Masonluk Nedir?


Masonluk, tarihsel yolculuğuna devam ederken, yeraltı ve yer üstü kaynaklardan beslenerek güçlenmiş, tarihin dönemeçlerinde şekillenerek özde kendini korumuş ve yeraltı nehirleriyle, dünyayı bir ağ gibi sararak şebekeleşmiş ve tarihin akışına göre yönünü tayin etmiş, aynı zamanda yön vermiş, kökleri ilk çağa kadar dayanan gizemli bir yapılanmadır.

Masonluğun beslendiği kaynakları, Çin’den Ortadoğu’ya, Eski Yunan’dan Şaman rahiplerine, eski Mısır’dan Avrupa’nın şövalye tarikatlarına kadar dünyanın farklı coğrafya ve toplumlarına dayandırmak mümkündür; Mason ritüellerine bakıldığında ise eski öğretilerin tamamının etkileri ayrıştırılabilmektedir. Fakat masonluğun çok uzun yıllar boyunca çalışmalarını büyük bir gizlilik içinde sürdürmesi ve 1390’da Regius el yazmasına kadar hiçbir kayıt tutulmaması nedeniyle, ilk kaynakları hakkında kesin görüşe henüz ulaşılamamıştır.

Masonlar köklerini M.Ö.10. yy. da yapılmış olan Hz. Süleyman Mabedi  işçilerine dayandırsalar da bu işçilerin de  önceden bu işi yaptıklarının ve oraya hep birlikte gittiklerinin bilinmesi, kökenleri daha eskiye taşımaktadır. Mason kelimesini sözcük anlamı itibariyle incelediğimizde şu bilgilere ulaşmaktayız: Bir yapı işinde niteliksiz “düz işçi” olarak çalışan, kazı yapan, taş kırıp yontan, malzeme taşıyan, hatta duvar ören kimselere “Mason” denirdi. Günümüzde kimi Batı dillerinde salt “Mason” karşılığı olan sözcükler ( İngilizce’de “Mason”, Fransızca’da “maçon”, Almanca’da “maurer” ) öncelikle “duvarcı” anlamına gelmektedir. Yapıcılık (inşaatçılık) mesleği ve sanatının inceliklerini bilerek uygulayan, bu bağlamdaki sırları titizlikle koruyan ustalar ile bu ustaların yardımcıları olarak nitelenebilecek kalfalar ve gelecekte birer kalfa olmak üzere yetiştirilen çıraklar ise “özgür Mason” anlamına gelen bir unvan taşırlardı. Bu ünvanın toplumları içinde kendilerine sağladığı birtakım ayrıcalıklardan da yararlanır, yani birer “özgür insan” sayılırdı. Sadece soyluların, askerlerin ve din adamlarının özgür oldukları bir toplumsal düzende bu çok önemli bir ayrıcalıktı. Özgün kaynaklarında Masonlar, Masonluğu şöyle tarif ederler: “Bugünkü Masonluk, Rönesans ve Reform süreçlerini izleyen Aydınlanma Çağı’nda oluşturulmuş; akılcılık, bilimsellik ve insanlığın oluşumundan bu yana ortaya çıkarak, insanlığın gelişimine ve bilgi birikimlerine katkıda bulunmuş bir kültür ve fikir üstyapı kurumudur.”

Masonluğu en geniş şekilde ele aldığımızda, bu yapının gelişim sürecini üç genel aşamada özetleyebiliriz:

Antik Çağ ve Öncesi: Bu dönemi “Masonluğun Eski Kaynakları’nın Dönemi” olarak adlandırabiliriz. Masonluğun genel tarihi bakımından bu dönemde, hem spekülatif nitelikli kaynaklar hem de yapıcılık mesleği ve sanatının tarihsel kökeni yer alır.

-Orta Çağ ve Ertesi: Özellikle “Geleneksel Yapıcılık Mesleği ve Sanatı” nı içeren bu aşamayı “Operatif Masonluk Dönemi” olarak anıyoruz. Bu dönemde, önceleri spekülatif nitelikli kaynaklardan pek az az söz edilebilir.

-18.yüzyıldan Günümüze: Masonluğun bugünkü biçimini kazandığı bu son aşamaya “Spekülatif Masonluk Dönemi” denmektedir.

Yaklaşık olarak 150 yıldan bu yana, Mason tarihçiler geleneksel tarihlerini çeşitli yöntemlerle araştırmaya çalışmaktadır ve 1717 yılında İngiltere Büyük Locası’nın kuruluşundan önceki dönemlere ilişkin, belgelere dayanan gerçek kanıtların gözden geçirilmesiyle meşguldür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

reset password

Back to
log in