Helenistik Cennet Bahçesi: Eski Bir Kralın Yeryüzünde Mükemmel Şehri Kurma Çabası


160 yıl önce, Thomas More, bir kralın gerçek hayatta kendi cennetini kurma çabasını ve kusursuza yakın bir toplumu anlatan Ütopya’yı kaleme almıştır. Peki ya o kral kimdi? III. Eumenes olarak da bilinen, Roma tarafından desteklenen Anadolu’da Pergamon şehrinin yöneticisi, Aristonicus. Kurmak istediği ütopya neydi? Heliopolis. (Yunanca’da, ‘Güneş Şehri’ anlamına gelmektedir.)

Aristonicus(III. Eumenes)’un büstü
Aristonicus(III. Eumenes)’un büstü

Romalılar, siyasi olaylarda başarılar kaydetmiş, milattan önce 2. yüzyılda hüküm sürmüş Attalids’e kadar tarih sahnesinde olmayıp, 3. yüzyıldan itibaren siyasi olaylara karışmaya başlamışlardır. Bu durum 133 yılında, III. Pergamon kralı Attalus vasiyetinde krallığını Romalılar’a bırakıp, öldüğü zaman gerçekleşmişti. Attalus neden böyle bir şey yapmıştı ki? Belki de, Roma’nın önceki müttefikleri ve benzer düşmanlarını yenme de gidişatını fark edip, beklediği durumu engellemek üzere, mümkün olduğuncakrallığı en barışçıl yöntemle devretmeye çalışmıştı. Ya da, rakipleri ve otoriteyi reddetmek isteyen Aristonicus adındaki varisinden nefret etmişti.

Eski Pergamon’un çizimi. Berlin, Pergamon Müzesi’nin kitapçığından alınmıştır. Resim, Alman bir arkeolog tarafından 19. yüzyılda çizilmiştir.
Eski Pergamon’un çizimi. Berlin, Pergamon Müzesi’nin kitapçığından alınmıştır. Resim, Alman bir arkeolog tarafından 19. yüzyılda çizilmiştir.

Her halükarda, Romalılar iç karışıklıkları yüzünden(bir kez daha), Pergamon’daki otoriteyi ele geçirmek için hemen harekete geçmediler. Fakat Aristonicus, hükümdarlık adı olan III. Eumenes, onlar için beklemeyecekti. Milattan önce 132 yılında, İtalyan istilacılara karşı, Anadolu’da çok sayıda şehirle müttefiklik kurarak, bir ayaklanma düzenlemişti. Romalılar, Pergamon halkına vatandaşlık vereceklerini söyleyerek onları kışkırtmaya çalışmışlardı. Evet, kurnaz bir yöntem, ancak Artistonicus bundan da iyisini yapmıştı.

Efes şehri, onlar için büyük bir darbe olan Aristonicus ile uğraştıktan sonra, Aristonicus, insanlarına sunduğu vatandaşlıktan daha fazlası olan ütopyayı kurmak için belirlediği yere giderek sürgünde bir başkent kurmuştu.  O, ‘’Güneş Şehri’’nde eşitlikten yana bir devlet kurmak istiyordu. Strabo’ya göre, Aristonicus, Anadolu’da yükselerek Heliopolitae (Güneş Şehri’nin insanları) adını verdiği ve köleler de dâhil olmak üzere, elinden pek iş gelmeyecek insanları hızlıca toplayarak onları, özgürlük vaadiyle, çağırmıştı. Aristonicus’un bu tek kalıp şehrinde yeni başlangıçlar için taraftarlarına; köle ya da özgür bu şekilde hitap etmesinin herhangi bir değeri yoktu.

Asklepios Tapınağı,  Pergamon, İzmir
Asklepios Tapınağı, Pergamon, İzmir

Bir Stoa filozofu ve reformcu olan, Romalılar’ı vatandaşlık ile değil, tamamıyla özgürlük sunarak bir araya getiren Aristonicus, Romalı dostu olan Gaiuss Blossius’tan etkilenmişti. Peki, bu kusursuz gibi görünen hayalinin ne kadarını takip etmişti ve ne kadarı taraftarları için umutsuz bir vakanın ötesinde değildi? Aristonicus, özellikle de kendisi Pergamon’un yasal varisi olmadığı için tahtını elinde tutabilmeye gelince, alabileceği ne kadar yardım varsa hepsine ihtiyaç duyuyordu. Strabo onu, ‘’kraliyet ailesinin soyundan gelme bahanesiyle, krallığı gasp etme niyetinde olan bir kişi’’ olarak tanımlıyor. Bu yüzden, gerçek bir kralı destekleyebilecek olan asillere değil, sayıca daha alt ve köle sınıflarına yardım eli uzatmıştı.

Klasik sanat bilgini Adrienne Mayor, Artistonicus’un yalnızca kötülüğe teşvik ettiğini değil, Anadolu’da, ideal ‘demokratik anarşi’den ve ideal Yunan şehirlerinden de faydalandığını öne sürüyor. İlginç olan ise, arkeologlar tarafından şimdiye kadar bilinmeyen, ‘’doulon polis’’ ya da ‘’Köleler Şehri’’olarak bilinen bir yerin olduğu keşfedilen bir Anadolu kehanetinde, Heliopolis’in daha önce sanılandan daha da gerçek olduğu gösterilmektedir. En azından, bazı akademisyenlerin söylediği gibi, Asya’da kölelik faaliyetlerinin var olduğuna dair bir sürü kanıt vardır. Fakat Page Du Bois, tıpkı eski peri masallarında anlatıldığı gibi böyle bir toplumun ancak bir hayal gücü ürünü olduğunu düşünmektedir.

Trajan Tapınağı
Trajan Tapınağı

Aristonicus, Heliopolis için, yolculuklarından birinde ütopya toplumunu ziyaret etmiş lambulus adında efsanevi bir gezginden ilham almış olabilir.  Diodurus’a göre bu ütopya, ‘’güneş adaları’’nda bulunuyordu ve orada herkes eşitlik içerisinde yaşıyordu.  Daha önce haritada bir yer edinmiş olup olmasın, Heliopolis, adı ve ilkeleri ile oldukça lambulus’un cennetine benziyor. Pergamon’u gözüne kestiren Anadolu’lu ve Roma’lılar milattan önce 130 yılında yapılan bir savaşta Aristonicus’u mağlup ettikleri gibi, bu ütopya hayalleri hiçbir zaman işe yaramamıştır. Aristonicus, Roma’ya gönderilip, bir hapishanede süründürülmüş ve sonrasında boğdurulmuştur.
 

Haber Düzenleme: Gülnihal Kafadar

Kaynak: ancient-origins

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

reset password

Back to
log in