Yaşamı Yanlış Yerlerde Aramak


Bilim adamları uzun yıllar boyunca dünya dışı yaşam arayışlarını Dünya’ya benzeyen gezegenler üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Ancak McMaster Üniversitesi’nden bir araştırmacıya göre, bu yanlış bir yönelim olabilir.

McMaster Araştırma Enstitüsü’nün astrofizikçisi René Heller, dünyamızın yaşam için en ideal yer olamayabileceği yönünde açıklamalarda bulundu. Ayrıca Dünya’dan farklı olan ve yaşamaya çok daha elverişli , sözde ‘’süper-yaşam’’ gezegenlerinin de bilim adamarınca göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.

uzay

Bu gezegenler Dünya’dan iki ya da üç kat daha yoğunlar ve kesinlikle daha çok dağlık alan bulunduruyorlar. Çok büyük ihtimalle de yaş olarak Dünya’dan büyükler. ‘’Dünya, sıcaklığın yeryüzümüze benzer gezegenlerde sıvı yüzey suyu bulunmasına imkan verdiği alanlar olan güneş sisteminin iç bölgelerinde yer almaktadır.’’, diyor Heller. ‘’Bu perspektiften bakacak olursak, Dünyamız yaşam için oldukça az uygun demek mümkün. Bu da akıllara şu soruyu getiriyor: Her geçen saniye büyüdüğünü bildiğimiz evrenimizde yaşamaya daha elverişli yerler olabilir mi?’’

Heller ve Weber Devlet Üniversitesi’nden yardımcı yazarı John Armstrong yaşam için ‘süper’ uygun gezegenleri,  Ocak ayının başlarında yayımlanan Astrobiyoloji adlı dergide tanıttılar.

Dergide, bu gezegenlerin sahip olabileceği birtakım özelliklere vurgu yaptılar. Onlara göre, bu gezegenlerde -büyük okyanuslardan ziyade- daha sığ su birikintileri, buzul çağlarının meydana gelmesinini engelleyen daha güvenilir bir küresel ısı deneticisi ve kozmik radyasyondan korunmaları için bir manyetik kalkan bulunmaktadır.

Heller’e göre bu teori,  astronomların teleskoplarını dünya dışı yaşam arayışında şimdiye dek pek de dikkat çekmemiş olan gezegenlere yöneltiyor olmaları gerektiği anlamına geliyor.

uzay yaşam

‘’Bu konuda odak noktasında bir değişiklik yapmak gerekiyor. Gelecekte yapılacak ‘yaşam barındıran gezegenler’ arayışına öncelik tanımak istiyoruz. Yani demek istiyoruz ki eğer yaşama dair kanıtlar bulmak istiyorsak sadece Dünya’ya benzeyen gezegenler üzerinde yoğunlaşmamalıyız.’’, şeklinde eklemelerde bulundu Heller.

Hangi gezegenlere yönelmemiz gerektiği hakkında bir tartışma yaşamaya gerçekten gerek var mı? Başka bir gezegende hayata dair ipuçları bulmamız ne kadar mümkün?

Heller’ın bu sorulara cevabı şu: ‘’İstatistiksel olarak konuşacak olursak, dünya dışı hayat olmama olasılığı gerçekten bir hayli düşük. Tarihte ilk kez -hem teknik hem de düşünsel olarak- yaşam barındıran gezegenleri bulup sınıflandırma fırsatına sahibiz. Bu sadece gözlem için ayırdığımız zamanı ne kadar verimli kullanabileceğimiz ile ilgili.

Heller dergide yayımlanan makalenin ‘yaşama süper  uygunluk’ kavramı hakkındaki bir tartışmanın çıkış noktası olmasını beklediğini belirtti. Ayrıca, bilim camiasının teoriye ilgi duymaya başlamasının biraz zaman alabileceğini dile getirdi.

‘’Yıllarca tek bir yönteme bağlı kalınca, fikirlerini değiştirip yenisine yönelmek oldukça zor geliyor.’’

 

Haber Düzenleme: Rafet KOCA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

reset password

Back to
log in