Yakın Geçmişte Modern Şehirler Altında Kalmış 10 Antik Keşif

Yakın Geçmişte Modern Şehirler Altında Kalmış 10 Antik Keşif

Neredeyse her şehir antik bir sit alanı üzerine inşa edilir. Daha büyük ve eski olan şehrin geçmişi altında yatar. Bazen arkeologlar nereye bakmaları

Roma Dönemine Ait Sapan Mermileri Açığa Çıkarıldı
Demir Çağına Ait En Eski Altın Eserler Bulunmuş Olabilir
2000 YILLIK KUŞ BANYOSU AÇIĞA ÇIKARILDI

Neredeyse her şehir antik bir sit alanı üzerine inşa edilir. Daha büyük ve eski olan şehrin geçmişi altında yatar. Bazen arkeologlar nereye bakmaları gerektiğini bildikleri ve azimle söylentileri takip ettikleri için muhteşem şeyler keşfederler. Fakat saklı tarihi tekrar keşfetmek söz konusu olduğunda, çoğu keşif tesadüfen gerçekleşir. Beklenmedik bir hazine en harikasıdır.

10 Ağaç Yol

Fotoğraf: CBC News aracılığıyla Sanal Araştırma Kütüphanesi

Fotoğraf: CBC News aracılığıyla Sanal Araştırma Kütüphanesi

Waterloo, Ontario’daki Kral Caddesi altından çok daha eski bir yol geçmektedir. Tarihi keşif daha önceden muhtemelen bir dizi ağaç kütüğüne benzeyen bir şey ile karşılaşabilecekleri konusunda uyarılan bir inşaat ekibi tarafından 2016’da gerçekleştirildi. Daha sonra bunun bölgenin en eski kalkınma zamanından kalma bir ağaç yol olduğu keşfini doğrulayan arkeologları çağırdılar.

Ağaç yollar bataklık ve benzeri bölgelerden yük arabalarının geçişini kolaylaştırmak için yol boyunca ağaç kütükleri yerleştirilerek inşa edilirdi. Waterloo’da ortaya çıkarılanlardan biri muhtemelen 1877’den önce inşa edilmişti. Göçmenler kumu kullanır ve ağaç gövdelerini sıkıca birbirine bağlarlardı. Bu geçişi daha kolay bir hale getirmiş ve çamurda saplı kalmak endişesini ortadan kaldırmış olsa da, yük arabası taşıyan atlar hala kayan kütükler nedeniyle yaralanmalar yaşıyordu. Yolun çok taraflı olması onu önceden kullananların iyi bir bakım yaptıklarını ve kapsamlı bir şekilde kullandıklarını göstermektedir.

Sonbaharın En Güzel 10 Yürüyüş Rotası

9 Roma Freski

Fotoğraf: Smithsonian aracılığıyla Londra Arkeoloji Müzesi

Fotoğraf: Smithsonian aracılığıyla Londra Arkeoloji Müzesi

2016’da bir hazine tuhaf bir şekilde Londra Arkeoloji Müzesi yeni bir ofis binası ararken keşfedildi. 21 Lime Caddesi altında bulunan keşif 2,4 metre genişliğinde ve 1,5 metre yüksekliğinde büyük bir duvar parçasıydı. Arkeologlar taş levhayı ters çevirdiklerinde Roma zamanından kalma gösterişli, el yapımı bir fresk buldular. Eser neredeyse 2000 yıllıktı ve biraz aile yaşamı ile birlikte zarif bir doğa manzarası sunuyordu: meyve ve bir şamdan etrafında büyüyen sarmaşığa benzeyen bir bitkinin yanı sıra beslenen bir geyik ve ağaçlar.

