Çin’de Ortaya Çıkarılan 2200 Yıllık, Müsrif Chu Devleti İmparatoru’nun Mezarı
Çin'in doğusunda keşfedilen, müsrifçe süslenmiş bir mezar, yaklaşık 2200 yıl önce Çin'in çalkantılı Savaşan Devletler dönemindeki baskın güçlerden biri olan Chu Devleti hükümdarının son dinlenme yeri olabilir.
Çin’in doğusunda keşfedilen, müsrifçe süslenmiş bir mezar, yaklaşık 2200 yıl önce Çin’in çalkantılı Savaşan Devletler dönemindeki baskın güçlerden biri olan Chu Devleti hükümdarının son dinlenme yeri olabilir. Anhui eyaletindeki Huainan yakınlarında bulunan bu mezar, Chu devlet mezarları arasında büyüklüğü ve karmaşıklığı bakımından emsalsizdir.
Bu buluntu, 1000’den fazla kültürel eserden oluşan bir hazine kazandıran Wuwangdun Bölgesi’nde, dört yıllık bir kazı sürecinin ardından ortaya çıkarıldı. İçerisinde yer alan lake eşyalar, bronz ritüel kapları, müzik aletleri ve merkezde yer alan, 1000’den fazla yazılı karakterle süslenmiş bir tabut da bu hazineye dahildir. Buluntular, Çin Ulusal Kültür Mirası İdaresi (NCHA) yetkilileri tarafından devlet haber ajansı Xinhua aracılığıyla bildirildi.

Wuwangdun Kazısı: Savaşan Bir Dönemin Bilimsel Analizi
Wuwangdun mezar kazısı boyunca, kontrollü düşük-oksijen seviyesine sahip bir arkeolojik laboratuvar kuruldu ve kazılan eserleri korurken çalışmaları için araştırmacılara güvenlikli bir geçici ortam sağlandı. Arkeoloji ekibi, geleneksel kayıt yöntemlerine ek olarak, kazı alanından gerçek zamanlı veriler elde etmek için dijital tarama, ölçme ve haritalama gibi gelişmiş teknikler kullandı. Mezar içindeki tüm katmanların son derece hassas bir 3D dijital temsilini oluşturdular. Ayrıca, orijinal olarak Çin mürekkebiyle tabut kapağına yazılmış 1000’den fazla karakteri ortaya çıkarmak ve analiz etmek için kızılötesi görüntüleme teknolojisini kullandılar.
Radyokarbon tarihlemesi ve diğer analizlere dayanarak, mezarın muhtemelen MÖ 220 civarında Chu devletinin daha sonraki dönemine, Qin devletinin etkisine yavaş yavaş yenik düştüğü bir döneme ait olduğu belirlendi. Zhou hanedanının çöküşünün ardından Çin, Savaşan Devletler dönemi olarak bilinen çalkantılı bir döneme girdi ve yedi güçlü devlet üstünlük için yarıştı: Qin, Han, Wei, Zhao, Qi, Chu ve Yan. Qin devletinin nihai zaferi Çin’in birleşmesine yol açarak, modern çağın gelişini işaret etmiştir.
Huainan Müzesi’nin eski şefi Shen Hanqing’e göre, Wuwangdun mezarında yapılan keşifler, geç Savaşan Devletler döneminden Qin’e (MÖ 221-MÖ 207) ve Han Hanedanlıklarına (MÖ 202 – MS 220) geçiş döneminde, Çin’in çeşitli bölgelerinin birbirleriyle alışveriş yaptığını gösteriyor. Shen, bu dönemin, birleşik ve çok etnik yapılı bir ülke ana fikrinin gelişimine işaret ettiğini ve bunun da o zamandan beri Çin halkının kültürel özüne dönüştüğünü vurguladı.
Gong, Xinhua’ya verdiği demeçte, “Wuwangdun mezarındaki kazı ve koruma çalışmaları eş zamanlı olarak yürütülecek ve mezarın arkeolojik değerinin açık ve kapsamlı bir şekilde sunulması için çeşitli bilimsel ve teknolojik önlemler kullanılacak” dedi.

Bulgunun Önemi: Chu Feodal Sisteminin Çöküşü
Anhui İl Kültür Emanetleri ve Arkeoloji Enstitüsü’nden kazılara liderlik eden Xicheng Gong, feodal Chu sisteminin çöküşünden önceki merkezi döneme denk gelen mezarın zamanlamasının önemini vurguladı. Kapsamlı kazı çabalarına rağmen, mezarın sadece üçte biri keşfedildi ve içine gömülen kişinin kimliği bir sır olarak kaldı.
Gong, “Bulgular, Chu devletinin siyasi, ekonomik, kültürel, teknolojik ve sosyal koşullarının genel bir görünümünü ortaya çıkarabilir” dedi ve bulgular sayesinde arkeologların, Chu’nun birleşik bir Çin haline gelmesine ilişkin bilgilerini de geliştirebileceklerini sözlerine ekledi.
Çin Ulusal Arkeoloji Merkezi’nden bir araştırmacı olan Zhiguo Zhang, uzmanlaşmış bir düşük-oksijen laboratuvarının inşası da dahil olmak üzere, bölgede gerçekleştirilen titiz koruma çabalarını anlattı. Live Science’ın raporuna göre, mezar içeriğinin kesin kayıtlarını ve 3D modellerini oluşturmak için dijital tarama, ölçme, haritalama ve kızılötesi görüntüleme teknolojisi gibi yenilikçi teknikler kullanıldı.

Chu topraklarının MÖ 202’de Han hanedanına entegrasyonunu ve ardından MÖ 194’te Han etkisinin Kuzey Kore gibi bölgelere yayılmasını kapsayan tarihsel bağlam, bu döneme ait Çin mezarlarının, (özellikle de Kore tarihine ilişkin) bölgesel öneminin altını çizmektedir.
Çeviri: Gamze Kamacı