Ürdün’ün Kurşun Kitapları (Kodeksleri) Restorasyonu ve Sahtecilik

Ürdün’ün Kurşun Kitapları (Kodeksleri) Restorasyonu ve Sahtecilik

Yaklaşık 2005 yılında, Kuzey Ürdün'deki bir mağarada bulunan Ürdün Kurşun Kodeksleri'nin bir bölümünü oluşturan bir kurşun kodeks heyecan verici sonuç

Yalova’da 6 Kilometre Uzunluğundaki Su Kemerleri Restore Edilecek
Ürdün’deki Beit Ras Kentinde Erken Roma Dönemi’ne Ait Mezar Ortaya Çıkarıldı
Khufu’nun ikinci güneş teknesinin 3bin yıllık ahşap kirişi bulundu

Yaklaşık 2005 yılında, Kuzey Ürdün’deki bir mağarada bulunan Ürdün Kurşun Kodeksleri’nin bir bölümünü oluşturan bir kurşun kodeks heyecan verici sonuçlarla, Surrey Üniversitesi Işın Demeti Merkezi’nde test edildi.

Üniversite’nin Işın Demeti Merkezi Başkan’ı Profesör Roger Webb ve yönetici Liasion Fellow, Profesör Chris Leynes, Amman’daki Antikalık Bölümü’nden ödünç alınan bir kurşun kodeksin, genelde modern kurşun örneklerinde görülen atmosferik polonyumdan kaynaklanan radyoaktivite bulundurmadığındanı doğruladı. Kurşun kodeks yüzyıl önce eritilmişti. Karşılaştırmalı ölçümler, ölçüm protokolünü doğrulamak için Dorset’t ki bir kazı alanından çıkarılan eski bir Roma kurşun örneğinden yapılmıştır.

Test sırasında kurşun kitap örneklerinden hiç bir alfa parçacık emilimi saptanmadığından, algılanabilir Kurşun 210 izotopuna sahip olmadığı için kurşun yeni üretim değildi.

Artan inşa tekniği(sayfaların erimiş halden dökülmesi anlamında) yazı ve dekorasyonun üretim noktasından sonra herhangi bir zamanda eklenememesi anlamına gelmektedir. Nodus Merkezi’nde 2012’de alınan kütle spektrometre (parçacık kaynaklı X-ray ışını emisyonu) sonuçlarıyla değerlendirildiğinde, metalin önemli kalay, atimon ve diğer katışıklarla bileşimi, metalin yeni olmasını gösterir.

urdun-magarasi

Roger Webb’e göre, 50 yıllık kurşun, yaklaşık 50 yıl önce 1960 yıllarında laborotuvarda kurulan kurşun kalkanında kullanılan kurşunun yeni olduğu hakkında önemli sinyaller verir.

Bu yüzden kodekslerdeki kurşun myhtemelen ve yaklaşık 100 yaşındaydı. 100 yıl önce Ölü Deniz Parşömenleri yeni keşfedilmişti ve o dönemin anlayışını bilimsel bir şekilde değiştirdi. Bilimsel düzeylerde, yapıtlardaki sahtecilik en son akademik araştırmaları gerektiriyordu. Serbest analist Mathew Hood, BEng, MSc, CEng, FRINA, MAPM, CDipAF, MIET, RCNC, Savunma Bakanlığı personeli 20 yılı aşkın süredir ve 2009’dan bu yana kodeksleri inceleyen Futre Royal Yacht Proje Müdür Yardımcısı’na göre orijinal koleksiyon içindeki bazı eserler sergilenen aşınma seviyesi, özellikle organik bileşenlere geri dönen metallerin sayesindeki mineral kristallerin görünür oluşumu, bu eserlerden bazılarının yaşlarına dair güçlü kanıtlar sağlar.

