Londra’nın En Yeni Restoran ve Barları

0 48

Bob Bob Cite, The City

Soho’nun son derece popüler Bob Bob Ricard’ına kardeş olan Bob Bob Cite, 15 Ocak’ta Leadenhall’ın Binası’nın 3.katında daha iyi City’s Cheesegrater gökdeleni olarak açılacak. Conduit Caddesindeki ayrılan Brasserie Chavot’da görev yapan Eric Chavot, burada aşçı başı olarak görev alacak.

Roganic, Marylebone

Simon Rogan, geçen Nisan ayında Fera at Clairidge’den ayrıldıktan sonra, 9 Ocak’ta Roganic’le birlikte başkente geri döndü. Marylebone 2011’de Blandford Caddesindeki popüler bir pop-up, bu yeni Roganic reekarnasyonunda tüm caddeyi saracak ama bu sefer kalıcı bir şekilde; Yemekler önceden gelen bir evrim olacak, ama restoranların PR ekibi, restoran ve ”yenilikçi” yemekler, ”Simon’un vizyoner ve öncü yemek markasından” yararlanıncaya kadar belli şeylerde çekimser kalacak. Set halindeki öğle yemeği menüleri 40 Euro, tadımlık menüler ise 80 ila 115 Euro arasında fiyatlandırılacak.

Sitemizde Yer Alan Tüm Yemek Kültürü Yazılarımıza Buradan Ulaşabilirsiniz

Kettner’s, Soho

Soho House Grup’un yeni restoranı, Kettner’s Townhouse’un yenilenmesinin ardından 8 Ocak’ta açılacak. Canlandırılmış bir binada bulunmasının yanı sıra restoranda şampanya ve 33-odalık bir otel yer alıyor. Mimarisinde ise Soho’dan ilham alınmış. Orijinal restoran 1867’de açıldığında, şehrin ilk fransız restoranlarından biri olmuştu. Tekrar fransız mutfağı sunan bu yeni restoran bu orijinal menülerin bazılarını kullanacak.

Mookrata, Soho

Shaftesbury Sokağının güveç uzmanı Shuang Shuang’ın kurucusundan Mookrata, benzer bir yemek pişirme yöntemi izleyerek, misafilerin birlikte kaynar güveçte yemek pişirmesini sağlıyor. 6 aylık pop-up Thai ve Kore mutfak tarzı ve tat profillerini alevlendirdi – konuklar güvecin yapımını tamamlamak için çeşitli baharat ve sosları eklemeden önce marine edilmiş domuz eti, karabiberli dana eti, choi sum, julyen kesilmiş lahana ve mantar gibi yiyecekleri seçip çorbaya ekliyorlar. Restoran, Shuang Shuang ile aynı binada bulunuyor, websitesinde daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

Sorella, Clapham

Clapham’ın komşusu Bistro The Manor’ın yeri değişti. Bu ayın sonunda aynı binada açılan İtalyan restoranı Sorella Amalfi mutfağını sevenler için müjdeli haber. Burada sofistike makarnalar, ilginç deniz ürünleri ve geniş bir italyan kokteyli yelpazesi bulacaksınız. Henüz websiteleri yok ancak Cadde 148’de Clapham Monar Sokağını bulabilirsiniz.

Kamboçya Yemek Kültürü İçin Tıklayınız

Neptune, Bloomsbury

Bloomsbury otel Principal’ta amiral gemisi restoranı Neptune, İngiliz deniz ürünlerine odaklı bir restoran ve merkezinde bir istiridye sembolü ile kabuklu deniz barı olacak. Sabah kahvaltıdan geceye kadar açık olarak hafta sonları brunch servisi verilecek. Aynı zamanda Hackney gastropub Richmond’un arkasındaki ekip tarafından yönetilecek.

Cub, Hackney

Elbette Ocak ayı, gelecek yılı düşündüren bir ay ama aynı zamanda beni 2017’deki en unutulmaz yemeklere sahip olduğum yerdeki yani Hackney Hoxton Caddesindeki Cub’ta geçen zamanları hatırlatan bir ay.  Önceden Lyan Bar’ın olduğu yerde bulunan ve Eylül ayında açılan yeni yer bu eski binaların kurucusu Ryan Chetiyawardana ve Doug Mcmaster Brighton’un minimal-atık restoranı Silo’nun kurucuları arasında bir işbirliğiydi. Cub, McMaster’ın sahildeki başarısından büyük ölçüde etkilendi; sürdürülebilirlik temel odak noktası ve sevilmeyen gıda maddeleri ve sıkça israf edilen maddeleri akıllıca kullanan yemeklere vurgu yapıyor – peyniraltı suyunun, Japon knotweed çayının daha tanıdık öğelerin yanı sıra daha fazla israf edildiğini düşünüyor.

Tüm bunlar kulağa çok ciddi gelse de endişelenecek bir durum yok. Herkesin yemeklerinin, sunumlarının ve hardallarının her anını fotoğrafladığı yerlere gitmek sıkıcı olsa da denediğim yemekler (portakal ve miso ile fermente edilmiş havuç, elma kabuğu ve incir yaprağına yatırılmış arpa) ilginç ve son derece lezzetliydi. Personel de gayet iyiydi ve eğer istenirse yemeklerin menşei, hazırlandıkları ortamla ilgili bilgi vermeye hazırdılar, eğer olmasalardı zaten oradan ayrılırdık. 9 küçük tabaktan oluşan içki de dahil bir set menüye 45 Euro vermek özel bir akşam yemeği için gayet ideal.

Yen, the Strand

Somerset House Filo Caddesi tarafında, Yen Japon restoranı Yen Londra’da yeni ancak Paris’te çoktan vardı.  Yenilikçi, son derece yüksek kalitedeki  Japon restoranlarının burada çok fazla olmasına rağmen Yen’nin farkı, soba’sı ve karabuğday eriştesı. Her gün restoranda yoğrulan ve kesilen erişteler, Yen’in Londra’da bulunması zor kaliteli bir özelliği. Bunun hakkında çok şey bilmiyorum, ancak müdürün Yen’in gelişinin Londra’nın Japon topluluğu tarafından heyecanla karşılandığına dair iddiası, ziyaretimden sonra inandırıcı gelmeye başladı çünkü birçok yan  masada bunun hakkında konuşulanları duydum. Sobaya gelince, hem sıcak hem de soğuk havalarda olması harika bir şey ama benim için mükemmel olan suşi teklifi ile karşılaştırılamaz bile. Yen’in bulunduğu ortam da göze çarpıyor – ara sokaktaki yerini bulmak biraz zaman alsa da, yükselen tavanları, akçaağaç ahşap kaplamaları ve duvarları aydınlatan parlak Japon kağıdıyla gayet şık bir yer.

Hazırlayan: Özge Sertbaş

Anadolu Mutfağından Yemek Haberleri İçin Bu Başlıklar İlginizi Çekebilir

Kaynak Telegraph

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.