Freskin pigmentleri o zamanlarda gerçekleştirildiğini düşünmek çok zor olsa da İspanya’dan getirilmişti. Bu müze uzmanlarının eserin masraftan kaçınmayan ve büyük bir ihtimalle kendi çevrelerine gösteriş yapmak isteyen ( sadece ne kadar varlıklı ve şık olduklarını göstermek için) seçkin bir aile tarafından sipariş edildiği kanısını desteklemektedir.

İsrail’de Roma ve Bizans Döneminden Kalma Mozaik Bulundu

8 Gezer Sit Alanı

gezer-site

İncil’in gönderildiği zamanlarda Gezer’in Canaanite şehri kuşatmak için popüler bir yerdi. Gezer’e kim hâkim olduysa doğu-batı ticaret yollarının varlıklı damarına da oldu. Ünlü arkeolojik sit alanı yıllardır inceleniyordu fakat 2013’de çok daha farklı bir boyut kazandı: Başka bir şehrin üzerinde duruyordu.

Önceden Gezer’in altındaki katmanlar M.Ö onuncu yüzyıldan sekizinci yüzyıla kadar eskiye dayanıyordu fakat bilinmeyen ikinci yerleşim çok daha eskiye dayandığını kanıtladı. M.Ö 14. yüzyıl kalıntıları büyük ihtimalle başka bir Canaanite şehrine aitti fakat biraz Mısır esintisi de vardı. Eserler dünyaca daha çok Tutankhamun’un büyük babası olarak bilinen III. Amenhotep’in bok böceği muskasını içeriyordu. Önemli İncil-çağı şehirleri genellikle resmi çağlarından daha eskidir fakat Gezer’in Geç Tunç Çağı kökenleri beklenenden çok daha fazlasını geride bıraktı.

HRİSTİYANLIĞIN DOĞUŞU VE YAYILIMI

7 Uygarlığın Bin Yıllık Dönemi

bin-yillik-uygarlik

Gezer bir şehri saklarken, Beyrut birçok şehir üzerinde durmaktadır. 5000 yıldır Canaanite, Fenike, Helenistik, Roma ve Osmanlı uygarlıkları bu arkeolojik yelpazeye kendi etkilerini ekleyerek birbiri ardına doğdu. İnanılmaz zaman çizgisi Beyrut merkezdeki yıkıcı sivil savaştan sonra şehri tekrar inşa etmek için yapılan kazı sırasında gün yüzüne çıktı.

Bulgular arasında şehrin cardo maximus’u (kuzey ve güney ana caddesi) dâhil olmak üzere çeyreği Fenike ve Helenistik kültüre ait olan Roma kalıntıları, bir Canaatine höyüğü ve Bizans ticaret yeri vardı. En inanılmaz keşiflerden biri bir mozaik koleksiyonuydu. Yan yana yerleştirilen mozaikler 8200 metre uzunluğunda büyük bir sanat dizini oluşturuyordu. Beyrut’un M.Ö yaklaşık 3000 yılında kurulduğuna zaten inanılıyordu fakat bu durum bunu kanıtladı.

Hasan Sabbah, Haşhaşiler ve İntihar Eylemleri -Bölüm 1-

6 Britanya’nın En Eski Yazması

Fotoğraf: New Scientist aracılığıyla Londra Arkeoloji Müzesi

Fotoğraf: New Scientist aracılığıyla Londra Arkeoloji Müzesi

Britanya’nın en eski yazmaları birçok ilki ortaya çıkarabilir. 2016’da 405 saklı ahşap yazı tableti Londra’nın ortasındaki yer altı nehrinin altında bulundu. Bu ender Roma iletişimleri onları Birleşik Krallık’ta ortaya çıkarılan en eski yazmalar yapan M.S 43 ve 80 yılları arasından izler taşımaktadır.  Romalıların Britanya’yı istila ettiği yıla dayanan Latin deyişleri istilacılar tarafından inşa edilen bir şehir olan Londra’nın ilk topluluğa yeni bir bakış açısı getirmektedir.

