Arkeoloji ve Gezi Kültürü Dergisi

İnsanlık İçin Bir İlk ‘2 Milyon Yıl Öncesine Tarihlenen Taş Aletler’ Bulundu

Kazıyı yürütmekte olan arkeologlar, bulguların iklimin daha iyi olduğu bir zamandan kaldığını rahatlıkla söyleyebileceklerini ifade ediyorlar

Dabsa Vadisi’ndeki taş eserlerinin çoğunun bulunduğu alan. Alan şimdi tamamen çoraklaşmış olan çölün bir parçası haline gelmiş. Eskiden bitki ve yaban hayatını destekleyen, daha sulak bir iklime sahipti. Fotoğraf: Andrew Shuttleworth
1 91

Suudi Arabistan’da çoğunluğu 1.76 milyon yıl öncesine ait  binden fazla taş eser keşfedildi. Keşfedilen bulgular, insanlığın Afrika’daki evrimi ve dünyaya yayılışı hakkında yepyeni bilgiler sunabilir.

Suudi Arabistan’ın güneybatısında, Kızıldeniz yakınlarında bulunan Dabsa Vadisi’nde, çoğunluğu 1.76 milyon yıl öncesine kadar tarihlenen binden fazla taş eser keşfedildi.

Günümüzde kurak bir çevre içerisinde keşfedilen bu eserler, iklimin daha yaşanılır olduğu bir dönemi işaret ediyor; araştırmacılar, Afrika’daki farklı hominlerin (insansıların) kıtadan nasıl ve ne zaman ayrıldığı konusunda ipucu sağlayabileceğini düşünüyorlar.

Sitemizde Bulunan Tüm Evrim Yazılarına Buradan Ulaşabilirsiniz

Taş eserlerin arasında el baltaları, kesiciler (bir tür bıçak), sıyırıcılar (hayvan derilerini etten sıyırmak için kullanılır), mızrak uçları, deliciler (deri veya et üzerinde delikler açmak için kullanılan taş aletler) ve çekiç taşları bulunuyor. Araştırmacıların aktardığı kadarıyla, el baltalarından biri beklenmedik ölçüde ağır ve ağırlığı 3.6 kilo. Bulgular, “Antiquity” dergisinin 2017 yılı Aralık sayısında ayrıntılı biçimde sunulmuş.

Arkeologlar, araç tasarımlarına bakarak, eserlerden birçoğunun 1.76 milyon yıl ilâ 100 bin yıl önce yapılmış taş aletleri tanımlamak için kullanılan “Acheulian” (paleolitik) döneminden kalma olduğunu söyleyebileceklerini ifade ediyorlar. Araştırmacılar, bu zaman zarfında Dabsa Vadisi’nde keşfedilen çeşitli eserlerin tam olarak hangi tarihte yapıldığının henüz belirlenemediğini belirtiyorlar.

Araştırmanın lideri Frederick Foulds, “Vadide bulunan büyük taş eserler grubuyla bağlantılı olarak tüf (volkanik bir taş türü) ve kazı alanındaki bazalt kayalıkları tarihlendirebilmeyi umuyoruz,” diyor. İngiltere Durham Üniversitesi’nde arkeoloji profesörü olan Foulds, ekibin bulgular hakkında daha kesin tarihlere ulaşmasının ardından, araçları ne tür homininlerin (insansı canlılar) ürettiğinin belirlemesinin de mümkün olabileceğini belirtiyor.

İlgili Yazılar
1 252

Dergimizde Yer Alan Tüm Paleolitik Dönem Yazılarına Buradan Ulaşabilirsiniz

Fotoğraftaki el baltası yaklaşık 8 kilo ağırlığında ve benzerlerinden daha ağır. Dabsa Vadisi’nde ve çevresinde bulunan taş eserlerin birçoğu 1.76 milyon ilâ 100 bin yıl önceye tarihleniyor. Araştırmacılar, bulgular hakkında daha kesin tarihlendirme yapmaya çalışıyorlar. Fotoğraf: Andrew Shuttleworth ve Frederick Fould

DAHA SULAK BİR DÖNEM

Kazıyı yürütmekte olan arkeologlar, bulguların iklimin daha iyi olduğu bir zamandan kaldığını rahatlıkla söyleyebileceklerini ifade ediyorlar. Foulds, “Bugün belirli noktalarda iklim (eskiye oranla) daha kurak,” diyor. “Çok daha sulak bir dönem boyunca, su birikintileriyle oluşan sert, kuru kayaların üzerinde yürüyor olmamız biraz garip; bu yerleşimin çok eski ve sulak dönemlerde kullanıldığını düşünüyoruz.”

Foulds, dünyada son 2.5 milyon yılda yaşanan buzul döngülerine eşlik eden büyük küresel iklim değişikliklerin tetiklemesiyle, tüm Arap Yarımadası’nın ikliminin birçok defa değiştiğini belirtiyor.
Foulds, “Buz tabakalarının en büyük yaygınlığa eriştiği dönemlerde, Sahra ve Arap çöllerinde yaygın bir kuraklık yaşanıyordu; ancak buz tabakalarının küçüldüğü dönemlerde, bu bölgelerin iklimi oldukça yağışlıydı,” diyor.

Yayın hakları çerçevesinde alıntılanan yazının ancak belirli bir kısmını yayınlayabiliyoruz. Eğer tamamını okumak isterseniz Gazete Duvar‘ın sitesini ziyaret ederek okuyabilirsiniz. Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayınız

Diğer İlgili Antropoliji Yazılarına Bu Linklerden Ulaşabilirsiniz

Kaynak Gazeteduvar
1 yorum
  1. Neresi diyor

    İnsanlık tarihi için çok önemli.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.