10 Muhteşem ve Acayip Doğa Harikası

Gezegenimizin her köşesi nefes kesici doğal oluşumlarla dolup taşıyor. Kuzey ışıkları gibi bazıları, birçokları tarafından tanınıyor. Diğerleri...

0 168

Gezegenimizin her köşesi nefes kesici doğal oluşumlarla dolup taşıyor. Kuzey ışıkları gibi bazıları, birçokları tarafından tanınıyor. Diğerleri, yağmur ormanlarının ve okyanusların iç bölgelerinde keşfedilmemiş olarak beklemektedirler. Bu olguların bazıları yalnızca uzak bölgelerdeki egzotik alanlarda bulunabilir. Ancak her zaman bu kadar yolculuk etmek zorunda kalmazsınız. Neyse ki, kendi arka bahçemizde görülebilecek başkaları da var.

Lekeli Göl

Kanada’da, bir çocuğun hayal gücü tarafından üretilmiş gibi görünen bir göl var; Lewis Carroll’un Alice Harikalar Diyarı’na uyacak bir yer. British Columbia Osoyoos’taki Lekeli Göl normal bir su kütlesidir. Ancak, normal, pürüzsüz bir yüzey yerine, bu gölün dev, renkli beneklerle kaplı olduğu anlaşılıyor! Renkler, suyun koşullarına bağlı olarak, kükürt sarıdan en derin maviye kadar değişiyor. Lekeli göl, magnezyum sülfat, kalsiyum, tuz ve diğer minerallerce zengin, küçük, gölek benzeri su kütlelerinden oluşuyor. Aslında, gölde dünyadaki en yüksek mineral konsantrasyonları bulunduğu söylenir; bu nedenle I. Dünya Savaşı sırasında mayınlanmış ve mühimmat haline getirilmiştir. Çölü çevreleyen sıcak yazlar sırasında su, küçük göletlerde buharlaşır; tuz kütleleri de patikalar oluşturmak üzere kristalleşir. Okanagalı İlk Milletler insanları için göl alanları özel tıbbi özellikler taşıyor. 1970’lerde kıyıya yapılması planlanan bir kaplıca projesinden kurtarılarak etrafı çitlerle çevrelenmiş ve kutsal bir alan olarak korumaya alınmıştır. Yine de, camsı, ayna benzeri oluşumları uzaktan gözlerken garip ve muazzam havuzları kaçırmak imkansızdır.

Daha Önce Hiç Görmediğiniz Halleriyle Dünyanın 10 Harikası

Gökyüzündeki Okyanuslar

Kıyıya vuran okyanus dalgalarının görüntüsü genellikle plajlara özgüdür; ancak aynı zamanda gökyüzünde de var olduklarını kim bilebilirdi? Yüksek rakımlarda ortaya çıkan bu Kelvin-Helmholtz bulutlarına bakmak eğlenceli; ancak sörf yapmaya uygun değiller. Farklı hızlardaki iki hava akımı çarpıştığında ortaya çıkan bu bulutlar, denizin dalgalı, eğimli med cezirlerini andırıyor. Bulutların düz, yatay bir tabanları vardır ve üstteki dalgalar eşit aralıklı konumlanmıştır. Sıklıkla, rüzgarlı bir günde, hava katmanları birbirleriyle karşılaşmaya uygun olduklarında oluşurlar. Sıcak hava, soğuk havanın üzerinde kümelendiğinde, üstteki daha hızlı olan katman, buluta tuhaf şeklini verir. Ancak çabuk bakın! Havanın hızı ve sıcaklığı nedeniyle bulut hemen buharlaşır ve geride bir anıdan ve geçmek bilmeyen huşu hissinden başka bir şey kalmaz.

Sığırcık Sürüleri

Havada asılı dönüp duran o garip, koyu renkli bulut da neyin nesi? Bu, havada hünerlerini sergilemek için bir araya gelen milyonlarca küçük canlının nefes kesici görüntüsü.

