Kıbrıs’da Bulunan İskeletlerde Ameliyat İzlerine ve Cerrahi Alet Kitine Rastlandı

Kıbrıs’da Bulunan İskeletlerde Ameliyat İzlerine ve Cerrahi Alet Kitine Rastlandı

Arkeologlar, Helenistik ve Roma dönemlerinde Kıbrıs'ın başkenti olan Nea Paphos(Baf)'ta yapılan kazılar sırasında, bir doktorun tamamlanmış ameliyatın

Eskiçağ’da Tıp Uygulamaları (Bölüm 1 Mezopotamya)
Okulun Altında 2000 Yıl Öncesine Ait Mezar Odaları Bulundu
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Arkeolojik Kazılara Rekor Destek

Arkeologlar, Helenistik ve Roma dönemlerinde Kıbrıs’ın başkenti olan Nea Paphos(Baf)’ta yapılan kazılar sırasında, bir doktorun tamamlanmış ameliyatının ve yedi cerrahi alet kitinin kalıntıları olabileceğini keşfettiler.

Antikalar bölümü, Polonya, Kraków’daki Polonya Arkeoloji Enstitüsü ve Jagiellonian Üniversitesinden arkeologların, geçen pazartesi bir kuyunun dibinde insan iskeleti de bulduklarını açıklamıştı.

Kuyunun dolgusu, sonraki Helenistik döneme tarihlenen seramik parçalarından oluşmaktaydı. Antika bölümü, kuyudaki en şaşırtıcı bulgunun, 3.5m derinliğinde bulunan insan iskeleti olduğunu söylüyor.  İskelet kalıntıları ise bir sonraki çalışma kampanyasında analiz edilecek.

Sahadaki en geniş çalışma alanı, Agora’nın doğu revakında 2013’te ortaya çıkarılan kısmen araştırılmış bir odada yürütülmüştür.

Antikalar bölümü, orada yeni odaların ortaya çıktığını, en önemli keşiflerinin ise 15, 16 metre uzunluğundaki odaların olduğunu bildirmiştir.

15 metre uzunluğundaki odada, muhtemelen bir depremin sebep olduğu tahribattan kurtulmuş iki sağlam cam kap bulunmuştur.

Nesneler muhtemelen bir demir tutacak ile bir kutuya bırakılmışlardı. Kutunun içerisinde çanak çömlek parçalarının yanı sıra iki sağlam yağ lambası da bulunmuştur.

Odanın hemen yakınında keşfedilen iki bronz bozuk para definesi hakkında bölüm, asıl olarak bir cüzdan içerisinde tutulduklarının muhtemel olduğunu söylemiştir.

Bölümün muhtemelen bir bölmeden iki parçaya ayrılmış olduğunu söylediği bozuk paralar, temizlenmiş ve onlar hakkında ön incelemelerde bulunulmuştur. Geçmişleri ise, İmparator Hadrian döneminin ilk yarısına kadar uzanmaktadır.

MS 117 yılından MS 138’e kadar Roma imparatoru olan Hadrian, Britannia’nın kuzey sınırını belirleyen Hadrian Duvarı’nın inşası ile tanınmaktadır. Ayrıca Pantheon’u, Venüs ve Roma Tapınağını da yeniden inşa etmiştir.

Nea Paphos’taki 16 metre uzunluğundaki odanın zemin katında, bronz bir kutunun kalıntılarıyla birlikte; küçük, sağlam laboratuvar tipi bir cam beher ve altısı bronz ve biri demir olmak üzere yedi cerrahi aletin bulunduğu bir kit keşfedilmiştir.

Antikalar bölümü, eski araştırmaların bu cisimlerin diğerlerinin yanı sarı Pompei’deki ünlü Cerrah Evi ve Lyon’daki ‘oftalmolojist ofisi’ ile benzerlik gösterdiğini söylüyor.

amfi tiyatro
Bölüm: ‘’Cam kapların, 15- 16 metre uzunluklarındaki odalarda işlev görmüş olabilecek bir cerrahi büro kalıntısı olduğu öngörülerek aynı zamanda onlar bu tıbbi aktiviteyle ilişkili olabilirler. Bu etkileyici buluntuların hepsinin korunmuş olması, yıkılmış odaların muhtemelenyeniden hiç inşa edilmediğine işaret etmektedir.’’

