Arkeoloji ve Gezi Kültürü Dergisi

BÜYÜK İSKENDER’E BABASINDAN KALAN MİRAS “YUNAN BİRLİĞİ”

0 62

Makedonya, Balkanlar ile Yunanistan yarımadası arasında yer alır. M.Ö. 12. Yüzyıl içinde kuzey kökenli istila dalgası Dorları da yerinden oynatmış ve Dorlar arasında “Makedon Ethnos” olarak bilinen topluluk güneybatı Makedonya’dan (Makednon bölgesinden) gelmişti [Herodotos]. Bir görüşe göre bu topluluktan arta kalanlar, Klasik Dönem Makedolarının çekirdeğini oluşturmuştur. İlk Makedon kralı, I. Perdikkas’tır. II. Phillippos’a değin Makedonya, Yukarı Makedonya’daki yarı-bağımsız kabilelerle, İllyrialılarla, Trakya’daki Odryslerle, Khalkidike’deki Yunan kentleriyle, Perslerle, Atinalılarla ve Sparta ile mücadele etmek zorunda kaldı. Makedonyalılar Eski Yunanca’nın bir lehçesini konuşuyorlar ve kendilerini “Yunan” olarak kabul ediyorlardı. Yunanlılar ise Makedonları hep barbar (yabancı) olarak görmek istemişlerdir.

2-philip
II. Philippos

Tarihin en önemli şahsiyetlerinden Büyük İskender’in doğduğu ülke olan ilk çağların Makedonya’sı antik Axios, bu günkü adıyla Vardar Irmağı’nın Selanik körfezinde denize ulaştığı yere kadar olan verimli Vardar Ovası çevresidir. Doğusu ve batısı dağlarla çevrili olan bu verimli ülkenin merkezi, Selanik’in yaklaşık 60 km kuzeybatısında yer alan Aigai kentidir. Makedonyalıların komşuları kuzey ve batıda İlliryalılar, doğuda Trakyalılar güneyde ise Yunanlılardı.

Makedonya tarihinde gerek yönetim ve gerekse orduda yaptığı reformlarla tarihe geçen önemli liderlerden biri de şüphesiz Kral Archelaos’tur (M.Ö. 413-399). Kendinden önce başlatılan ordu reformu bu dönemde tamamlanmıştır. İlk defa soylulardan oluşan ve devamlı kralla birlikte olabilecek ve çok hızlı hareket kabiliyeti olan özel süvari birliği yanı sıra piyadelerden oluşan ve Phalanks adı verilen yeni bir askeri birlikler oluşturulmuştur. Kral Archelaos zamanında krallık merkezi Aigai’den, yeni kurulan Pella’ya taşınmış ve Pella’ya ünlü dram yazarı Euripidies ve ressam Zeuxis gibi çok sayıda Hellen kökenli filozof ve bilgeler davet edilmiştir.

Büyük İskender'in Cenazesi
Büyük İskender’in Cenazesi

Her ne kadar Yunanlar arasında savaş eksik olmuyorsa da, onlar için en büyük tehlike ya da ortak düşman, Persler idi. Bu ortak düşmana karşı koyabilmek, hatta onu yok edebilmek için Yunanların ilk önce kendi aralarında birleşmeleri gerekiyordu. Bu uzlaşmanın da bir politikası olmalıydı. Böylece “panhellenizm” yani “Yunanların Birliği” düşüncesi doğdu. Bu, her Yunan’ın sempati ile baktığı, ama söz konusu birliği sağlayacak önderin kim olacağı sorusunu da beraberinde taşıdığı bir düşünce idi.

II.Philippos (M.Ö. 359-336), Makedon tahtına geçer geçmez önce ülkeyi siyasi, ekonomik ve askeri açıdan güçlü bir duruma getirdi. Devletin sınırlarını emniyetin ve huzurunu tekrar sağlayan II. Philippos Yunan kenti olan Struma ırmağı deltasındaki Amphipolis kentini de ele geçirerek M.Ö. 357 yılında doğu sınırlarını Kuzey Ege Denizi’ne kadar ulaştırdı. Philippos, ekonomik olarak da güçlenmeye başlamıştı. Pangaion madenlerinden elde ettiği altın ile yılda 1000 talanton gelir elde etti. Bazı antik yazarlar “Avrupa şimdiye kadar böylesine büyük, güçlü iktidar sahibi ve ordu komutanı, askeri bir deha görmemiştir.” Gibi övgü dolu ifadeler kullanmıştır. Belki de böyle bir babanın, Büyük İskender gibi bir oğlu olacağı da vurgulanmak istenmiştir.