Devasa şekil daralır ve genişler; gökyüzünde girdap şeklinde yükselir. Bu bir çekirge akını mıdır veya nadir görülen bir hava fenomeni mi? Hiçbiri değil. Bunlar binlerce sığırcık kuşundan meydana gelen bir oluşumdur. Sığırcıklar, tohumlar ve böceklerle beslenen sıradan ötücü kuşlardır. Onların siyah tüylerinde yanar döner bir pırıltı bulunur; ekinler ve uçaklara verdikleri hasar nedeniyle çoğu zaman zararlı olarak değerlendirilirler. Yine de, bu küçük kuşlar, gücün sayılarda olduğunu ispatlıyor. Sonbahar sezonunda başlayarak, binlerce sığırcık, sürü olarak 100.000 e yakın sayılarla akın ederler. 1999’da Somerset’de altı milyon sığırcıktan oluşan bir sürü kaydedildi. Birlikte akşam karanlığında tüneyecek yer ararlar. Hipnotik oluşumlara bakmak nefes kesici olsa da, sürüler sadece şov için değil. Yırtıcılar binlercesi arasında tek bir hedef belirlemede zorlandığı için kuşlar için güvenlik sağlarlar. Daha büyük sürüler aynı zamanda  soğuk aylarda daha sıcak tünekler demektir. Buna ek olarak, sosyalleşebilir ve yiyeceği nerede bulacakları konusunda bilgi paylaşabilirler. Sığırcıklar, birbirleriyle çarpışmadan nasıl uçacaklarını bilirler. 100 mili-saniyelik bir tepki süresi ile, çevrelerindeki kuşların hız ve yönlerinin farkındadırlar. Bütün sürünün saatte 32 km hıza ulaşabilmesi için uçuş hızlarını buna göre ayarlarlar.

Çizgili Buz Dağları

Antartika, el değmemiş mavi buz dağları, buzulları ve mağaraları ile ünlüdür. Yine de bu buz dağlarının bir kısmı sıradan değil; siyah, kahverengi, sarı ve mavi çizgilerle kaplı görünüyorlar! Hareli değerli taş görünümündeki bu desenli buz dağları, bir yığın tatlı sudan buz, altlarındaki deniz suyuyla temas ettiğinde ortaya çıkarlar. Çökeltiler ve minerallerden oluşan deniz suyu, donarak buza karışır ve etrafında muhteşem güzellikteki koyu renk bantları oluşturur. Buz dağı dalgalar ve rüzgarla şekillendirildikçe, renkli katmanlar farklı desenlere bürünür.  Mavi çizgiler, bir çatlakta donan su tarafından o kadar hızlı oluşturulur ki hiç kabarcık meydana gelmez. Yosunlu su, yeşil bir tonlama vererek bu güzelim doğal şekillerin oluşmasını sağlar.

Günümüz Uzmanlarını Hayrete Düşüren Mühendislik Harikaları

Devasa Örümcek Ağı Tarlaları

Çimenlerin garip, gri bir tonu var. Aslında, her şey, şeffaf ipeksi bir battaniyeye sarılmış gibi: tarlalar, alanlar, çalılar hatta ağaçlar bile. Bu tozlu örtü aslında geride, perili bir evden çıkan bir şeyi andıran, tüyler ürpertici şekilde kabaran çarşaflarla kaplanmış bir dünya bırakan binlerce küçük örümcek tarafından yaratılıyor. Dev ağlar 30 metreye kadar uzayabiliyor. Genellikle, örümcekleri daha yüksek yerlere kaçmaya yönelten bir selden veya sağanak yağmurdan sonra yapılıyorlar. Bunu yapmak için, ince bir ipek teli serbest bırakarak rüzgarın kendilerini sıcak hava balonları gibi taşımasına izin veriyorlar; bu sürece “balonlama” denir.

Kitlesel balonlama olayı, arkalarında ipeklerinin izlediği binlerce minik örümcekten oluşur, küçük eklembacaklılar, geçenleri korkutmak için ustalıkla araziye çıkarlar. Bazı vakalarda ağlar 0.8 km uzunluğundadır ve oldukça kalındır; öyle ki aralarından ilerlemek isteyenler bu ağlarla kaplanır. Etkinlik, ABD, Avustralya, İngiltere ve Pakistan da dahil olmak üzere tüm dünyada gerçekleşti. Ancak bazen örümceklerin kaçış girişimleri başarısız olur ve rüzgârın ipek kâbusların mat bir halı yaratması için sürekli olarak onları havaya uçurmasına neden olur.

Ateşten Gökkuşakları

 Ateşten gökkuşakları, yay gibi kavislenen kanatları veya tüyleri andıran göz kamaştırıcı ışık oyunlarıdır. Ortalama gökkuşağınızın aksine, oluşmaları çok daha zordur. Sirüs bulutları veya ince ve ipeksi saç tellerini andıran bulutlar yüksek rakımlarda bulunurlar. Ateş gökkuşakları sadece Güneşin gökyüzünde çok yüksekte olduğu zamanlarda oluşabilir. Dahası, bulutların içindeki buz kristalleri doğru şekilde ve yönde, ön yüzleri yere paralel konumlanmış olmalıdır. Eğer kristaller doğru şekilde dizilmişse, güneş ışığı aynı prizmadaki gibi geri yansıyacaktır; bu da nefes kesici bir renk gösterisi meydana getirir.

