Nereye Dergisi
Arkeoloji, Tarih, Gezi, Seyahat ve Yaşam Kültürü Dergisi

Antik Çağ Efsanesi: Saba Ülkesi, Belkıs ve Sultan Süleyman

Belkıs’ın da yarı insan yarı cin olduğu ayaklarının ters, toynak şeklinde ve tüylü olduğu söylenir. Kral Süleyman (İslami kaynaklara göre Sultan Süleyman) Belkıs’ın ününü ve bilgeliğini duyar.

3 23.094

Sheba (saba) ülkesi Kızıl Deniz’in doğu ucunda güney batı Arabistan yarımadasında bugünkü Yemen bölgesini kapsayan bir hükümdarlıktı. Bazı tarihçiler, Etiyopya’nın da bu ülkenin bir parçası olduğunu iddia etmektedir. Saba medeniyeti yaklaşık MÖ 950-MS 250 tarihleri arasında hüküm sürmüştür.

Sheba (Saba) ülkesi hakkında en eski kaynaklar Asur Kralı 2. Sargon tarafından oluşturulan kraliyet yıllıklarıdır. Bunlar dışındaki bilgiler çelişkilidir. Bölgedeki sorunlar nedeniyle yeterli kazılar yapılamamış ve yeterli bilgilere sahip olunamamıştır. Karib Will Watar (MÖ 7. / 6. yüzyıl) tarafından kurulduğu, ilk kralların Makron hanedanlığından olduğu söylenir.

Coğrafyacı ve gökbilimci Ptolemy buraya mutlu insan ülkesi demiştir. Araplar “yeşil” adını takmıştır. Halkın kökenleri belli değildir. Başkentlerinin Mağrip olduğu bilinmektedir.

Kentler, mabetler, yollar ve antik tarihin en büyük ve en önemli barajı olan Mağrip barajını kurmuşlardır. Kaynaklara göre Mağrip barajı yapımı MÖ 800 de başlamış ve 300 yıl sürmüştür.

Kontrollü sulamalı tarım yapılmıştır. Bu barajdan tarım alanlarına çöl sıcaklığında buharlaşma olmadan nasıl sistemle su sağlandığı bir sırdır.

Komşuları ile genellikle barış içinde yaşamıştır. Ticaret en önemli gelir kaynakları olmuştur.

Ana ihraç maddeleri egzotik baharatlar, aromatik reçineler, merhemler ve tuhaf kokulu tütsülerdir. Yaklaşık 1931 km uzunluğunda (o günlerde bu yol 65 gün sürmektedir.)  Spice Route (Tütsü rotası) olarak bilinen yolu ellerinde tutmuşlardır. Babil, Memphis, Gazze limanı hatta Hindistan’ın Qani limanlarına sevkiyat yapmışlardır.

Saba kalıntıları Fotograf: Feras Alsindi 30 temmuz 2007

Saba ülkesinden satın alınan bu tütsüler birçok ülkenin mabetlerinde tanrıya armağan olarak kullanılırdı. Gözler sürmek için ihraç ettikleri boyalar özellikle Mısır için çok önemli olmuştur. Bu boyalar sadece güzelleşmek için değil sinekleri kaçırmak ve gözleri güneşe karşı korumak için kullanılmıştır.

Halkın dini Mezopotamya dinlerine benzemektedir. Saba halkı güneş, ay ve yıldızlara tapıyordu. Saba bir astrolojik bilgelik merkeziydi. Kral ve kraliçe baş astronomdu.

Saba’nın ulusal tanrısı İlmukah’dır. (Babil ve Asur ‘da Sin Ay Tanrısı) ve Saba yurttaşları kendilerini İlmukah çocukları olarak adlandırırdı. MS. 4 yüzyıldan itibaren tek tanrılı din protipi “Rahman” kültünü kabul etmişlerdir.

Anaerkil bir toplumsal yapıya sahiptiler. Kadın evin reisiydi ve birkaç erkek ile evlenebilirdi. İstediğinde ise kocalarını boşayabilirdi.