Diğer yazma borç dağıtacak kişi için geçimsiz işletmeler hakkında bazı tavsiyeler verirken, borçlar için renkli bir savunmayı da içermektedir. Londra isminin ilk kez geçtiği yazma, ilk IOU ve alfabede harfler bulunan muhtemelen ilkokuldan bir tablet de bulundu. Askerler, yargıçlar ve iş adamlarının hepsi arkeologların bu eski şehir toplumunu daha iyi anlamalarına yardımcı olacak mesajlar bırakmışlardı.

Stonehenge Yakınında 6000 Yıllık ‘eko ev’ Bulundu

5 Ehecatl-Quetzalcoatl Tapınağı

ehecati-tapinagi

Meksiko’da arkeologlar 2016’da bir süpermarket altında antik çömlek ve sekiz insan iskeleti bulduklarında hiç de şaşırmadılar. Ancak onları heyecanlandıran şey tapınağın beklenmeyen görünümüydü. Yıllardır müşteriler ayaklarının altında yatan Mexica-Tlatelolca insanlarının rüzgâr tanrısı, Ehecatl-Quetzalcoatl’ına adanan kutsal sit alanından habersizdi. Dünyadaki diğer antik tapınakların ihtişamıyla boy ölçüşemeyecek fakat kayda değer bir keşif olarak kalacak.

Tapınak temelde 1,2 metre yüksekliğinde, 11 metre çapında zarar görmemiş orijinal beyaz sıvası ile yuvarlak bir şekildedir. Eski İspanyol şehri Tlatelolco’nun rahipleri tanrılarını onurlandırmak için kuş parçaları, kemikleri, ördekgagaları, maymun heykelleri, obsidiyenler, kaktüs dikenleri ve hatta bebek insan gibi hediyeler bırakırdı. 650 yıllık zemin alışveriş merkezi kalkınma planının tam ortasındadır fakat ziyaretçilerin görebilmesi için korunacaktır.

Antik Dönemin En Etkili 10 Psikolojik Savaş Taktiği

4 Malta Tünelleri

Fotoğraf: National Geographic

Fotoğraf: National Geographic

Akdeniz adası olan Malta bir yer altı sırrı saklar. Yüzyıllardır Hristiyan ordusu kumandasındaki Malta Şövalyelerinin Malta’da Müslüman birlikler ile savaşırken şık bir yer altı kompleksi inşa ettikleri iddia edilmektedir. 2009’da inşaat müfettişleri Valletta başkentinin altında tüneller buldular. Ağ adanın işgal edildiği 16. ve 17. yüzyıllara dayanmaktadır.

Uzmanlar tünellerin savaş düzenine sokulan Valletta’yı önündeki uzun yıllar için kanalizasyon sistemi ve temiz içme suyu ile kutsayan bir boru tesisatı olduğuna inanıyor.  Yüzlerce yıllık kapakçık ve borular içeren iyi inşa edilmiş geçişler bir insanın geçebileceği kadar genişti ve şövalyelerin savunmaya ulaşmalarını sağlıyordu. Arkeologlara göre gizli taşıt yolları ve tamamıyla yer altında olan bir Valletta gibi diğer söylentiler mümkün değildir fakat hala yeterli kanıt yoktur.

Merak Uyandırıcı ve Gizemli 10 Arkeolojik Kazı Alanı

3 Antidepresan Fabrikası

Fotoğraf: Sedat Yetiş

Fotoğraf: Sedat Yetiş

2007’deki kuraklık Türkiye’deki Küçükçekmece Gölü’nün çoğunun buharlaşmasına neden oldu. Arkeologlar kuraklığa maruz kalan kıyılar biraz tarih kokmaya başlayınca onu daha yakından incelediler ve hayal kırıklığına uğramadılar. Çok geçmeden büyük ölçekli bir ilaç fabrikası ortaya çıkardılar. Havanlar, havanelleri, pişirme kapları, spatulalar ve tıbbi aletler gibi malzemeler gün yüzüne çıktı. Sit alanının tabiatını doğrulayan şey 700 ilaç şişesiydi. Her biri bir başka tedavi içeriyordu. İkisi incelendi ve depresyon ve kalp rahatsızlıkları için 1400 yıllık ilaçlar oldukları ortaya çıktı.

