Arkeoloji ve Gezi Kültürü Dergisi

Yunan Ekonomik Krizi Hava Kirliliğine Yol Açtı

Sisin içinden zar zor görünen Atina'nın Akropolisi
0 8

Soğuk bir kış fotoğrafının ortasında, Birleşik Devletler ve Yunanistan’daki araştırmalardan bir çalışma ekonomik krizin gözden kaçan bir yan etkisini ortaya koyuyor — ısınmak için yakılan ucuz yakıtların neden olduğu tehlikeli hava kalitesi.

Güney Kaliforniya Üniversitesi Viterbi Mühendislik Okulu’ndan ConstantinosSioutas tarafından yapılan araştırmalar göstermiştir ki finansal kriz başladığından beri Yunanistan’ın ekonomik olarak en sert vurgunu yiyen bölgelerinden birinde, uzun dönemde olası sağlık etkilerine yol açan açık hava partikülleri konsantrasyonu %30’a ulaşmıştır.

Bu ince partiküller – çapı 2.5 mikrondan daha küçük (yaklaşık olarak insan saç teli çapının 1/30’u ) – EPA’ya (Birleşik Devletler Çevre Koruma Ajansı) göre akciğerlerin dokusuna saplanabildikleri için oldukça tehlikelidirler.

Çevre Bilim ve Teknik (EnvironmentalScience&Technology) dergisi çalışmalarında başyazar Sioutas ve Güney Kaliforniya Üniversitesi Viterbi Okulu Çevre Mühendisliği’nde Profesör FredChampion açıklaması şu şekildedir: ‘’İnsanların ısınmaya ihtiyacı var fakat azalan istihdam ve artan yakıt fiyatlarıyla karşı karşıyalar. Sorun şu ki; ekonomik sıkıntı odun ve atık maddeler gibi havayı kirleten düşük kaliteli yakıtları yakmaya mecbur bırakmıştır.’’

Yunanistan’da işsizlik 2013’te %27’nin üzerine çıkmıştır. Bu esnada, Yunanistan’da Yunan finansal krizin son birkaç yılında ısıtma yağı fiyatları neredeyse üçe katlanmıştır – yakıt vergisi artışına sürüklenmiştir. Hava kalitesine göre üşüyen Yunanların ana yakıt kaynağı olarak oduna döndükleri görülebilir.

Sisin içinden zar zor görünen Atina'nın Akropolisi
Sisin içinden zar zor görünen Atina’nın Akropolisi
İlgili Yazılar
1 252

Araştırmacılar çalışmalarında, Yunan sakinlerin ısınmak için odun ve atıkları yaktığının anekdotal kanıtını destekleyen hava örnekleri almışlardır. 2013 ve 2014 kışlarında iki ay boyunca alınan örnekler, ekonomik krizin başlangıcından itibaren ince partiküllerin belirgin artışını açığa vurmaktadır.

Araştırmacılar, solunum rahatsızlıkları ve kalp krizi riskleriyle bağlantılı olan bu partiküllerin konsantrasyonunun çalışma süresince metrekare başına 26 mikrogramdan 36 mikrograma yükseldiğini bulmuştur. Birleşik Devletlerde EPA standartları 24 saatlik bir süre için metrekare başına ortalama 20 mikrogramdır. Daha kötüsü de araştırmacıların bulduğu, polisiklikaromatikhihrokarbonlar (PAH) gibi kanserojen organik bileşiklerin konsantrasyonlarının çalışma süresi boyunca beş katı artmış olmasıdır.

Çalışmada partiküllerin en yüksek konsantrasyonun akşamları olması muhtemelen daha çok insanın ısınmak için yakıt yaktığı zaman şeklinde bulunmuştur. Hava örneklerinin bir analizi de biyokütlenin yakıt olarak belirlediği havada taşınan levoglükosan, mannozlar (aldoz şekeri) ve galaktozon gibi organik bileşiklerin konsantrasyonlarının 2 – 5 katı arttığını göstermiştir. Bu bileşiklerin varlığı önceki araştırmalarda insan hücrelerindeki iltihap, yaşlanma ve yaşa bağlı hastalıkların gelişmesiyle bağlantılı olan oksidatif stresle ilişkilendirilmiştir.

ekonomik kriz

Siotuas, ‘’Odun ucuzdur fakat hava kalitesi üzerindeki ana negatif etki kendisidir.’’ demiştir. Yazarlar halk otoritelerinin ve yerel acentelerin efektif hava kirliliği kontrol stratejilerinin uygulanmasına aktif katılımını önermektedirler. Yerleşim alanlarında doğalgaz dağıtımının artırılmasını uzun dönemde pratik bir çözüm olarak sunuyorlar. Rapora göre, katalitik evsel odun yakanlar ve halihazırda yapıların enerji verimliliğinin artırılması da ek olarak olası çözümlerdir.

Haber: Elif Begüm İltan

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.