Dünyanın Bilinen En Eski Taşınabilir Güneş Saati


Antik Dönemden Kalma Domuz Eti Şeklindeki Güneş Saati Gününün Cep Saatiydi

Pompeii antik şehri yakınlarında bulunan taşınabilir güneş saatinin 3-D modeli, “domuz eti şeklindeki saati” nasıl çalıştıracakları konusunda araştırmacılara yardımcı oluyor.

On sekizinci yüzyılda, volkanik küllerin altına gömülen antik bir Roma villasının kazı çalışması sırasında işçiler, sıra dışı bir metal yığını buldular. Bu yığın, bir kahve kupasının içine sığacak kadar küçüktü ve onu temizlediklerinde tarihi açıdan hem önemli hem de gülünç bir şey ortaya çıktı: İtalyan jambonu şeklinde yapılmış ve dünyanın bilinen en eski taşınabilir güneş saati.

Domuz eti şeklindeki saat”, bir kere daha çalışmaya başladı. Yakın zamanda 3-D yazıcıyla aslına uygun olacak şekilde bir modeli yeniden üretilen güneş saati, araştırmacıların akıllarındaki güneş saatinin nasıl kullanıldığı ve ne gibi bilgiler taşıdığı hakkındaki sorulara cevap bulmasını sağlıyor.

Örneğin, 3-D modellemeyi yapan klasik çalışmalar ve Roma arkeolojisi profesörü Wesleyan Üniversitesinden Christopher Parslow’un söylediklerine göre, yapılan model, bu garip saati kullanmanın kesinlikle bir beceri gerektirdiğini kanıtladı. Bununla birlikte, “güneş saatinin modeli, güneşin hareketleri ve saati söylemek için nasıl kullanılacağı hakkında bilgileri barındırıyor.

Domuz eti şeklindeki saat, 1760’larda Villa dei Papiri harabeleri arasında keşfedildi. Burası Roma döneminde Herculaneum şehrinde bulunan büyük bir kır eviydi. Pompeii yakınlarında olduğu gibi Herculaneum da MS 79’da Vesuvius (Vezüv) Yanardağı’nın patlamasından sonra yok oldu.

O dönemde bilginler, bu itici nesnenin bir güneş saati olduğu kanısına hemen varsalar da bazı uzmanlar, jambon yerine bir su sürahisinden esinlenildiğini iddia etti.

Nesne, o zamanların cep saatiydi. New York Üniversitesi Antik Dünya Çalışmaları Enstitüsü’nden antik bilim tarihçisi Alexander Jones’un söylediğine göre, sabit güneş saatleri antik Yunanistan ve Roma’nın her yerinde bulunurken günümüzde o zamanlardan kalma sadece 25 taşınabilir güneş saati biliniyor. Herculaneum saatinin ne zaman yapıldığı kesin değil ancak kendisi günümüze ulaşan ya dünyanın en eski ya da en eski ikinci güneş saati.

Domuz eti şeklindeki saat hakkında kendisine danışıldıktan sonra Parslow’un aklına saatin 3-D modelini yapmak geldi. Sergilendiği yer olan İtalya’daki Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi’ne giderek saatin bir sürü resmini çekti. Üniversitesinde bulunan 3-D yazıcı sayesinde birkaç saat içinde saatin modelini üretti. Ürettiği model,  gümüşle kaplı bronz olan orijinalinden farklı olarak plastikti.

domuz-jambon

Orijinalinde olduğu gibi Parslow’un modelinin bir kenarında da hafifçe bozulmuş bir şebeke bulunuyor. Dikey çizgiler, yılın aylarını gösterirken yatay çizgiler, güneşin doğuşundan önce ya da gün batımından sonraki saat sayılarını gösteriyor.

Orijinal saatin gölgeyi gösteren parçası olan ibresi yok ancak 18. yüzyılda bir koleksiyon yöneticisi onun domuzun kuyruğuna benzediğini söylemişti. Böylece Parslow, onu da modeline ekledi.

Daha sonra Parslow, güneş saatini açık havada denedi. Saati, bir ipe astı böylece güneş sol tarafına düşecekti ve domuz kuyruğu, şebeke boyunca bir gölge oluşturacaktı.

Saati kullanan kişinin, içinde bulunduğu ayı bulması için saati, kuyruğun ucunu dikey çizgiye düşecek şekilde ayarlaması gerekir. En sonda, kişinin en üstteki yatay çizgiden başlayarak gölgenin ucunun en yakın olduğu yatay çizgiye kadar yatay çizgilerin sayısını sayması gerekir. Bu sayı, güneş doğduktan sonra ya da gün batımından önceki saatleri gösterir.

Statü Sembolü

Parslow, rüzgârda sallanma eğiliminde olan saati kullanmada uzmanlaştığında saatleri okumaya başlayabilir. Şu anda, modelin yeni versiyonlarının aslına en uygun olması için kuyruğun uzunluğu ve keskinliğini düzeltmeye çalışıyor.

Teoride, saatin tasarımı, yarım saat hatta çeyrek saate kadar saati söylemeye uygundur. Ancak, Parslow, “ bütün yapının ölçeği o kadar küçük ve onu sabit tutmak o kadar zor ki saati tam olarak söylemek gerçekten çok hayal gibi duruyor.” dedi. Parslow, araştırmalarının ilk sonuçlarını ocak ayının başında Amerika Arkeoloji Enstitüsü ve Klasik Çalışmalar Derneğinin bir toplantısında sundu.

Nesne kullanışsız gibi görünüyor ama Romalıların saati dakikası dakikasına söylemelerine ihtiyaçları yoktu. Ayrıca saat, bir nesneden çok statü belirten bir eşya olabilir. Jones, “Modern İsviçre saatleri gibi. Onları saatin kaç olduğu söylemek için kullanmazsınız, onlara sahip olduğunuzu göstermek için kullanırsınız.” diyor.

Peki, bu saat neden prosciutto (bir tür İtalyan jambonu) şeklinde? Parslow neden olduğu konusunda emin değil ama domuzun Epikür felsefesinin sembolü olduğunu söylüyor. Bu dönemde günlük yaşama, sonrasını düşünmeme önemliydi. J. Paul Getty Müzesinde eski eserler koleksiyonu müdürü Kenneth Lapatin’in söylediğine göre Villa dei Papiri’ de bulunan çoğu metin Epikür felsefesi döneminden kalma.

Lapatin,” Epikürler arasında espritüellik oldukça yaygındı.” diyor. Belki de bu yüzden saatin şekli ölümü hatırlatan bir şakayla ilgilidir: “ Elindeyken hayatını doya doya yaşa çünkü eninde sonunda bir jambon haline geleceksin.”

Domuz eti şeklindeki güneş saati, New York’ta Antik Dünya Çalışmaları Enstitüsünde 23 Nisan’a kadar sergilenecek.

Buz Adam Ötzi’nin Yediği Son Yemek “Taş Devri Domuz Pastırması”

Büyük İskender’in Büyüleyici Hayvanları: Filler, Tavus Kuşları ve Atlar

Çeviri: Sinem AYAN

Kaynak: nationalgeographic

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

reset password

Back to
log in