Damak Kültürü Tarihi – Bölüm 3: Akşam Yemeğinde Ne Var ? Cırcır Böcekli Suşi
Böcekler dünya çapında yüzyıllardır tüketiliyor olsa da, birçok insan hala lezzet olarak ürpertici bir sürüngen fikrine ısınabilmiş değil.
Böcekler dünya çapında yüzyıllardır tüketiliyor olsa da, birçok insan hala lezzet olarak ürpertici bir sürüngen fikrine ısınabilmiş değil.
Ancak bir sonraki akşam yemeği tarifiniz sushinin temel malzemeleri olan çiğ balık, deniz yosunu, wasabi ve pirinç içeriyorsa, muhtemelen yanında derin yağda kızartılmış cırcır böceği veya diğer böcekler de hoşunuza gidebilir.
Dünyada ilk kez, La Trobe Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi tarafından yapılmış olan uluslararası bir çalışma, sık sık suşi tüketen insanların yenilebilir böcekleri gıda tüketimlerine dahil etmeye daha açık olduklarını ortaya koymuştur.
Bu durum özellikle Amerikalı örneklem için geçerliydi; araştırmaya katılanların yüzde 82’si böcek yemeye istekli olduklarını söylerken, bunların yüzde 43’ü düzenli olarak suşi yiyen insanlardı.
La Trobe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Matthew Ruby, suşinin böceklere geçiş gıdası olarak kabul edilebileceğini söyledi.
Dr. Ruby, “Yakın zamana kadar, suşiyi deneme fikrinin de ana akım bir menü öğesi haline gelmesi şöyle dursun, birçok toplumda genellikle tiksintiyle karşılandığını” söyledi.
“Tıpkı suşi yemek gibi, böcek yemeye alışmak da biraz zaman alacak.”
“Görünüşe göre ‘egzotik’ yiyecek yeme fikrine ne kadar açıksanız, bir çekirgeyi, karıncayı ve hatta bir örümceği tatmaya da o kadar istekli olacaksınız.”
Araştırmaya 275’i Amerika Birleşik Devletleri’nden ve 201’i Hindistan’dan olmak üzere 476 katılımcı katılmıştır. Suşi yemek ve böcek tüketmek arasındaki bağlantıya ek olarak, keşfedilen diğer önemli bulgular da şunlardı;
– Amerikalı katılımcıların yüzde 82’si genel olarak böcek yemeyi düşünebileceklerini söylerken, bu oran Hintli katılımcılarda yüzde 34’tü.
– Amerikalı katılımcıların yüzde 80’i bütün böcek içeren gıdaları yemeyi düşünebileceklerini söylerken, bu oran Hintli katılımcılarda yüzde 48’di. – Her iki ülkede de böcek yemeye istekli olan erkeklerin oranı kadınlara göre daha yüksekti ve hem tek başına bir gıda olarak hem de diğer gıdaların içine katılmış böcekleri yemeye istekliydiler- Hintli katılımcıların yaklaşık yüzde 26’sı böcek yemenin, toplumca muhafaza edilen bir değeri ihlal ettiğini düşünmektedir (bunun faydası ne kadar fazla, riski ne kadar düşük olursa olsun böcek yemeyeceklerini kastediyorlar). Buna karşın Amerikalı katılımcıların sadece yüzde 4’ü bu düşünceye sahiptir. Amerikalı katılımcıların yüzde 65’i ayrıca, böceklerin gıda olarak yetiştirilmesinin geleneksel çiftlik hayvanlarının yetiştirilmesine kıyasla daha az kirlilik ve sera gazı ürettiğini kabul ederken, Hintli katılımcıların yüzde 28’i bu inanca sahiptir.
Pennsylvania Üniversitesinde Fahri Psikoloji Profesörü ve araştırma metninin ortak yazarlarından olan Paul Rozin, Hintli katılımcıların yüzde 28’inin ve Amerikalı katılımcıların yüzde 65’inin, en az yüzde 1 böcek unu içeren yiyecekleri denemeye istekli olduğunu belirtti.
Fahri Profesör Rozin, “Böcek unu; kraker, bisküvi ve proteinli gofretler gibi bazı ürünlerde standart tahıl unlarının yerine kullanılabilecek olan protein açısından zengin bir alternatif olabilir” dedi.
“Bütün bir böceği damağınızda çıtırdatma fikri size cazip gelmiyorsa, bu yöntem beslenmenize böcekleri dahil etmenin başka bir yolu olabilir.”
Dünya genelinde 2.000’den fazla yenilebilir böcek türü bulunmaktadır. Zehirli olmayan birçok tür vardır. Bu türler yüksek kaliteli protein ve mikro besin kaynağı olarak kullanılabilir.
Ayrıca, gıda amaçlı böcek yetiştirmek, gıda verimliliği, su kullanımı, gerekli tarım alanı ve sera gazı emisyonları açısından yaygın olarak tüketilen birçok hayvanın yetiştirilmesine kıyasla daha fazla çevresel sürdürülebilirlik sağlamaktadır.
Bu araştırma ‘’Food Quality and Preference ‘’dergisinde yayımlanmıştır.
Çeviri: Ayşe Özge Özdil