Nesnelerin saklandığı ve ya depolandığı çevresel koşullara bağlı çürüme ve aşınmada değişmeler olabilirken, metal içerisinde çürümeye neden olan güçlü bir madde vardır. Doğal haline dönebilmek için atom seviyesinde oksitlenir ve parçalanır.

Bu durum bir kaç yüzyıllık kurşun nesnelerinde görülmez ve yapay hızlandırıcıyla üretmek mümkün değildir. Bu, nesnelerin çok eski olduğuna dair yazı çalışmasıyla uyumlu güçlü kanıtlar sağlar ve yaklaşık 2000 yıllık olduklarına dair fikirler önerebilir. Özelliklerin bazıları, ondan daha büyük olma ihtimali olan bir kaç nesne ile uyumludur. Müzelerdeki bronz çağı ve demir çağı eserleriyle ve yüksek çözünürlüklü görsel ve fotoğrafik karşılaştırmalardan elde edilmiştir. Blogcular tarafından eklenmiş sahtecilik şüphesi ve Times Literary Supplement’de yayınlanan bir not metalin çeşitli bağımsız testleri ve henüz yayınlanmamış uzman tarafından tersi ispat edildi. Kodeks araştırmasında faaliyet gösterenlerden hiç biri antikalığından şüphe duymuyordu. (Bernhard Lang, Emekli Din Profesörü, Paderbon Üniversitesi, Aziz Andrews, Dr. Theol. Habil, Eleve Titulaire de I’Ecole Biblique.)

2008’den bu yana bazı eserlerin detaylı mikroskobik incelemesi ve yüzlerce detaylı fotoğrafın yanında 12 laboratuvar testlerinden toplanan kanıt, patinanın büyümesi ve metalin çürümesiyle alakalı bir sürü veri sağlar ve çok eski zamanlara ait gerçek bir eser olduğunu doğrular. Kiliseler, çatı ve diğer arkeolojik alanlardan bilinen yaşların kurşun örnekleriyle karşılaştırılması, bu cisimlerin en azından bazılarının 100 yıldan fazla olduğuna dair güçlü kanıtlar sağlar. Alfabe karakterleri, şekilleri ve içerikleri çalışmasından elde edilen bir diğer kanıt ise, bu nesnelerin gerö ek olduğunu destekler ve daha fazla araştırmayı hak ettiğini belirtir. Bu nesnelerin bulunduğu alanların korunması ve doğru çalışma yapabilmek için dolandırıcılık ve sahtecilik yapan bazı bilim adamları ve blogcuların işine son verilmelidir. Bu ek kanıt, nesnelerin amaç ve anlamlarının daha iyi yorumlanmasına ve ya ve daha doğru tarihlenmesine olanak sağlar.

Ürdün Kodeksleri milattan önce birinci ve ikinci yüzyıllara dayanan 70 kadar halkalı kitaptan oluşan bir seriden ortaya çıkmıştır. Dilbilim analizlerine göre, bunlar Hebrew-Christian belgelerinin ilk ve varlığını sürdüren tek kanıtlarıdır. İlk araştırmalar koleksiyonu bir kısmının birinci yüzyıla diğer kısmının ikinci yüzyıla ait olduğunu göstermiştir. Seçkin arkeometalürji uzmanı ve eski Amman Antikalık Müdürü Dr. Ziad Al Saad, arkeolojik alanı Ürdün’ün tarihsel açıdan en önemli yerlerden biri olduğunu söyledi. Yarmouk Üniversitesi Arkeoloj ve Kouma profesörü ve Amman’daki Antikalıklar Bölümü eski genel müdürü Ziad Al Saad: ”Bu el yazıları Ürdün’ün mirası ve küresel mirasımızdır. En kısa zamanda onu dünyanın geri kalanıyla paylaşmayı umuyoruz.”dedi.

Çeviri: Gülizar Çakmak

Kaynak: archaeologynewsnetwork

YORUMLAR

YORUMLAR

DISQUS: 0

HABER BÜLTENİ

15000onon