Çölün Efendileri Yazımızı Mutlaka Okumalısınz

Çöl Gülleri

Hayır. Bunlar taşlaşmış güller değil. Aslında kristallerden oluşuyorlar. Sahara çölü gibi kuru ve kumlu bölgelerde bulunan “güller”, alçı taşı yada baryum kristal plaklarından meydana gelir ve on yıllar veya yüzyıllar boyunca üst üste yığılarak bir çiçeğin yapraklarını andıran şekilleri oluştururlar. Kristaller, su buharlaştığında meydana gelirler ve şekilleri bir metreye ulaşabilen düz plakalar gibidir. Çöl gülleri salkımları birlikte bulunabilir, bu da kumlu bir buket görünümünü verir. Bulunan en büyük tek gül 25 cm (10 inç) yükseklik ve 57 kg (125 lb) ağırlığa sahipken, bilinen en büyük salkım ağırlığı 454 kilogramı (1000 lb) bulmuştur. Güzellikleri ve doğal olmayan görünümleriyle, koleksiyonlar için değerli örnekler olarak rağbet görmeleri şaşılacak bir şey değildir.

Üç Renkli Krater Göllleri

Endonezya’daki Kelimutu Dağı’nın eteğinde yer alan üç tane krater gölü var; yerliler tarafından ölenlerin esrarengiz dinlenme yerleri olarak selamlanıyor. Doğrusu, doğal olmayan görünümleriyle göl gerçekten de başka bir dünyaya ait görünüyor.

Herhangi bir zamanda renk değiştirebilme gibi garip bir yetenekle birleştiğinde, ataların ruhlarının mizacını yansıttıklarına inanılır. The Lake of Old People (Yaşlı insanların Gölü) genellikle mavi. The Lake of Young Men (Genç adamlar gölü) ve Maidens (Kadınlar) gölü çoğunlukla yeşil ve üçüncü, Bewitched (Büyülü) göl ise kırmızıya çalıyor. Bazen beyaz, siyah, kahverengi ve turkuaz renk tonlarını alırlar, bir sihirbazın hilelerinde olduğu gibi. Diğer göllerdeki garip renkler bakteriler tarafından oluşturulurken, bu göller için yapılan açıklamalar şaşırtıcıdır. Teyit edilmiş bir cevap olmasa da, çoğu, suda bulunan mineraller ile volkanik kül arasındaki etkileşimin bu durumdan sorumlu olduğunda hemfikir.

Antarktika Gezi Notları İçin Tıklayınız

Kan Şelaleleri Antarktika

Antartika’nın McMurdo Kuru Vadileri’nde bir şelale var. Su, korkutucu biçimde koyu kırmızı; buzulun kenarından bir kan nehri akıyormuş gibi görünüyor. Neyse ki bunun arkasındaki neden o kadar ürkütücü değil.

İki milyon yıl önce, Taylor Buzulu, içine mikroplardan oluşan bir “zaman kapsülü” hapsetmiş; bu da dünyanın geri kalanından tecrit edilmiş bir organizma topluluğu meydana getirmiş. Güneş ışığı, sıcaklık, oksijen olmadan bile mikroplar gelişmiş ve hayatın Dünyadaki zor şartlar altında dahi devam etme yetisini ortaya koymuştur. Sonunda sıkışmış göl, buzdaki bir çatlaktan dışarı akıp ekosistemi içeride gizlenmiş bir şelale oluşturuyordu. Şelale, yüksek demir ve tuzluluk oranına bağlı olarak kırmızı bir renge sahip, bu da suyun donmak yerine neden akmaya devam ettiğini açıklıyor.

Drone İle Çekilmiş En Güzel Fotoğraflara Buradan Ulaşabilirsiniz

İskelet Çiçekleri

İskelet çiçekleri, isimlerine rağmen, çekici bir manzara oluşturuyor. Normalde beyaz olan taç yaprakları, suyla temas ettiklerinde cam kadar saydam hale gelir. Normal görünümlü çiçekler yağışlar sırasında aniden kristal bir yapı görünümünü alıyor. Bunun sebebi taç yaprakların hücre yapısı.Yağmurlu günlerde su, taç yapraklarca emilir ve ışık geçirimini arttırarak yapraklara transparan bir görünüm verir. Kuruduklarında yine beyaz çiçeklere dönüşürler. Soğuk, ormana nazır dağ yamaçlarında yetiştikleri için bu nadir çiçekler Dünyada sadece üç yerde bulunur: Çin, Japonya ve Apalaş Dağları. Bu beyaz çiçekler sadece güzel değiller. Çinli bilim insanları onları amaç için kullanıyor. Su altındayken yağ geçirmeyen saydam bir kaplama malzemesi yarattılar. Bu malzeme, dalış gözlükleri ve diğer optik araçların imalatında kullanılıyor.

Dergimizde Yayınlanan Tüm Listelere Buradan Ulaşabilirsiniz

Yazar: Aoxue W.

Çeviri: Zeynep Şenel Gencer

Kaynak Listverse

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.