İlaç şişeleri antik tıbbın en büyük stoğunu temsil ediyor ve hazırlama malzemeleri ile birlikte fabrikanın yanmış kalıntıları arasından yeniden keşfedildi. Yıkım M.S 646’da İstanbul’un düşmanı olan Avar İmparatorluğu tarafından gerçekleştirildiği düşünülen saldırının ilk göstergesidir. Gölün kalan suyunda daha fazla eser olabilir fakat nükleer ve endüstriyel kirlilik araştırmayı çok riskli hale getirmektedir.

İstanbul Avcılar’da 1400 yıllık ilaç şişeleri bulundu

2 Kubilay Han’ın Sarayı

kubilay-han

Çinli tarihçiler Kubilay Han’ın sarayının bir zamanlar Pekin’in Yasak Şehri’nin şuan ki mevkisinin yakınlarında bulunduğundan şüpheliydi. Tarihsel olarak konuşursak, saray her zaman ödülünün peşindeydi. 2015’te Yasak Şehir’deki bakım çalışmaları sırasında Yuan Hanedanı’na  (1271-1368) ait çini ve porselen parçaları keşfedildi. Bu çiniler Han’ın Çin’i yönettiği çağdan kalma olduğu için büyük bir bilimsel ilgi uyandırdı. Artık araştırmacılar uzun zamandır kayıp olan Moğol fatihinin sarayını Yasak Şehrin etrafında değil onun bizzat altında arıyordu.

Daha derine indikçe Ming ve Qing hanedanlarına ait bulgularda gün yüzüne çıktı. Arkeologlar şuan Ming Hanedanı’nın Kubilay Han’nın asil yapılarını her bir tuğlasına kadar yıktığına ve yerlerine Yasak Şehrin ünlü bahçe ve saraylarını inşa ettiğine inanmaktadır.

1 New York  Yeraltı  Mezarları

Fotoğraf: Guardian aracılığıyla New York şehri Tasarım ve İnşa Departmanı

Fotoğraf: Guardian aracılığıyla New York şehri Tasarım ve İnşa Departmanı

1965’te bir elektrik şirketi bir yer altı mezarına rastladı. Kötü kayıt tutma nedeniyle iskelet dolu mezarın yeri ortadan kayboldu. Daha sonra 2015’te Washington Square Park altındaki 100 yıllık suyolunu değiştirmek için yapılan kazı sırasında korkunç dinlenme yeri kendini bir kez daha açığa çıkardı. Bu sefer bir sürpriz ile geldi: yan yana olan iki yer altı mezarı.

İkinci mezarın içinde 20 saf ahşaptan tabut vardı. İlki karışık insan kemikleriydi. 200 yıllık bölmeler uzun duvarlar ve kavisli tavanları ile 4,6 metre genişliğinde ve 8,2 metre uzunluğundaydı. Ahşap kapılar bilinmeyen yerlere çıkıyordu.

Washington Square Park bir zamanlar mezarlıktı. Sivil Savaş’tan sonra toplumun istenmeyen, isimsiz mezarları ve sarıhumma salgınından ölenler bir zamanlar oraya gömülürdü. İkiz yer altı mezarları 18. yüzyıl Sedir Sokağı Presbiteryen Kilisesi’ne ait olabilirdi fakat kayıt tutmadılar ki bu yüzden kalıntılar belirsizdir.

New York’un Ortasında 2 Yüzyıllık Mezar Taşları Ortaya Çıkarıldı

Çeviri: Belgin Avşar

Kaynak: Listverse

COMMENTS

DISQUS: 0
15000onon