Arkeoloji ve Gezi Kültürü Dergisi

Eski Hint Okyanusu Ticaret Yolları Doğu Afrika’ya Tavuk Ve Keme Taşıdı

0 30

Yerli tavukların ve kemelerin (siyah sıçan) Asya’dan Afrika’nın doğu kıyısına ilk girişi M.S 7-8. yüzyıllar arasında deniz yolları aracılığıyla olmuştur. PLOS ONE dergisinde 17 Ağustos 2017 tarihinde yayınlanan bir makalede, Max Planck Instıtute fort he Science of Human History’nin direktör Nicole Boivin’nin yönettiği uluslararası bir araştırma ekibi, 22 ada, doğu Afrika’nın kıyı ve iç kısımlarındaki alanlardan 496 kemik örneklerinden eski DNA ve proteinleri incelemek için yeni teknikler kullandı. Açık hava ada liman alanlarında bulunan eski teyit edilen tavuk ve keme örnekleri, güçlü Hint Okyanusu deniz ticaretiyle uğraşan tüccarlar tarafından getirildiğini ve ardından iç kesimlere yayıldığını öne sürmektedir.

Tanzania, Zanzabar. Pemba Adası, Ras Mkumbuu yanındaki yaş eleme. Ras Mkumbuu bir 10. yüzyıl Swahili ticaret limanıdır. Bu araştırmada incelenenler dahil olmak üzere faunal kalıntılar bu alanda ortaya çıkarılmıştır.

Shawili kıyısı uzun zamandır Asya ve Afrika arasındaki önemli bir etkileşim noktasıdır. Kültürel bölge, Madagaskar ve Komor Adalarının yanı sıra birçok adayı da içine alarak güney Somali’den kuzey Mozambik’e kadar uzanır. Orta Çağ boyunca (M.S. 7.-15. yüzyıllar) deniz ticareti bu bölge ve diğer Hint Okyanusu alanları arasında patlama yaptı. Bu devasa ticaret ağları için arkeolojik kanıtlar, ithal edilen seramikler, cam boncuklar ve Asya mahsullerini içermektedir. Şu anda yerli tavuklar ve kemeler, M.S. 7.- 8. yüzyıllara dayanan doğu Afrika’daki ilk girişleriyle bu listeye eklenebilir.

Araştırmanın uzman yazarı Dr. Boivin, arkeologların Asya bitkilerinin ve hayvanlarının uzun zamandır doğu Afrika’ya gelişinin sosyal bağlamlarını, yöntemlerini ve zamanlaması üzerinde tartışmakta olduklarını açıklamıştır. Bir yandan bazı geçmiş araştırmalarının öne sürdüğü gibi, rekabet şekilleri M.Ö. 3000 civarında başlamış Asya türlerinin çok erken gelişidir ve diğer yandan ise daha tutarlı olan M.S ilk milenyumun ortasında arkeolojik olarak doğrulanmış deniz ticaret yollarıyla etkileşimin ince olmasıdır.

Tanzanya, Zanzibar Kuumbi Mağarası’ndaki oyuklar. Aslında morfolojik olarak yerli tavuk gibi belirlendiği keşfedilen bu alandaki tavuk kalıntılarının aslında analizin çoklu türlerinin gözler önüne seren ZooMS ile incelendiğinde yerli Afrika tavuğu olduğu kanıtlandı.

Asya faunası yaklaşık M.S. 7.-8. yüzyıllarda deniz ticaret yolları aracılığıyla başladı

Bu tartışmayı irdelemek için araştırmacılar, güney Afrika’da, iç kesimlerde sahil ve ada çevresinde 22 alandan kemik örneklerini inceledi. Toplamda, 51 muhtemel tavuk örneği ve 444 muhtemel keme örnekleri incelendi. Madrid Kampüsü, Saint Louis Üniversitesi, araştırmanın başyazarı Dr. Mary Prendergast: ‘’Tropikal numunelerinin her biomoleküler inceleme için tek zorluğu, sıcak ve nemli koşullarda organik materyallerin kötü korunmasıdır.’’ dedi. Böylece araştırmacılar, hem kemikleri hem de onların eski DNA ve proteinlerini analiz etmek için çeşitli standartlar ve ileri teknikleri uygulamış ve numunelere radyokarbon tarihlemeyi denemiştir. Kemelerin durumunda araştırmacılar, örneklerdeki eski proteinleri analiz etmek ve onların ‘’kolojen parmak izleri’’ denilen türleri tanımlamak için Kütle Spektromesiyle Hayvan Arkeolojisi (ZooMS)’ni kullandı. Çünkü proteinler tropikal koşullarda DNA’dan daha iyi korunduğu için ZooMS çeşitli türlerde korunma durumlarında türleri daha hızlıca ve etkili bir şekilde tanımlama imkanı sunar.

