Eskiçağ Kültürlerinde Dünya ve İnsanın Yaratılışı -Bölüm 2- “Babilliler”


Bilindiği üzere gaz, toz yıldızlar ve yıldız sistemlerinden oluşan evren, binlerce galaksiyi içerir. Ve bu binlerce galaksinin içerisinde yüz milyonlarca şuan içinde bulunduğumuz güneş sistemi gibi sistemler mevcuttur. Uçsuz bucaksız evrenin, yapılan son incelemelere göre bizim konumumuzdan en uç noktasının uzaklığı 8 ila 12 milyar ışık yılıdır ve aynı zamanda bu, evreninde yaşı olarak kabul edilmektedir.

Elbette insanoğlu kafasını göğe kaldırıp baktığında, orada neler olduğunu ve nasıl oluştuğunu anlaşamaya çalışması günümüzden çok önce başladı. İnsanoğlunun yaşadığı her coğrafya kendine ait bir mitos üretti. Aslında bunu yapmalarındaki tek amaç beklide fark etmeye yeni yeni başladıkları ama bir şekilde açıklamak ya da anlamlandırmaktı. Asıl konumuza gelecek olursak, eskiçağ halklarının gözünde evren nasıl şekilleniş ve insan nasıl yaratılmış onu göstermeye çalışacağım.

Babilliler

Babillilerin, baş tanrıları olan Marduk’u yüceltmek için Amuri ve eski Sümer – Akad kavram ve metinlerinden yararlanarak yazdıkları kapsayıcı bir dini metin ve bir mit var günümüze ulaşan. “Enuma Eliş”.

Enuma Eliş metni, çivi yazılı 159 tablet ve tablet parçaları üzerinde bulunmaktadır. Nüshalar, Asur ve Babil yazı şekilleriyle yazılmıştır.

Enuma Eliş metni yedi bölüme ayrılır ve her bir bölüme “tablet” adı verilir.

Birinci tablet, evrenin yaratılışını anlatmaktadır. Bu özelliğinden dolayı uzmanlar esere “Babil Yaratılış Destanı” adını vermiştir. Beşinci tablet gökyüzünün yaratılışı ile başlar ve altıncı tablette ise insanın yaratılışını konu edinmiştir.[1]

Evrenin Yaratılışı

            Birinci tablette evrenin yaratılışı ile ilgili kısımlar en başında yer almaktadır ve ilerleyen kısımlar genel olarak tanrıların yaratılışından bahsetmektedir. Birinci tablet, evrenin, tatlı-su okyanusu Apsu ile, tuzlu-su okyanusu Tiamat dışında hiçbir şeyin bulunmadığı ilksel durumunun betimlenmesiyle başlar. Bu ikisinin birleşmesiyle tanrılar var olurlar.

  1. Henüz yukarının adı gökyüzü değil iken,
  2. Aşağıya yeryüzü denmez iken,
  3. Apsu var. [tanrıların] ileri geleni, babasıydı o.
  4. Ve onların hepsini doğuran Tanrıça Tiamat vardı.
  5. Ve [Apsu ile Tiamat] sularını birbirine karıştırdılar.
  6. Henüz [tanrılar için] bir giparu-evi (tapınak evi) bile yapılmamıştı, kamış-evler kurulmamıştı.
  7. Tanrıların hiçbiri ortada yok iken,
  8. Esamileri okunmuyor iken, kaderler yazılmamış iken,
  9. Suların içinde tanrılar yaratıldı.[2]

-BÖLÜM 1- “SÜMERLER”

Gökyüzünün Yaratılışı

Beşinci tablette Babil Tanrılarının gökyüzünü ve coğrafik düzenlemeleri nasıl yarattıkları anlatılmaktadır. Beşinci tablet, Marduk’un evrene düzen verme yolunda attığı ilk adımların eksiksiz bir öyküsünü elde etmemize olana vermeyecek ölçüde bölük pörçüktür; ama ilk satırları, Tanrı’nın baktığı ilk işin, bir Babilonya kralının en önemli sorumluluklarından birini oluşturan takvimi düzenlemek olduğunu gösteriyor.

  1. Büyük tanrılar için göksel evle inşa etti,
  2. Yıldızların temsilcisi yıldız kümelerini yarattı,
  3. Yılı oluşturdu, bölümlere ayırdı,
  4. On iki ayın her biri için üç yıldız koydu,
  5. Bir yılın günlerini yazıp çizerek düşündü,
  6. Yıldızlar arasındaki bağlar ve mesafeler için [kendi] göksel [konak yeri] Neberru’nun temellerini attı,
  1. Kimse [Marduk’un düzenini] ihlal etmesin, onlar her kes itaat etsin diye,
  2. Ellil’in ve Ea’nın göksel evini [kendi evinin] yanına kurdu,
  3. İki yanında kapılar açtı,
  4. Sağına ve soluna sağlam sürgüler taktı,
  5. Gökte ne varsa [Tiamat’ın] içine doldurdu,
  6. [Ay tarısı] Nanna’yı yarattı, geceyi ona emanet etti,
  7. Günleri belirlesin diye onu gecenin parlayan cevheri yaptı,
  8. Aylar boyunca her defasında onu tacı ile yüceltti,
  9. [Marduk:] “Her ayın başında ülkenin üzerinde parla,
  10. Altı gün boynuzlarınla parla,
  11. Yedinci gün tacın yarım olacak,
  12. On beşinci gün, her ayın yarısında [güneşe] karşı dur,
  13. Güneş tanrısı Samas seni ufukta [görünce],
  14. Adim adım çekil, [ışığını] geriye ver,
  15. Yirmi dokuzuncu gün Samas hizasına yaklaş,
  16. Otuzuncu gün tekrar Samas’ın karşısında dur,

[……………..]

