Kötü Kadın “Lilith” İyi Kadın “Havva” Bölüm – 1

Kötü Kadın “Lilith” İyi Kadın “Havva” Bölüm – 1

GİRİŞ Kadın erkek ilişkileri Sümer Destanlarından beri belki de çok daha öncesinden itibaren toplumu ilgilendiren ve belirli kurallar ile düzene konu

Lilith: Dişi Şeytan, Karanlıklar Tanrısı ya da Seks Tanrıçası?
Kötü Kadın “Lilith” İyi Kadın “Havva” Bölüm – 3
Kötü Kadın “Lilith” İyi Kadın “Havva” Bölüm – 4 (Son)

GİRİŞ

Kadın erkek ilişkileri Sümer Destanlarından beri belki de çok daha öncesinden itibaren toplumu ilgilendiren ve belirli kurallar ile düzene konulmaya çalışılan bir konudur. Fakat bu kurallar konulurken her zaman için kadın ikinci plana itilmiş ve erkeği bir adım gerisinde durmuştur. Kutsal kitaplarda Havva, Adem’e eş olması için Adem’in kaburga kemiğinden yaratıldığı yazmaktadır. Bu olaydan yola çıkarak pek çok kural koyucu kadını erkeğin hizmetine vermiş. Kadının en kutsal görevi annelik olarak görülmüş fakat annelikte erkeğin soyunu devam ettirme aracı, bir taşıyıcı olarak görüldüğü için kadın gene ikinci plana atılmıştır. Lilith bütün bu düzene karşı çıktığı için toplumda kötü kadın örneği olarak gösterilmiştir fakat yüzyıllar yıl onun bu baş kaldırışı ezilen kadınlar için bir örnek teşkil etmiş bir umut ışığı olmuştur.

lilith-adem-havva

ÇAĞLAR BOYU LİLİTH

Günümüzde dahi etkileri süren, toplumun bilinçaltına işlemiş olan Lilith efsanesinin kökeni M.Ö. 3. binyıla dayanmaktadır. Lilith ismini çağrıştıran ilk isme M.Ö. 2400 dolaylarında Sümer Kraları listelerinde rastlanmaktadır. Bu listelerde belirtilene göre Gılgamış’ın babası Lillu isimli bir nefildir. Nefiller, Tevrat’taki yeryüzüne düşürülmüş olan ilahî varlıklarla insan kızlarının cinsel ilişkilerinden doğan çocuklara verilen isimdir. İbranice “nefilim” sözcüğü, “düşmüş kimseler” anlamına gelir. Onlar zorbadır. Aynı kelime, daha sonraki dönemlerde Kenan ülkesinde yaşamlarını sürdüren savaşçı devler için de kullanılmıştır. Dolayısıyla Tanrı oğulları, yani Tanrı’dan korkan ailelerden yetişmiş kişiler tanrısız ve günahkâr insan kızlarıyla izdivaç ettiğinde soyları, “kahramanlar” ya da “ünlü kişiler” olarak bilinmiştir. Lillu’da bu kahraman soyluların kanından gelmektedir. Lillu dışında bilinen üç nefil daha vardır. Diğer üç nefilin adları ise Lilitu ( Lilith ), Ardat Lili, ve Irdu Lili’dir.

M.Ö. 7.yüzyıla gelindiğinde Lilith form değiştirir. Kuzey Suriye’de bulunan Arslan Tash’da 1933 yılında yapılan kazılarda bulunan kireç taşı tabletlerden birinde, kanatlı bir sfenks üzerinde Fenike alfabesi ile yazılan bir metinde Lilith ismi geçmektedir. Söz konusu tablet doğum yapan kadınlara yardımcı olacak büyülü sözleri içeren bir metindir. Görüldüğü gibi Asur ve Yeni Babil Krallıkları döneminde bile Lilith efsanesi önemini koruya gelmiştir.

Akat dilince lilu, ruh demektir. Bu kelimenin masculen hali lili, feminen hali ise lilitu olarak Nippur yazıtlarında geçmektedir.

Mishnah’ın Niddah bölümünde Lilith, yarı insan kanatlı bir dişi iblis olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamanın benzeri tartışmalı da olsa Tevrat’ın Yeşaya Kitabı 34. bab 14. satırda geçmektedir. Söz konusu satır şu şekildedir; ‘’Yabanıl hayvanlarla sırtlanlar orada buluşacak, tekeler karşılıklı böğürecek. Lilith oraya yerleşip rahata kavuşacak.”

havva-ve-lilith

Peki, Lilith neden rahata kavuşacak? Mevcut durumundan neden rahatsız?

Bu iki sorunun cevabını ise Tevrat’tan çok daha eski bir kaynakta, Gılgamış Destanı’nda Gılgamış ve Huluppu Ağacı öyküsünde geçmektedir. Gılgamış Destanı’nda anlatıldığına göre Huluppu Fırat Nehri kıyısında ve yaratılış günlerinde dikilmiş bir söğüt ağacıdır. Lilith evini bu ağacın dallarına inşa eder. O sırada da bir ejderha yuvasını bu ağaca kurar ve bu yuvada yavrular. Kral Gılgamış, büyük bronz baltası ile bu büyük dragonu öldürür fakat dragonun yavrusu dağlara kaçar, dehşete kapılan Lilith ise gözyaşları içerisinde evini terk ederek çöle gider. Gılgamış’ın ağacı kurtarmasından sonra, Uruk halkı ağacı keser ve ağacın bir parçasını Inanna’ya tahtını ve yatağını yapması için verir. Öykünün bir başka versiyonunda ağaçta yaşayan üç canlının, ağacın köklerinde yaşanya bir yılan, gövdesindeki kovukta Lilithu adında bir ifrit ve taç kısmında ise aslan başlı, kartal gövdeli bir kuş olan Anzu’nun yaşamakta olduğu anlatılmıştır. Ortaçağ eserlerinde ve yazmalarında görülen, Âdem ve Havva’yı ilk günaha teşvik eden yarı yılan yarı insan Lilith’in bu efsanede anlatılan iki yaratığın birleştirilmesi ile yaratılmış olması mümkündür.