Philippos M.Ö. 343’de daha önce yaptığı gibi yeniden Trakya’ya yöneldi; karşı koyanları egemenlik altına aldı. Daha da doğuya giderek, Perinthos’a (Marmara Ereğlisi) saldırdı (M.Ö. 340). Fakat, Perslerin kente verdikleri destek nedeniyle burayı ele geçiremedi. Oradan Byzantion’a doğru harekete geçti. Atina, Boğaz’ı kontrol altında tutan Byzantion’un kaybedilmesinin Karadeniz’den yaptığı buğday ithalini olumsuz yönde etkileyeceğini düşünerek savaş hazırlıklarına başladı. Buna karşın, Byzantion, Phillippos’un kuşatmasına dayanamadı ve düştü.

2-philippos
II. Philippos

Atina’da dahil olmak üzere tüm Yunanistan’a gücünü gösteren ve hakimiyeti altına alan Philippos, giderek, Yunanların sempatisini kazanmaya ve Yunanların birliğini sağlayacak tek kişi olarak görülmeye başladı. Philippos’da bunu sezmiş olacak ki, Yunan kentlerini ulusal bir kongreye katılmaya çağırdı. M.Ö. 337 yılında Philippos’un başkanlık ettiği kongre Korinthos’ta toplandı. Toplantıda kurulan “Korinth Birliği”ne katılmak istemeyen tek şehir Sparta olmuştur. Birlik için bir danışma kurulu oluşturulmuş, kurulun hegemon’u (önderi) doğal olarak II. Philippos olmuştur. Neticede tüm bu girişimler Philippos için sadece askeri bir başarı değil, aksine tam bir diplomatik zaferde olmuştur. Öyle ki tüm Yunan ve Balkan dünyasını hegemonyası altına alan Philippos, artık rahatlıkla yönünü Doğu’ya, Anadolu’ya daha da açıkçası Perslere karşı çevirebilecektir.

İlgili Yazılar
1 250

Amaç, Batı Anadolu’daki kentleri Pers boyunduruğundan kurtarmak ve Perslere Yunan dünyasının gerçek yüzünü göstermekti. Philippos’un önderliğinde Makedonlardan ve Yunanlardan oluşan büyük bir ordu ile sefer hazırlıklarına başlanmış; hatta Batı Anadolu’ya bir önce kuvvet bile gönderilmiştir. Fakat Philippos M.Ö. 336’da, kızı Kleopatra’nın evlilik kutlamaları sırasında 46 yaşındayken Aigai’de (Vergina) bir suikast sonucu öldürüldü.

iskender-mozaigi
Büyük İskender Pers Savaşında “Mozaik”

Babasının ölümünden sonra, M.Ö. 336’da 20 yaşında bir delikanlı iken Makedonya tahtına dünyanın en ünlü fatihlerinden biri geçti. İlk işi babasının katillerini cezalandırmak oldu. Daha sonra Korinthos Birliği tarafından birliğin hegemon’u ve Pers seferinin de komutanı seçildi. Bu genç yaşta tahta geçen büyük komutan M.Ö. 334 yılında babasından kalan savaş mirasını devralarak tarihe adını altın harflerle yazdır. Evet sözünü ettiğim komutanı siz benden daha iyi biliyorsunuz. Büyük İskender.

İstanbul Arkeoloji Müzesi "İskender Lahti"
İstanbul Arkeoloji Müzesi “İskender Lahti”

Amphipolis’de İkinci Anıtın Yeri Tespit Edilmiş Olabilir

Araştırma ve Yazı: Tolga Candur

 

Kaynakça:

Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş, Oğuz Tekin

Ege ve Yunan Tarihi, Arif Müfit Mansel

Gençler İçin Uygarlık Tarihi, Hendrik Willem – Wan Loon

Hellenistik Devir Heykeltraşlığı I, Ramazan Özgan

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.