Arkeoloji ve Gezi Kültürü Dergisi

Çölün Efendileri, Berberilerin Zengin Mitolojisi ve Megalitik Kültürleri

0 34

Kuzey Afrika’nın Berberi Kıyısı adını Afrika’nın kuzeyinde Nil Vadisi’nin batısındaki bölgede yaşayan göçebe bir halk olan Berberlerden alır. Eski çağlarda (“özgür insanlar” ya da “özgür adamlar” anlamında) Amazigh ya da Imazighen olarak anılan Kuzey Afrika’nın en eski sakinleri arasında sayılırlar.  Zengin mitolojileri binlerce yıl ayakta kalmış ve sonunda eski Mısırlıların dini inançlarını etkilemiştir.

Tarık Bin Ziyad, 711 Yılında Vizigotların İspanyasının Fethine Öncülük Eden Berberi Müslüman ve Emevi Generali.

Kuzey Afrika’daki Berberi halkının tarihi kapsamlı ve çeşitlidir. Berberiler, hem Mısır’dan Kanarya Adalarına kadar uzanan kesimde hem de Sahra’nın güneyindeki Nijer ve Mali gibi bölgelerde yaşayan, dil ve kültür ile birbirine bağlı Arap kökenli olmayan kabilelerden büyük bir gruptur. Arkeologlar kökenlerini Hazar kültürüne, 10.000 yıl öncesine dayanan bir Kuzey Afrika uygarlığına kadar takip etmişlerdir. Berberice konuşan insanlar en eski zamanlardan beri Kuzey Afrika’da yaşamışlardır ve kendilerine yapılan ilk atıf Temehu adı ile M.Ö. 3000’lerde Mısırlılar tarafından yapılmıştır. Fenike, Yunan ve Roma metinleri de Berberice konuşan insanlara gönderme yapmaktadır. Tarih öncesi çağlardan beri Berberi toprakları Afrika, Avrupa ve Ortadoğu halklarının buluştuğu bir kavşak olmuştur. Kartacalılar, Romalılar, Vandallar, Bizanslılar, Araplar, Türkler, İspanyollar, Fransızlar ve İtalyanlar Berberi topraklarının belirli kısımlarını işgal etmiş ve yönetmişlerdir. Berberiler hiçbir zaman tek bir siyasi kimlik altında birleşmemişlerdir. Kuzey Afrika ve İspanya’nın çeşitli bölgelerinde birbirleriyle yan yana birçok Berberi krallığı ve kültürü var olmuş, ancak asla birleşmiş bir “Berberi İmparatorluğu” olmamıştır. Yüzyıllar boyunca, Berberiler Araplar da dâhil olmak üzere birçok etnik grupla karışmış ve bundan dolayı ırk yerine daha çok dilbilim aracılığıyla tanımlanmaya başlamışlardır. Onların dili dünyanın en eski dillerinden biridir ve Eski Mısır dili ile birlikte Afro-Asya dil ailesinin Afrika dalına aittir.

Her ne kadar yerel kültlerin ötesinde biçimselleşmemiş olsa da, Berberilerin zengin bir mitolojileri ve bir tanrılar panteonu etrafında yapılandırılmış inanç sistemleri vardı. İnançlarının birçoğu yerel olarak gelişmiş, bazıları ithal edilmiş veya daha sonraları Mısır dini, Fenike mitolojisi, Yahudilik, İberya mitolojisi ve Antik dönemde Helenistik din gibi diğer Afrika mitolojileri ile olan temastan etkilenmiştir. En son etki, dokuzuncu yüzyılda Berberiler dinlerini değiştirip İslam’a geçtiklerinde Arap mitolojisinden gelmiştir. Geleneksel, eski, putperest Berberi inançlarından bazıları, özellikle eski kültlerin çeşitli derecelerde ayakta kalabildiği Cezayir’de, kültür ve geleneğin içinde bugün hâlâ mevcuttur.

Dövmeleri ve Geleneksel Mücevherleriyle Tunuslu Genç ve Güzel Bir Berberi Kadını, (erken 1900’ler)

Berberiler de dâhil olmak üzere birçok tarih öncesi halk, kayaları kutsal kabul etmiştir. İkinci yüzyıl Latin yazarı Apuleius Saint Augustine ile birlikte, Hippo Regius’un(Cezayir’de günümüzdeki adı Annaba olan kentin antik ismi) piskoposu Kuzey Afrikalılar arasında görülen kayaya tapma inancına dikkat çeker. Yunan tarihçi Herodotus kayalara kurban edilenlerle ilgili yazmıştır:

Kurbanın kulağını keserek başlarlar, kulağı kesip evden dışarı atarlar: Bu yapıldıktan sonra hayvanı boynunu kırarak öldürürler. Başka herhangi bir tanrıya değil sadece Güneş ve Ay’a kurban ederler.

Megalitik kültür ölü kültü ya da yıldıza tapınma inancının bir parçası olabilir. Kuzeybatı Afrika’daki en tanınmış kaya anıtı Mzora’dır (veya Msoura). Bir tümülüsü çevreleyen megalit çemberinden oluşur. En yüksek megalit 5 metreden (16 feet) daha uzundur. Efsaneye göre, mitolojik Berberi kralı Antaeus’un (nihai) dinlenme yeridir. 1926’da Kazablanka’nın güneyinde başka bir megalitik anıt keşfedilmiştir. Tifinagh olarak bilinen bu anıt üzerinde Libiko-Berber alfabesiyle mezar yazıtları işlenmişti.

