Arkeoloji ve Gezi Kültürü Dergisi

Avrupa’da Tropik Karıncalar

Yeni bilişim araçları çevrebilimcilere, zamanla karıncaların dünya üzerindeki dağılımlarını incelemede yardım etti. Soldaki korunmuş 20 milyon yıllık fosil karınca, Dominik Cumhuriyet’inde bulunan Cephalotes [bir karınca türü, ç.n] takımına ait bir kaplumbağa karıncadır. Sağdaki canlı karınca ise benzer bir türdür. Laminatus ile Cephalotes’i kıyaslayın. [Kaynak: Beonit Guénard/OIST]
0 21

“On milyonlarca yıl geriye, Avrupa’ya bir çevrebilimci gönderebileceğimi hayal edin. Sonra onlardan karıncalara bakıp bana nereye geldiklerini söylemelerini isteseydim… Güney Doğu Asya derlerdi.” diyor Okinawa Kurumu Bilim ve Teknoloji Mezun Üniverstesi (OIST)’den Prof. Evan Economo. Profesörün takımı günümüz karıncalarının verileri ile fosil karıncaların verilerini karşılaştırdı. Analiz, fosil karıncaların bulunduğu yerlerin bugün yaşayan karıncaların dünyanın aynı yeri ile daha ilişkili olduğunu gösterdi. İlginç bir şekilde; Avrupa’da 10 ila 45 milyon yıl öncesine kadar yaşamış karıncalar, günümüzde Güney Doğu Asya’da yaşayan karıncalara Avrupa’dakilerden daha fazla benziyorlar. Araştırma Biyocoğrafya Dergisi’nde yayımlandı.

Yeni bilişim araçları çevrebilimcilere, zamanla karıncaların dünya üzerindeki dağılımlarını incelemede yardım etti. Soldaki korunmuş 20 milyon yıllık fosil karınca, Dominik Cumhuriyet’inde bulunan Cephalotes [bir karınca türü, ç.n] takımına ait bir kaplumbağa karıncadır. Sağdaki canlı karınca ise benzer bir türdür. Laminatus ile Cephalotes’i kıyaslayın. [Kaynak: Beonit Guénard/OIST]
Yeni bilişim araçları çevrebilimcilere, zamanla karıncaların dünya üzerindeki dağılımlarını incelemede yardım etti. Soldaki korunmuş 20 milyon yıllık fosil karınca, Dominik Cumhuriyet’inde bulunan Cephalotes [bir karınca türü, ç.n] takımına ait bir kaplumbağa karıncadır. Sağdaki canlı karınca ise benzer bir türdür. Laminatus ile Cephalotes’i kıyaslayın. [Kaynak: Beonit Guénard/OIST]
Economo’nun Hong Kong Üniversitesi’ndeki eski doktora sonrası ve yeni asistan profesörü Beonit Guénard ve Rennes Üniversitesi’ndeki Doçent doktor Vincent Perrichot da dahil takım, neden bir grup karınca ile dünyanın belirli yerlerinde karşılaştığımızı ve dağılımlarının zaman içerisinde nasıl değiştiğini inceliyor. Dünya çapında biyoçeşitliliğin dağılımını anlamak biyocoğrafyacılar ve çevrebilimciler için en büyük zorluklardan biri. “Pek çok biyolog, biyoçeşitliliği durağan bir imge olarak algılıyorlar fakat biyoçeşitlilik aslında çok uzun bir filmdir ve biz tüm hikayeyi henüz anlamadık. Bu filmden birkaç kare elde etmek, yaşamın sıkıcı fragmanını yeniden yapılandırmamıza yardım edecek.” diyor Guénard.

Günümüz biyoçeşitliliği milyonlarca yıl boyunca evrildi ve omurgasızların Dünya yaşamının üçte ikisini sayılmasına rağmen geniş çaplı analizler sınırlıdır. “Günümüzü anlamak için tarihi göz önünde bulundurmalıyız.” diyor Prof. Economo. Üç biyolog; 1,060 yayım ve 4,000’i aşkın dünya çapında internet sitesi ve günümüz karıncalarının ataları ile çoğrafi dağılımlarını karşılaştırmak için fosil birikimleri dahil fosil karınca verilerini günümüz karınca verileri ile birleştirdiler. Bu zamana dek bilim insanları, fosil karıncaların özellikleri hakkında konuşabiliyorlardı fakat bu, büyük miktarda veriyi birleştirebilen ve ölçebilen yeni bilişim araçları sayesinde oldu.” diye devam ediyor Economo.

karınca

İlgili Yazılar
1 252

Bu iki veritabanlarının birleşimi, antik ve günümüz karıncalarının coğrafi dağılımı arasındaki ilginç benzerlik ve farklılıkları gösteriyor. Örneğin, önceden Avrupa’da yaşamış fosil karıncalar, şu an Avrupa ve Afrika’da yaşayan karıncalardan ziyade günümüz Güney Doğu Asya, Hindistan ve hatta Avustralya karıncaları ile daha benzerler. Senozoyik çağının büyük bır kısmı boyunca ve özellikle ilk dönemlerinde, yaklaşık 5 ila 60 milyon yıl önce, Dünya daha sıcaktı. Tropik ormanlar Avrupa dahil yerkürenin çoğunu kaplıyordu ve Antartika bile bir bitki örtüsü ile kaplıydı. O zamanlarda Avrupa, bugün gördüğümüzden çok daha farklı bir ekosisteme sahip bir tropik yağmur ormanıydı. Sonra; iklim değişiklikleri, kıta hareketliliği ve ekolojik değişimler dünyanın bazı bölgelerinde geniş çapta soy tükenmesine yol açtı. Sıcak iklime adapte olan karıncalar, daha soğuklarda yaşamlarını devam ettiremediler. Bu veri ayrıca kıta boyunca soy tükenmesinin kanıtını da gösterdi. Örneğin; önceden küresel olarak yaygın olan karıncalar, şu an sadece Sri Lanka ile sınırlıdır.

Bu sonuçlar bilim insanlarına, yerküre üzerinde yaşayan ve soyu tükenmiş organizmaların arasındaki ilişki ağı olan “hayat ağacının” anlaşılmasına bir adım daha yaklaşmalarına yardımcı oldu. “Eğer geçmişteki iklimi, iklim değişikliğinin sonuçlarını ve bunun toplulukları nasıl şekillendirdiğini daha iyi anlayabilirsek, günümüz iklim değişikliği senaryosu bağlamında gelecek biyoçeşitliliğini anlayabiliriz.”diyorGuénard.

 

Haber Düzenleme: Berkan Seyhan

Kaynak: Okinawa Kurumu Bilim ve Teknoloji Mezun Üniverstesi

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.