Arkeoloji ve Gezi Kültürü Dergisi

Mumya Kalıntılarının Analizi: Antik Mısırlılarla Orta Doğulular Arasında Bir Bağlantı Var Mıydı?

0 52

Mısır birçokları tarafından, tabiatının gerektirdiği gibi bir Afrika uygarlığı olarak düşünülmektedir. Fakat antik Mısırlıların modern Mısırlılara oranla, en azından genetik olarak, daha az Afrikalı olduğuna dair kanıtlar bulunmaktadır. Günümüzde yapılan genetik çalışmalar, antik Mısır halkının Ermenistan gibi Yakın Doğu toplumlarıyla bağlantıları olduğunu göstermiştir. Bu çalışmalar aynı zamanda, Orta Doğu’dan Kuzey Afrika ve Avrupa’nın bir kısmına yapılmış büyük göç fikriyle ve göçle gelen nüfusun bu bölgelerdeki yerli halkların arasına karışmış olduğu teorisiyle tutarlıdır.

Günümüz Mısır halkı, Sahra altı Afrika ile aralarında oldukça fazla genetik ve kültürel bağ bulundurmaktadır. Arkeologlar da uzun bir süre, Mısır uygarlığının uzak güneyde yaşayan topluluklara benzer şekilde Nil Nehri kıyısında gelişen köylerden oluştuğuna inanmışlardır. Şimdiye kadar yapılan arkeolojik araştırmaların yanı sıra modern Mısır genetik çalışmaları da bunu destekler niteliktedir. Buna rağmen antik Mısır mumyaları üzerinde yapılan çalışmalar bize, ortada bundan daha karmaşık bir durum olduğunu göstermektedir.

### Nil Nehri’nin Hikayesini Merak Ediyorsanız Bu Yazımızı Mutlaka Okumalısınız

Laboratuardaki Mısır’lı bir Mumya

Mısır Mumyalarının Kalıtları Üzerindeki Araştırmalar

Günümüzde yapılan bir araştırmada, en az 90 mumyadan genetik örnekler alındı. Arkeologlarla birlikte çalışan genetisyenler, mumyaların Orta Doğu’yla, özellikle de Anadolu ve Doğu Akdeniz Bölgesi’yle daha fazla genetik bağlantısı olduğunu ortaya çıkardılar. Bu da, modern Mısırlıların antik Mısırlılara göre daha Afrikalı olduklarını ileri süren ilginç bir bulguydu.

Antik Mısırlılarla Suriyeliler ve Ermeniler gibi Orta Doğu toplulukları arasında daha fazla genetik benzerlik olduğu bulgusuna yapılacak olası açıklamalardan biri Hiksoslardır. Hiksoslar M.Ö. 1650 yılından önceki bir dönemde Nil deltasını işgal etmiş ve yerli bir hanedan tahtı ele geçirinceye kadar Mısır’ın yönetimini devralmış bir Orta Doğu topluluğudur.

İlgili Yazılar
1 252
Hiksos firavunu Apofis’in adını taşıyan tılsım. Sabun taşından yapılmış bu tılsım İkinci Ara Dönem’e aittir.

Bu açıklama, Orta Doğu genlerini taşıyan Mısır soylularının ve kraliyetinin mumyalanmış kalıntıları olduğu gerçeğiyle örtüşmektedir fakat sıradan halkın genellikle mumyalanmadığı da bir gerçektir ve bu sebeple de “Hiksos” hipotezini test etmek için kullanılması gereken halka ait genetik kalıntılar günümüzde bulunmamaktadır. Mumyaların birçoğunun Hiksos olmasına ek olarak, muhtemelen Hiksoslar ve yerli soylular arasında da evlilikler yapılıyordu.

Bu önermeye dair tek problem, test edilen mumyaların çoğunun M.Ö. 1380 ile M.S. 425 yılları arasına, yani Hiksosların Mısır’dan ayrılmasından (M.Ö. yaklaşık 1550) epey sonrasına ait olmalarıdır. Fakat yine de Mısırlı firavunların, asıl Hiksoslar gönderildikten sonra dahi kısmen de olsa Hiksos soyunu devam ettiriyor olması mümkündür.

### Mısır Mumyalama Sanatı Hakkında Merak Ettikleriniz Bu Yazıda

Hiksos savaş arabası resmi

Tartışmalı Bir Bağlantı

Antik Mısır’la Doğu Akdeniz Bölgesi ve Anadolu arasındaki bağlantının tartışmalı olmasının bir nedeni de birçok Afrikalının antik Mısır’ın bir Afrika uygarlığı olmasıyla gurur duyuyor olmasıdır. Antik Mısır’ın Orta Doğu’yla daha çok bağlantısı olması iddiası bazılarınca, antik Mısır’ın başka bir Orta Doğu uygarlığı olduğunu ve tam olarak Afrikalı olmadığını söyleyerek Afrika uygarlıklarının erdemlerini bir kez daha inkâr etmek olarak görülebilmektedir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.