Arkeoloji ve Gezi Kültürü Dergisi

Hindistan’daki Bilinen En Eski Petroglif Bir Süpernovayı Betimliyor Olabilir

Uzmanlar, keşfin şimdiye kadar keşfedilen en eski yıldız çizelgesinin yanı sıra bir süpernovanın ilk tasvirini oluşturduğuna inanıyorlar.

0 52

Hindistan’daki arkeolojik araştırmalar, bir petroglifin, astronomik bir olayı tasvir eden eski  kaya sanatının teorisini desteklediğini iddia ediyor. Uzmanlar, keşfin şimdiye kadar keşfedilen en eski yıldız çizelgesinin yanı sıra bir süpernovanın ilk tasvirini oluşturduğuna inanıyorlar.

Hindistan Hakkında Tüm Bilgilere ve Haberlere Buradan Ulaşabilirsiniz

Solda petrogliflerin fotoğrafı, sağda imajları

Gizemli Kaya Sanatı Bilmeceleri

International Business Times’ın bildirdiğine göre, olağandışı kaya sanatı M.Ö. 2100 – 4100 yıllarına dayanıyor ve Kuzey Hindistan’ın Asya bölümündeki Keşmir bölgesindeki Burzahom Neolitik bölgesinde bulundu. Arkeologlara göre, içinde iki parlak nesne bulunan bir gökyüzünü ve yeryüzündeki insan ve hayvan figürlerini tasvir ediyor. İlk bakışta hem hayvan hem de insanlar av sahnesinin bir parçası gibi görünüyordu, fakat detaylı incelemelerden sonra bilim insanları figürlerin yıldız kalıplarını ve iki parlak cisminin bir güneş ya da ay ve bir süpernova olduğunu kararlaştırdı.

Bilim insanları, Indian Journal of History of Science’ın Aralık sayısında yayımlanan araştırmada “Resimde gösterilen son derece parlak iki gök cismine vurgu yaparak resmi yeniden yorumladık. Çizilen iki göksel objenin çok parlak olduğunun açık bir göstergesi var. Nesnelerden biri güneş veya aydır ve ikinci nesne nispeten birinciye yakındır. Güneşe bu kadar yakın olan ay, yeni ve dolayısıyla çok parlak olamayacağından bu tasvirler güneş ve ay olamaz. Gözlemlenen nesnenin Avrupa mağaralardan önceki tarih öncesi çizimlerinde olduğu gibi yıldız çifti olmadığını, yıldızların asla büyük diskler olarak gösterilmediğini biliyoruz,” diyorlar.

Asya Gezi Notlarına Buradan Ulaşabilirsiniz

Petrogliflerin fotoğrafı

Bilim İçin Bir Süpernovanın Önemi

NASA’ya göre, süpernova ile bilim insanları bir yıldızın patlamasını tanımlıyorlar ve bunlar uzaydaki en büyük patlama olarak düşünülüyor. Bir yıldızın çekirdeğinde veya merkezinde bir değişiklik olduğunda bir süpernova olur. Bir değişiklik iki farklı yoldan meydana gelebilir, ikisi de bir süpernova ile sonuçlanır.

Bir süpernova kısa bir süre parlar, ancak bilim insanlarına evren hakkında çok şey söyleyebilir. Bir çeşit süpernova bilim insanlarına, gittikçe artan bir oranda büyüyen, genişleyen bir evrende yaşadığımızı göstermiştir. Bilim insanları, aynı zamanda, süpernovaların evrene elementler dağıtmada önemli bir rol oynadığını tespit ettiler. Yıldız patlarsa, elementleri ve arta kalanları uzaya fırlatır. Burada dünyada bulduğumuz öğelerin çoğu yıldızların merkezinde bulunur. Bu elementler, yeni yıldızlar, gezegenler ve evrendeki diğer her şeyi oluşturmak için yola çıkar.

Antik Sırlar ve Uzay Yazılarına Buradan Ulaşabilirsiniz

İlgili Yazılar
1 252
Bu imaj, bir süpernova patlamasının etrafındaki ortamda toz oluşumunu göstermektedir.

Bulmacanın Bir Parçası Açıklandı

Astrofizikçi Mayank Vahia ve Mumbai Tata Araştırma Enstitüsü’ndeki meslektaşları, o dönemde dünyada şahit olunacak kadar parlak olan bir süpernovanın bulunup bulunmadığını keşfetmek için geçmişe derinlemesine baktılar. Ekibi, bir süpernovanın (HB9) M.Ö. 3600 yıllarında patladığını keşfetti.

Dr. Vahia ve meslektaşları yaptıkları çalışmada şunları rapor ettiler: “Astronomik verilerin çeşitli alanlarda resmi tarihli yerleşimlere dayandığı biliniyor (Baity, 1973) ve kaya sanatı insan ifadesinin en erken biçimi olarak biliniyor ve taş oymalarının medeniyetin son döneminden çok daha erken yapıldığı anlaşılıyor. Bu, HB9’un piktograf için en umut verici süpernova olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, kaya resminin HB9 süpernovasının bir kaydı olabileceği olasılığını araştırıyoruz. Kısmen çizilen cisim HB9’dur, çünkü düzensizdir ve ikinci parlak cisim aydır. HB9’un belirgin büyüklüğü ayınkinden daha yakındır.”

Dr. Vahia, insanların ve hayvanların çizimlerinin aslında başlangıçta inandığımız gibi av sahnesini değil, takımyıldızların temsil edildiğini ileri sürüyor. Bilim insanlarına göre yaylı bir adam Orion’u temsil ediyor, mızrak tutan bir adam Pisces’in bir parçası. Hayvanlarda olduğu gibi, Dr. Vahia’nın da bir teorisi vardır: İki adamın saldırdığı geyik Toros’dur ve köpek Andromeda galaksisidir.

Orion Takım Yıldızı ve Sakladığı Gizemleri Bu Yazımızda Okuyabilirsiniz

M.Ö. 5700 yılları için gökyüzü şemasında HB9 bölgesi gökyüzü haritası.

Bu Bir Gökyüzü Grafiğinin En Erken Örneği Olabilir mi?

Sahne için önerilen daha yüzeysel bir analiz, bir avın olması ve iki yıldızın iki gün hüküm sürdüğünü gösterdiğidir. Bununla birlikte Dr. Vahia, bu takımyıldızların gökyüzü grafiklerinde olduğu yere yakın olduğu için sahnedeki yerleştirmenin tesadüf olmadığını önermektedir. Teorisinin doğru olduğu kanıtlanırsa, bu özel çizimi muhtemelen gökyüzü haritasının en erken örneğini ve bir süpernovanın ilk tasvirini yapmaktadır. International Business Times raporunda belirttiğine göre, ekibinin bir sonraki hamlesi, teorisini güçlendirmek için bölgenin gökyüzü haritasının ikinci bir örneğini keşfetmeye çalışmaktır. Çünkü o dönemdeki diğer gökyüzü grafiklerindeki eksiklik, Dr. Vahia’nın teorisiyle sadece tesadüfen denk düşüyor olabilir. Bununla birlikte, Hintli bilim insanı ve ekibi, son keşiflerin doğruluğunu teyit edecek olan bölgedeki benzer yapıtları keşfedeceği konusunda çok iyimser.

Haber: Theodoros Karasavvas

Çeviren: Bünyamin Tan

Dergimizde Yer Alan Bilim Yazılarına Bu Başlıkları İnceleyerek Ulaşabilirsiniz

Kaynak Ancient-Origins

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.