Bulguların bağlamlarından gelen tanısal materyalin ön analizi, bölümün eski yazılı kaynaklarda belirtildiği ve modern bilim insanları tarafından MS 126’ya tarihlenen depremle çakışabilir dediği, Hadrian’ın saltanat yıllarındaki materyale uzanmaktadır.

Başka bir çukurda da olası bir fırına ait kalıntılar, döküm kapları ve üretim atığı bulunmuştur.

Bu bulgular, doğu revakının kurulmasından önceki dönemde bronz dökümü ile ilişkili atölye bulunduğunu göstermektedir.

Bölgenin ekonomik karakteri, çok sayıda amforanın varlığı ve seramik faydacılığı ile doğrulanmaktadır.

Bölüm: ‘’Genel olarak, araştırmalar, Agora’nın, şehrin kurulduğu zamana ve sonrasına uzanan, yoğun bir inşaat faaliyeti yeri olduğunu göstermektedir.’’ diye eklemiştir.

‘’Ticaret, küçük dükkanlarla değil, aynı zamanda tıbbi etkinlikle de gerçekleştirilmiş gibi görünüyor.’’

Bu sırada, Sidney Üniversitesi’nden arkeologlar, Nea Paphos’un Helenistik-Roma tiyatrosunda kazılar yürütmekteydiler.

Tiyatro daha önce MÖ 3000’li yıllarda inşa edildiği ve oyunlar, eğlenceler için kullanıldığı için Kıbrıs’ın en eski tiyatrosu olarak ilan edilmiş; fakat bu durum depo olarak kullanılmaya başlandığı MS 4.yüzyıla kadar devam etmiştir.

Antikalar bölümü, Helenistik ve Roma döneminde, tiyatronunyeniden mimari yapılanma aşamalarından geçtiğini söylüyor.

Son arkeolojik araştırmalar, tiyatro alanının daha geniş çevresinin kentsel planlamasını anlamayı amaçlıyordu. Binanın kalıntılarının güneyinde kazılan Roma yol bölümleri ve bir çeşme, “muhtemelen gelecekte keşfedilecek ortaçağ dönemi” duvarı ortaya çıkarmıştır.

Oditoryumun arkasındaki Fabrika tepesinde, önceki zamanlarda tespit edilen büyük bir ortaçağ ya da daha sonrasına ait bir binanın kalıntıları vardır.

Bölüm: ‘’Şekerin işlenmesi ve depolanması için çok sayıda konteynerin varlığı, bu binanın muhtemelen üretim yapılan bir depolama odası veya bina görevi görmüş olduğu görüşünü kuvvetlendiriyor. Ayrıca, binanın, tiyatro programlarını durdurması da alanın kullanımının değiştiğinin bir göstergesidir.’’

‘’Bu durum, Nea Paphos’un Haçlı Seferleri için önemli bir merkez işlevi gördüğünde gerçekleşmiştir.  Yolun Roma kentinin ana yollarından biri olduğu bir dönem, araştırmalar yavaş yavaş 2. yüzyılda canlı bir temel faaliyet olarak işlev gördüğünü ortaya koymuş olmasına rağmen antik Nea Paphos’un bu bölgesi tam olarak bilinmemektedir.’’

Hem Avustralya hem Polonya ekipleri 2017’de araştırmalarına devam edecekler.

Aziz Paulus’un Seyahatleri ve Hristiyanlığın Anadolu’da Yayılışı

Çeviri: Gülnihal Kafadar

Kaynak: cyprus-mail

YORUMLAR

YORUMLAR

DISQUS: 0

HABER BÜLTENİ

15000onon