Adelaide Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, insan beyninin gelişiminin beynin büyüklüğüyle bağlantılı olduğu teorisini alt üst edip bu gelişimin daha çok beyindeki kan miktarıyla ilgili olduğunu gösteriyor.
Avustralya ve Güney Afrika’nın beraber gerçekleştirdiği uluslararası çalışma, sanılanın aksine, insan beyninin sadece daha büyük olmak için değil aynı zamanda daha enerjik bir biçimde vahşileşmek için evrim geçirdiğini ortaya koydu.
![Kafatasları. Soldan sağa: Australopitekus afarensis, Homo habilis, Homo ergaster, Homo erectus ve Homo neanderthalensis [Fotoğraf: Roger Seymour ,South Australian Müzesi.]](https://nereye.com.tr/wp-content/uploads/2016/09/kafatasları.jpg)
Adelaide Üniversitesi’nden proje lideri Profesör Emeritus Roger Seymour, “Beyin boyutu, insan evrimi boyunca %350 civarında büyümüştür, fakat biz beyin kan akışının %600 gibi inanılmaz bir oranda arttığını tespit ettik. Bu durumun, beynin karmaşık düşünme ve öğrenmenin evrimini sağlayan sinir hücreleri arasındaki enerjik bağlantılarını karışılama gereğiyle ilgili olabileceğini düşünüyoruz. Beynimizin çok zeki olması için, sürekli oksijen ve kanın yapı maddeleriyle beslenmeli. Beyin metabolik açıdan ne kadar çok aktifleşirse, bir o kadar kana ihtiyacı olur. Böylece, atardamarlar da genişler. Fosil kafataslarındaki çukurlar, atardamar boyutlarındadır” dedi.
![Beynin neredeyse tümünü karşılayan iki iç karotid aterler açıklığının yerini gösteren insan kafatasları. Bu açıklıkların boyutu, beynin metabolizma hızı ve bilişsel yetileriyle bağlantılı olan kan akışının oranını gözler önüne seriyor.[Fotoğraf: Edward Snelling. Raymond Dart Collection of Human Skeletons. Anatomik Bilim Okulu, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Witwatersrand Üniversitesi]](https://nereye.com.tr/wp-content/uploads/2016/09/kafatası.jpg)
Witwatersrand Üniversitesi’nden ortak yazar Doktor Edward Snelling: “Afrika’da bulunan eski fosil kafatasları atardamarların içinden geçtiği beynin ihtiyacını karşıladığı çukurları ortaya çıkardı. Bu çukurların boyutları, kan akışının üç milyon yıllık Australopitekus’tan çağdaş insana kadar nasıl arttığını gösterdi. Oysaki önceden, beyin faaliyetinin gücünün atalarımızla mezara gömüldüğüne inanıyorduk.”
Onur öğrencisi ve aynı zamanda ortak yazar Vanya Bosiosic Güney Afrika’ya gidip dünyaca tanınmış antropolojistlerle yeni keşfedilmiş Homo naledi dahil olmak üzere en eski insanımsı kafatası koleksiyonu üzerinde çalışma fırsatına erişti.
![12 insanımsı türde jeolojik yaşa göre beyin kan akım hızı [Kaynak: Royal Society Open Science]](https://nereye.com.tr/wp-content/uploads/2016/09/kafatasının-gelişimi.jpg)
Çevirmen: Buket Nur EKİM
Kaynak: Adelaide Üniversitesi