Msoura veya Mzora dolmeni.

Erken dönem Berberilerin ve onların atalarının mezarları (Hazarlı ve İberya-Mağripli), öbür dünyaya/ahirete inandıklarını göstermektedir. Kuzeybatı Afrika bölgesindeki tarih öncesi erkekler bedenlerini toprağa gömmüşlerdir. Daha sonraları, ölüleri mağaralara, tümülüslere (mezar höyükleri) ve kaya kütlelerine gömerler. Bu mezarlar, ilkel yapılardan Kuzey Afrika’ya yayılmış olan piramit şekilli mezarlar gibi daha karmaşık yapılara evrilmiştir. En iyi bilinen Berberi piramitleri, 19 metrelik (62 ft) Roma öncesi Numidya piramidi Medracen ve günümüzde Cezayir’de bulunan 30 metrelik (98 ft) eski Moritanya piramididir.

Antik Berberi ve Mısır mitolojisinde benzer, örtüşen tanrılar vardır. Berberiler, Eski Mısır’da insanlığa dair ilk kayıtların başlamasından önce, binlerce yıldır Libya topraklarında yaşayan Mısırlıların komşularıdır. İsis ve Set gibi bazı eski Mısır tanrılarına ilk kez Berberilerce tapınıldığı düşünülmektedir. Osiris, Libya’da saygı duyulan Mısır tanrılardan biriydi. Bazı bilim adamları, Osiris’in aslen bir Libya tanrısı olduğuna inanmaktadır. İddia edildiğine göre Berberiler, domuz etini yemezdi, çünkü domuz Set ile ilişkilendirilirdi ve inek eti de yemezlerdi, çünkü o da İsis’le ilişkilendirilirdi. Herodot şöyle söylemiştir:

Gelgelelim, bu [Libyalı] kabilelerden hiçbiri inek etini tatmamıştır, Mısırlılarla aynı nedenden dolayı inek etinden uzak dururlar; aynı şekilde domuz da yetiştirmezler. Cyrene’de bile kadınlar, ineğin etini yemenin yanlış olduğunu düşünürler böylelikle oruç tutarak ve festivallerle ibadet ettikleri Mısır tanrıçası İsis’i onurlandırırlar. Barkalı kadınlar yalnızca inek etinden değil aynı zamanda domuz etinden de uzakdururlar.

Medracen denilen Numidya Kralının Mozolesi
İlgili Yazılar
1 250

Mısırlıların Libya kökenli olduğu düşünülen tanrılarından bir diğeri de, Nil Deltası’ndaki Sais’te tapınağını kurmak üzere Libya’dan göç ettiği söylenen Neith’tir. Bazı efsaneler Neith’in Triton Gölü veya günümüz Tunus’u civarında doğduğunu söyler. Bazı Mısır tanrılarının “Ament” gibi Berberi (eski Libya) karakterleriyle, Antik Mısırlıların gösterdiği Eski Libyalıların da süslemeleri olan iki tüy ile tasvir edilmesi dikkate değerdir.

Mısır ve Berber kültürü arasında en göze çarpan ortak tanrı Amon’du. Tanrıların kralı ve rüzgâr tanrısı, Antik Mısırlılar tarafından Amen-Ra, Yunanlılar tarafından Zeus-Amon, Fenikeliler tarafından Baal-Amon olarak kabul edilmiştir. İnsan formunda, bazen de bir koçbaşıyla temsil edilmektedir, Kuzey Afrika’da M.Ö. 9600 ve M.Ö. 7500 yıllarında erken dönem koç tasvirleri bulunmuştur. Antik Libya’daki en ünlü Ammon Tapınağı, Mısır’da Siwa’da ki kâhin tapınağıydı, burası hâlâ Berberilerin yaşadığı bir vahadır. Çoğu modern kaynak Berberi mitolojisinde Ammon’un varlığını göz ardı etse de, Cyrenaica’da ki Eski Yunanlılar Ammon’a saygı duyarlardı ve [zamanla] Libya etkisi nedeniyle Fenike tanrısı Baal ile birleşti.

Geç Dönemden Neithli Aegis, Yirmi altıncı Hanedan (yaklaşıkM.Ö. 664-525) altın ve bronz, Lyon Güzel Sanatlar Müzesi.

Çeviri: Zeynep Atademir

Kaynak: ancient-origins

By Bryan Hilliard

References

“LookLex Encyclopedia.” Berber Religion. http://i-cias.com/e.o/berber.religion.htm

“Amazigh, (Berber) the Indigenous Non-Arab Population of North Africa, and Their Language.” Phoenicia. http://phoenicia.org/berber.html

“Berber People.” Africa Guide. http://www.africaguide.com/culture/tribes/berber.htm

“Ancient Scripts: Berber.” Ancient Scripts. http://www.ancientscripts.com/berber.html

Thompson, Irene. “Berber Branch.” About World Languages. 2013. http://aboutworldlanguages.com/berber-branch

“Berbers: The Empire without Borders.” Berbers (Imazighen) of North Africa: Libya, Algeria & Morocco. https://www.temehu.com/imazighen/berbers.htm

“The Berbers – Ancient Atlantis.” Ancient Atlantis. April 15, 2014. http://www.ancient-atlantis.com/the-berbers/

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.