  1. Toprağı kazdı, suyla doldurdu,
  2.   [Tiamat’ın] iki gözünden Fırat ve Dicle’yi akıttı,
  3. Burun deliklerini kapattı ama [kafasını?] bıraktı,
  4. Uzak dağları [Tiamat’ın] göğsünün üzerine kondurdu,
  5. Kuyular açtı, yer altı suları taşıp aktı,
  6. [Tiamat’ın] kuyruğunu dolayarak Durmah’a bağladı,
  7. […] ayağının altında Apsu,
  8. [Tiamat’ın] kasığını gökyüzüne dayadı,
  9. [Tiamat’ın diğer yarısını da] dümdüz etti ve yeryüzü meydana geldi,
  10. […] [Tiamat’ın] iç [organlarının] işini bitirdikten sonra,
  11. [Tiamat’ın] ağını açtı ve hepsini döktü,
  12. Göğe ve yere şekil verdi […]
  13. […] iplerini çok sıkıca gerdi,
  14. kurallarını ilan etti, ayinlerini düzenledi.[3]

İnsanın Yaratılışı

Enuma Eliş’in altıncı tabletinde insanın neden ve niçin yaratıldığı anlatılmaktadır.

  1. Marduk tanrıların sözlerini işitince,
  2. İçinden akıllıca şeyler yapmak geçti,
  3. Konuşmaya başladı ve Ea’ya,
  4. Kalbinden geçenleri söyledi:
  5. “Kanları bir araya toplayacağım; kemikleri bir araya,
  6. [O] kalabalığı ayağa kaldıracağım, adı “insan” [olsun],
  7. [O] kalabalığı yaratacağım, adı “insan” [olan],
  8. [Tanrıların] dinlensin diye tanrıların işleri onların üzerine kalacak,
  9. Tanrıların yaşayışını akıllıca değiştireceğim,
  10. Hep birlikteyken saygı görüyorlar, oysa ikiye bölünecekler.
  11. Ea cevap verdi,
  12. Tanrıların dinlenmesi hakkında dedi ki:
  13. “[Tanrılar] arasından bir kardeş [bize] teslim edilsin,
  14. Bu [tanrı] öldürülsün ve insanlar ondan yaratılsın,
  15. Toplansın büyük tanrılar,
  16. Suçlu olan verilsin, onlar [tanrılar] birlik olsunlar.

[…..]

  1. [İnsan] tanrıların iş yükünü üstlendi, tanrılar özgür oldu,
  2. Bilge Ea, insanları yarattıktan sonra,
  3. Tanrıların işlerini onlara yükledi,
  4. Akıl sır ermez bu işe,
  5. Marduk akıl verdi, Nudümmud yarattı,
  6. Tanrıların kralı Marduk onları ayırdı,
  7. Anunnaku’nun hepsini yukarı ve aşağı [olarak böldü]
  8. [Onları] Anu’nun buyruklarını korumak için atadı,
  9. Üç yüz [tanrıyı] gökyüzünde [düzeni] korumakla görevlendirdi,
  10. Aynısını yeryüzü ve yer altı dünyasında [düzeni] korumaları içinde yaptı,
  11. Göğe ve yere altı yüz [tanrı] yerleştirdi.[4]

[1] F. Selim Adalı – T. Ali Görgü, Babil Yaratılış Destanı –Enuma Eliş-, İstanbul 2016, XI

[2] F. Selim Adalı – T. Ali Görgü (2016), a.g.e. s. 3.

[3] F. Selim Adalı – T. Ali Görgü (2016), a.g.e. s. 41.

[4] F. Selim Adalı – T. Ali Görgü (2016), a.g.e. s. 48.

-BÖLÜM 1- “SÜMERLER”

Yazı: Tolga Candur

KAYNAKÇA

 Adalı, F.Selim – Görgü, T.Ali (2016). Babil Yaratılış Destanı –Enuma Eliş-, İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul.

Cömert, Bedrettin (2014). Mitoloji ve İkonografi, Deki Basım Yayım, Ankara.

Hooke, Samuel Henry (2002). Ortadoğu Mitolojisi, İmge Kitabevi, Ankara.

Karauğuz, Güngör (2013). Adem’in Çocukları, Çizgi Kitabevi Yayınları, Konya.

Kur’an-ı Kerim

Kur’an-ı Kerim ve Yüce Meali (S. Ateş), Ankara

Sayım, Huzeyfe (2004). “Zerdüştlükte Kozmogoni ve Yaratılış”, E.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 16 Yıl, 2004/1, 91-101.

Tevrat

Zorlu, Çığır Doğu (2016). Dünya Mitolojisi, Kamer Yayınları, İstanbul.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

reset password

Back to
log in