adem-havva

Görüldüğü gibi Lilith çöle kaçmıştır ve orada yaşamaktadır. Rab’in insanları cezalandıracağı gün Lilith’de insanların ondan almış olduğu yuvasına dönecektir. Huluppu’nun Fırat Nehri kıyısında olması ve Lilith’in kaçtığı Eden Bahçelerinin de Fırat kıyısında bulunması bu her iki mitin çıkış noktalarının aynı olduğunu bize göstermektedir. Lilith, Eden Bahçeleri’nden kaçınca Huluppu ağacına sığınmış olmalıdır.

Lilith, Talmud’da sözü geçen bir yaratıktır. Erken dönem Talmud anlatılarında uzun saçlı ve kanatlıdır bir yaratık olarak betimlenir. Rabbi Shlomo Yarchi’nin yorumlarına göre Lili’ler (Lilith, kelimenin feminen tekil kullanımı) insan formundadır fakat kanatları vardır. İnsan eti ve kanı ile beslenirler, vücutsuz ve ruh halindedir. Lilith bu dönemde form olarak oldukça Cherubim’a benzemektedir. Rabbi Shlomo Yarchi’nin yorumladığı erken dönem Talmud anlatılarına göre iblislerin ruhları beşinci günün sonunda yaratılmıştır ve Rab, bu iblislerin vücudunu tamamlayacak vakit bulamamıştır. Bu vücutsuz iblisler bir vücuda sahip olmak için insan erkeklerin spermleri etrafında dolaşıp durmaktadırlar, amaçları ise bir nefil olup vücut sahibi olabilmektir. M.S 3.yüzyılın ilk yarısında yaşayan Rabbi Hanina’nın öğretilerinde bu mitin toplum üzerinde ki etkileri görülebilir. Rabbi Hanina, evli bir adamın yalnız başına uyumasının çok tehlikeli olduğunu çünkü kötü ruhların vücut sahibi olabilmek için o adamı kullanabileceğini söylemektedir. Hanina’nın öğretilerinde konu edindiği bu mitin kökenin Ortadoğu olduğunu Nippur’da yapılan kazılarda bulunan Nippur Kaseleri’de görebiliyoruz.

ÇAĞLAR BOYU LİLİTH HİKAYEMİZ DEVAM EDECEK…

Yazı: Uğurcan Uludağ, Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klasik Arkeoloji, Yüksek Lisans Öğrenci,

u-can@windowslive.com

KAYNAKÇA

Patai  1964 R. Patai, ‘’ Lilith ‘’ The Journal of American Folklore, Vol 77,  295 – 314.

Hoffeld 1968 J. M. Hoffeld, ‘’ Adam’s Two Wives ‘’ The Metropolitan Museum of Art Bulletin, Vol 26, 430-440.

Russel – Briggs 1981 W . M. S. Russell ve K. M. Briggs, ‘’ The Legends of Lilith and of the Wandering Jew in Nineteenth-Century Literature’’ Folklore, Vol 92, No. 2, 131 – 140.

Dan 1980 J. Dan, ‘’ Samael, Lilith, and the Concept of Evil in Early Kabbalah ‘’ AJT Review, Vol 5, 17-40.

Kitab-ı Mukkades

Graves – Patai 1965 R. Graves – R. Patai, ‘’ Hebrew Myths: The Book of Genesis’’ The Journal of American Folklore, Vol 78, 356-358.

Zohar

Rosenberg  2006 Rosenberg, Dünya Mitolojisi – Büyük Destan ve Söylenceler Antolojisi, Ankara, 2006, s. 22.

Acıpayamlı 1974 O. Acıpayamlı, Türkiye’de Doğumla İlgili Adet ve İnanmaların Etnolojik Etüdü, Yayın No.68, Araştırmalar Serisi No.57 Erzurum, 1974, s. 11.

Erhat 1993 A. Erhat, Mitoloji Sözlüğü, İstanbul 1993.

Özbay 2004 E. Özbay, ‘’ Adem – Havva – Lilith Figürleri İzlediğinde Bir Olanaksızlık Miti: Aşk ‘’ İdil Dergisi, Cilt 2, Sayı 10, İzmir, 2004 , sayfa 45, 46.

Lesses 2001 R. Lesses, ‘’ Exe(o)rcising Power: Women as Sorceresses, Exorcists, and Demonesses in Babylonian Jewish Society of Late Antiquity’’ Journal of the American Academy of Religion, Vol 69,  343-375.

Gaines 2014 J. H. Gaines, ‘’Lilith’’ Bible History Daily, Sayı Eylül 2014.

Ercan 2014 C. A. Ercan, ‘’Mitolojide Çocuk Katili Kadınlar: Lilith, Lamia, Medea’’ Zeitschrift für die Welt der Türken, Vol 5, No 1, s. 97.

COMMENTS

DISQUS: 0
15000onon