Sheba ( Saba) hükümdarlığına damgasını vuran ve adı ile özdeşleşen Saba Melikesi Belkıs olmuştur. MÖ 10. yüzyılda yaşadığı söylenen Belkıs hakkında net bilgiler yoktur.  Elde olan bilgilerde gerçekler efsanelerle karışmıştır. Arkeologların araştırmalarına göre edilen bilgilerden güzelliği, gücü, adaleti ve zekâsı ile bilinen Belkıs’ın Kral Süleyman ( Sultan Süleyman) ile aynı dönemlerde yaşadığını göstermektedir. Yine söylencelere göre babasının bir cin ile evlendiği söylenilir. Annesi olan bu cinin isminin “Reyhane” olduğu söylenir.

İlgili Yazılar

Belkıs’ın da yarı insan yarı cin olduğu ayaklarının ters, toynak şeklinde ve tüylü olduğu söylenir. Kral Süleyman (İslami kaynaklara göre Sultan Süleyman) Belkıs’ın ününü ve bilgeliğini duyar. Kudüs’e çağırır. Belkıs’ta Sultan Süleyman’ın ününü duymuştur. Baharat, değerli taşlarla ve altınlarla (Eski Ahit’e göre 40 ton altın) ziyarete gelir. Sultan Süleyman’ın amacı yıldızlara tapan Belkıs’ı tek tanrılı dine döndürmektir. Sultan Süleyman sarayın havuzlarının birinin üzerini camla kaplatır Belkıs içeri girdiğinde ışıltılar içinde yerlerin su olduğunu düşünerek eteklerini toplar. Sultan Süleyman onun ayaklarının normal insan olduğunu görür.

Pek çok rivayete göre Sultan Süleyman ile evlendiği söylenir. Bu ilişkinin öncelikle ticari olduğu kesindir. Süleyman tapınağına maddi destek sağladığı söylenir.

Diğer bir rivayete göre ise Belkıs’ın Süleyman tapınağının yapımından çok etkilenmiş, bu tapınağı yapan usta ile tanışmak istemiş. Tapınağın mimarı Adonhiram ustadan ve işçilerle kurduğu iletişim sistemine hayran olmuştur. Adonhıram’a âşık olduğu söylenir ve hatta onunla gizli ilişki kurduğu söylenmektedir.

Bilinen Belkıs’ın bir süre sonra ülkesine geri döndüğü ve hamile olduğudur. Ülkesinde çocuğu doğurduğunu ve çocuğa Menelik ismini verdiğidir. Menelik daha sonra ilk Habeş kralı olmuştur.

Süleyman ve Belkıs aşkı destan olmuş, doğu ve batı sanatını etkilemiştir.

Saba hükümdarlığının çöküşü Mağrip barajının yıkılış tarihi olan MS 542 olduğu tahmin edilmektedir. Kuran-ı Kerim’de cezalandırma olarak adlandırılan barajın yıkılması Arim seline yol açmış ve bütün ekili alanların tahribatına neden olmuştur. Arim selinden sonra hızlı bir çölleşme başlamıştır.

Çölleşen topraklardan sonra halk toprakları terk etmiş büyük bir kısmı Etiyopya ya göçmüştür. Alman arkeolog Werner keller bu seli doğrulamaktadır. Saba ülkesi bu felaketten sonra tarihin derinliklerine gömülmüştür.

Mağrip baraj kalıntıları

Not: Bugün Mağrip barajı bir Türk firması tarafından yeniden yapılmıştır.

Yazı: Bülent Pekardan

Yararlanılan kaynaklar:

THE QUEEN OF SHEBA, David Ben-Abraham

Britannica/biography/Queen-of-Sheba

thoughtco.com/who-was-the-queen-of-sheba-3528524


Get real time updates directly on you device, subscribe now.

3 Yorumlar
  1. Erol diyor

    Süper aradigin yazi tezimde kullanabilirmiyim telif hakkı var mi ?

    1. Editör diyor

      Sitemizi dipnotlu kaynakça göstermeniz yeterlidir.

  2. Tahsin Deniz Arpacı diyor

    Güzel bir yazı olmuş, elinize kaleminize sağlık…***

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More