Eski Mısır’ın Kayıp Labirenti – Bölüm 2


Eski Mısır’ın muhteşem tapınağı olan kayıp labirentin üç bin adet güzelce süslenmiş, kafa karıştırıcı geçitleri, odaları, sütunlu girişleri ve merdivenleri olduğu söylenir. Milattan önce beşinci yüzyıl ile milattan sonra birinci yüzyıl arasında birçok klasik tarihçi tarafından tekrar tekrar ve sürekli olarak tanımlanmış, labirentin gerçekten de var olduğu öne sürülmüştü. Peki böylesine kocaman bir karmaşık yapının inşa edilme nedeni ne olabilirdi?

Kutsal labirentin ne için inşa edilmiş olabileceğine dair hepsi de birbirinden farklı olmak üzere görüşlerde bulunan eski tarihçiler yüzünden bu soruyu cevaplayabilmek kolay değil. Romalı ordu komutanı ve filozofu Plinythe Elder’ın(MS 23-79) Doğal Tarih kitabı sayfa 36, 84-89’da yazdığı gibi:

‘’Herodot, tüm işi onların en sonuncusu olan On İki Kral ve Psammetichus’a atfeder. Onu inşa edebilmek için çeşitli nedenler bulunmaktadır. Demoteles, Moteris’in sarayı, Moeris’in mezarı Lyceas olduğunu iddia ediyor; ancak yazarların çoğu, Güneş tapınağı olarak inşa edildiği görüşündedirler.’’

Öte yandan antik Yunan hatibi Aelius Aristides, labirentin yalnızca Mısır’ın büyüklüğünü gösteren retorik bir konu olduğunu iddia ediyordu (Aigyptios 48, 1;  MS 150).

Labirent bir mezar mıydı?

Yunan tarihçi DiodorusSiculus (MÖ 1. yüzyıl), yazmış olduğu Tarih Kitabı I’de (61.1-2 ve 66.3-6) devasa labirentin Kral Mendes tarafından bir mezar olarak inşa edilmesine karar verildiğini bildirmektedir.

‘’Kral öldüğünde hükümet Mısırlılar tarafından kurtarılmış ve bazılarının Mares olarak adlandırdığı yerli bir kral olan Mendes’i atamışlardı. Her ne kadar askeri başarıların hiçbirinde sorumluluğu olmasa da, kendisine Labirent olarak adlandırılan bir mezar inşa etmişti.’’

Diodorus, Mendes/Mares’in ne zaman hüküm sürdüğünü değil de yalnızca Minos’tan çok daha önce hüküm sürdüğünü yazmış. Bununla birlikte, adı Herodot’un labirentin yerini görüşürken ifade ettiği bir gölün adıyla benzerlik göstermektedir: ‘’Moiris gölünün biraz üstünde.’’ Bazı araştırmacılar, Mares ve Moiris’in tek ve aynı olduğunu söylüyorlar. Öte yandan, Atina’daki İngiliz Arkeoloji Okulundan Joseph MacGilliyray, Mendes’in, 12. hanedanın son kralı olan Amenemhat III için bir isim olduğunu öne sürüyor.

ESKİ İRAN’IN ALTIN VE GÜMÜŞTEN YAPILMIŞ EŞSİZ HAZİNELERİ

Meclis ve tören yeri

3000 odadan oluşan bu muazzam kompleksin sadece bir mezar olarak inşa edilmiş olma olasılığı düşük görünüyor olsa da, Antik Yunan tarihçileri Strabo ve Herodot’un da dediği gibi labirentin içerisinde daha fazlası vardı.

’Bu kadar çok mahkemenin yapılmış olma nedeninin, bütün nomlar (idari bölünümlerin) için kendi rahip ve rahibelerinin rütbesine göre kurban etme, ilahi tekliflerde bulunma ve en önemli konularda yargılama için toplamanın geleneksel olmasıydı.Ve nomlardan her biri kendisine atanan mahkemeye teslim edilmişti.
(Strabo: Coğrafya Kitabı 17, I, 3, 37 ve 42 MS 1. yüzyıl). ’’

‘’Sadece duyduğumuz yeraltı odalarından sorumlu Mısırlılar, burasınınlabirenti ilk inşa eden kralların ve kutsal timsahların kaya mezarları olduğunu söyleyerek odaları göstermek istememişlerdi.[Herodot: (‘Tarihler’, Kitap, II, 148, MÖ 5. yüzyıl).’’

12 Kral ve Tanrı Timsah

Tarih’in ikinci kitabında, Yunan yazar Herodot, Labirent için aşağıda yazılanları söylemiştir:

‘’Onlar (12 kral) hep beraber katılmayı ve kendilerine ait bir anıt bırakmayı kararlaştırdılar ve bu karar da onlara Moiris gölünün hemen üzerinde ve neredeyse Timsahlar Şehrine[Crocodilopis] ters olan bir yerde bir labirent yapmalarına sebep olmuştu.’’

Ayrıca on iki krala yapılan atıf, Heredot’un her bir kral için on iki mahkemeden oluştuğunu söylediği tanımlamaya karşılık gelmektedir.

Herodot, hem yakın bir yer olarak Timsahlar Şehrinden hem de timsah tonozlarından labirentin yer altı seviyesi olarak bahseder. Eski Mısır mitolojisinde, Tanrı Timsah, Faiyum’un Lordu olarak da bilinen Sobek’ti. Nil timsahıyla birleşmiş; firavuncu gücün, doğurganlık ve askeri cesaretin tanrısı olarak kendisine saygı duyulmuş ve buna ek olarak koruyucu ilah olarak da hizmet etmiştir. Firavunculuk döneminde, Crocodilopis, Sobek kültü ve onu asıl ilah olarak gören 12.hanedan kralları için en önemli merkezdi.

Konumu aksine, tam olarak Mısır’ın büyük labirentinin içinde ne yattığı ve tam olarak nasıl kullanıldığı bilinmiyor. Neyse ki geçmiş tarihçiler, labirentinnerede bulunduğu konusunda birçok ipucu vermiş ve Louis de Cordier önderliğindeki yeni araştırma sayesinde bu gizem nihayet bir sonuca ulaşıyor olabilir.

Louis de Cordier, geçmişin sırlarını çözmek için en üst düzey teknoloji kullanarak Mısır’ın kaybolmuş labirentini ortaya çıkarmak için Mataha seferini başlattı. Daha fazla bilgi için, Labyrinth of Egypt web sitesini ziyaret edin veya son güncellemeler için Facebook sayfasına katılın.

ESKİ MISIRIN KAYIP LABİRENTİ – BÖLÜM 1

ANTİK MISIR’DA TEK TANRILIĞIN SAVUNUCUSU “FİRAVUN AKHENATON”

Çeviri: Gülnihal Kafadar

References:

Mataha Expedition Hawara 2008 – Labyrinth of  Egypt

Geophysical Studies at Hawara – Download the pdf

A Virtual Exploration of the Lost Labyrinth – The Bartlett Centre for Advanced Spatial Analysis (University College London)

Return to the Labyrinth – Joseph Alexander MacGillivray. The British School of Archaeology at Athens

By April Holloway

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

reset password

Back to
log in