Ekip, Zanzibar’daki açık hava liman alanlarında tavukların varlığının M.S. 7.- 8. yüzyıl kadar erken olduğunu doğrulamıştır. Bu alanlarda yaşayan insanların, bu zamanda Hint Okyanusu’nda deniz ticaretiyle uğraştıkları bilinmektedir ve bulgular tavukların bu ticaret ağları aracılığıyla getirildiğini öne sürmektedir. Kemeler de bu adalarda, daha detaylı konfirmasyon gerektiren Zanzibar’daki Unguja Ukuu liman alanındaki M.S. 5. Yüzyılın en erken tarihi kışkırtıcı bir potansiyelle yaklaşık olarak M.S. 7.- 8. yüzyıllarda limanlarda ve mağara alanlarında ortaya çıkar. Muhtemelen fareler, dünya çapında birçok yerde yaptıkları gibi, ticaret araçları üzerine kaçak olarak ulaştı. Anakara üzerinde M.S. ikinci milenyumda son zamanlara kadar kaybolmadı.

İlgili Yazılar
1 250
Harita bu çalışmanın (kara kutu) bulgularını ve gelen şeylerin bağlamlarını ve Afrika’nın diğer kısımlarında Asya faunasının yayılımını göstermektedir. Multi-proxy biomoleküler ve arkeolojik veri kümelerinden doğu Afrika’ya Asya faunal girişlerin yeniden yapımı.

Yerli Tavuklar ve Kemelerin Günümüz Doğu Afrika’sındaki Önemi

Bu bulgular, Hint Okyanus dünyası insanlarının arasındaki etkileşim ve iletişime ek kanıt ve önemli açılımlar sağlar. Tıpkı bugünkü gibi eski ticaret ve gemicilik yeni hayvanlar, bitkiler ve gıdaların taşınmasına ve aynı zamanda istilacı türlerin yayılmasına yardımcı olmuştur. Hint Okyanusu’ndaki deniz ticareti Orta Çağ’da, böyle transferlerde bir artışa önderlik ederek güçlendirildiği görülmektedir. Bu araştırmanın sonuçları da, yerli tavukların çoklu gelişleri olduğunu, farklı zamanlarda Afrika’nın farklı yerlerine bugün önemli bir besin kaynağı ve ritüel olarak önemli türler olduğunu doğrular.

Tüm türlerin gelişi bu kadar yararlı değildi. Doğu Afrika’ya gemilerle taşınan fareler muhtemelen başlıca haşerelerdi ve kıyıda bir haşere kontrol türleri olan yerli kedilerin anlık belirişi muhtemelen tesadüfi değildi. Vebanın ünlü bir vektörü olan farelerin gelişi, Doğu Roma İmparatorluğu ve Akdeniz çevresinde M.Ö. 542-541 yıllarında patlak veren Jüstinyen Vebası’nın hemen arkasından yaklaşır. Günümüzde veba, dünyadaki herhangi başka bir yerden daha fazla kurbanı olduğu iddia edilen Madagaskar ve Doğu Afrika’da ciddi bir hastalık sorunudur. Aynı zamanda fareler ekosistemlerin iyi bilinen dönüştürücüleridir ve küresel olarak çoğu adada gelişlerinden sonra türlerin soylarının tükenmesine neden oldukları görülmektedir. Araştırma şu anda doğ Afrika adalarında farelerin etkilerini, aynı zamanda onların daha geniş yayılımını ve patojen çözülümündeki rolünü anlamak için Max Planck Instıtute for the Science of Human History’de çalışma halindedir.

NEANDERTALLER VE MODERN İNSANLARIN ÇİFTLEŞMEYE ERKEN ZAMANLARDA BAŞLADIĞI DÜŞÜNÜLÜYOR
‘ESKİ’ DNA’YA SAHİP BEBEK SOMONLAR ARAŞTIRMACILARI ŞAŞIRTTI
GENETİK GERÇEKLERLE ‘ADEM VE HAVVA’: TÜM İNSANLAR BİR ERKEK VE BİR KADININ SOYUNDAN GELİYOR OLABİLİR

Çeviri: Esra Demirezen

Kaynak: phys

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.