılaşılması nedeniyle saldırının başarılı olma ihtimali oldukça düşüktü. Castro’nun isyancılarından altmışı öldürüldü; Castro ve Raúl yakalanarak tutuklandı ve ardından yargılandılar.
Yargılaması sırasında yaptığı ve “Beni mahkûm edin. Bunun hiçbir önemi yok. Tarih beni aklayacaktır” sözleriyle biten konuşmanın ardından Castro, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak iki yıl sonra, Mayıs 1955’te, serbest bırakıldı.

26 Temmuz Hareketi,
Serbest bırakılmasının ardından Castro, Meksika’ya gitti ve burada bir yıl boyunca **“26 Temmuz Hareketi”**ni (adı, Moncada Kışlası’na yapılan başarısız saldırının tarihinden gelmektedir) örgütledi. Bu dönemde, Batista’ya karşı mücadele eden Kübalı bir devrimci olan Naty Revuelta ile ilişki yaşadı. Bu ilişki uzun sürmemiş olsa da, Naty ile Fidel’in Alina Fernández adlı bir kızları oldu. Bu ilişki aynı zamanda Fidel’in ilk evliliğinin de sonu oldu; Mirta ile Fidel 1955 yılında boşandılar.
2 Aralık 1956’da Castro ve 26 Temmuz Hareketi’ne bağlı isyancılar, Küba topraklarına çıkarak bir devrim başlatmayı hedeflediler. Ancak Batista’nın güçlü savunma kuvvetleriyle karşılaştılar ve Hareket’e katılanların neredeyse tamamı öldürüldü. Yalnızca Castro, Raúl ve Che Guevara dâhil olmak üzere çok az sayıda kişi kaçmayı başardı.
Sonraki iki yıl boyunca Castro, gerilla savaşını sürdürdü ve çok sayıda gönüllünün desteğini kazanmayı başardı. Gerilla savaşı taktiklerini kullanan Castro ve yandaşları, Batista’nın güçlerine saldırarak kasaba kasaba ilerledi. Batista, kısa sürede halk desteğini büyük ölçüde kaybetti ve art arda yenilgiler aldı. 1 Ocak 1959’da Batista Küba’dan kaçtı.
Castro Küba’nın Lideri Oluyor,
Ocak ayında Manuel Urrutia, yeni kurulan hükümetin başkanı olarak seçildi ve Castro, ordunun başına getirildi. Ancak Temmuz 1959’a gelindiğinde, Castro fiilen Küba’nın liderliğini ele geçirmişti ve sonraki yaklaşık elli yıl boyunca bu konumunu korudu.
1959 ve 1960 yılları boyunca Castro, Küba’da köklü ve radikal değişiklikler gerçekleştirdi. Sanayi kuruluşlarını millîleştirdi, tarımı kolektifleştirdi ve Amerikalılara ait işletme ve çiftliklere el koydu. Bu iki yıl içinde Castro, Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkileri bozuldu ve Sovyetler Birliği ile güçlü bağlar kurdu. Böylece Küba’yı komünist bir ülkeye dönüştürdü.
Amerika Birleşik Devletleri, Castro’nun iktidardan uzaklaştırılmasını istiyordu. Onu devirmeye yönelik girişimlerden biri, Nisan 1961’de ABD’nin desteklediği ve başarısızlıkla sonuçlanan Kübalı sürgünlerin çıkarmasıydı (Domuzlar Körfezi Çıkarması). Yıllar boyunca ABD’nin Castro’ya yönelik yüzlerce suikast girişiminde bulunduğu iddia edildi; ancak bunların hiçbiri başarıya ulaşmadı.
1950’li yıllarda, Kübalı devrimci Celia Sánchez Manduley (1920–1980) ile bir ilişki yaşamaya başladı ve bu ilişki Sánchez’in ölümüne kadar sürdü. 1961’de Kübalı öğretmen Dalia Soto del Valle ile tanıştı. Castro ile Dalia’nın beş çocuğu oldu (Alexis, Alexander, Alejandro, Antonio ve Ángel) ve çift, Sánchez’in ölümünden sonra 1980 yılında evlendi. Castro’nun başkanlığı süresince, Raúl Castro’nun eşi ve aynı zamanda bir devrimci olan Vilma Espín de Castro, fiilen First Lady görevini üstlendi.
Küba Füze Krizi,
1962 yılında Küba, ABD’nin Sovyet nükleer füzelerinin inşa edildiği tesisleri keşfetmesiyle dünya gündeminin merkezine yerleşti. ABD ile Sovyetler Birliği arasında yaşanan ve Küba Füze Krizi olarak bilinen bu gerilim, dünyayı tarihte nükleer savaşa en çok yaklaştıran anlardan biri oldu.
Uzun İktidar Yılları,
Sonraki kırk yıl boyunca Castro, Küba’yı tek başına yönetti. Bazı Kübalılar, Castro’nun eğitim ve toprak reformlarından fayda sağlarken; Yüz binlerce Kübalı, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşamak üzere ülkeyi terk etti.
Sovyet yardımı ve ticaretine büyük ölçüde bağımlı olan Castro, 1991’de Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra kendisini bir anda yalnız buldu; pek çok kişi Castro’nun da kısa sürede iktidardan düşeceğini düşündü. Ancak 1990’lar boyunca ABD’nin Küba’ya uyguladığı ambargo devam edip ülke ekonomisine ciddi zararlar vermesine rağmen, Castro iktidarda kalmayı başardı.

Emeklilik (Görevden Çekilme),
Temmuz 2006’da Castro, mide-bağırsak ameliyatı geçireceği için yetkilerini geçici olarak kardeşi Raúl Castro’ya devrettiğini açıkladı. Ameliyat sonrası ortaya çıkan komplikasyonlar enfeksiyonlara yol açtı ve Castro birkaç ek ameliyat geçirmek zorunda kaldı. Takip eden on yıl boyunca basında sık sık ölümüne dair söylentiler çıktı; ancak bunların tamamı 2016’ya kadar asılsız olduğu kanıtlandı.
Sağlık sorunları devam eden Castro, 19 Şubat 2008’de, Küba Devlet Başkanlığı için bir dönem daha aday olmayacağını ve görevi kabul etmeyeceğini açıkladı; böylece fiilen liderlikten çekildi. Yetkinin Raúl Castro’ya devredildi
2014 yılında ABD Başkanı Barack Obama, diplomatik ilişkileri normalleştirmek ve tutuklu değişimi yapmak amacıyla yetkilerini kullandı. Ancak Obama’nın Küba ziyaretinin ardından Castro, Küba’nın ABD’den hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını savundu.
Ölüm ve Miras,
Fidel Castro, Eisenhower’dan Obama’ya kadar uzanan 10 ABD başkanlığı dönemi boyunca iktidarda kaldı. Latin Amerika’da Venezuela lideri Hugo Chávez gibi siyasetçilerle ve Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez gibi edebiyatçılarla yakın ilişkiler kurdu. Márquez’in “Başkan Babamızın Sonbaharı” adlı romanı, kısmen Fidel Castro’dan esinlenmiştir.
Castro, son kamuoyu önüne çıkışını Nisan 2016’da, Küba Komünist Partisi Kongresi’nde yaptı. 25 Kasım 2016’da, Havana’da, ölüm nedeni açıklanmadan hayatını kaybetti.
Çeviri: Bülent Pekardan