ASUR TİCARET KOLONİLERİ ÇAĞI’NDA HABERLEŞME


Mezopotamya toplumlarında haberleşmenin önemi her dönemde kendini göstermiştir. Sümer dilinde lu kin-gir-a Akad dilinde mār šipri diye geçen ‘’iyi haber getiren’’ anlamına gelen haberciler, Mezopotamya toplumunda resmi olarak kendisine teslim edilen yazılı ve muhtelemen sözlü mesajları taşımakla görevlendirilmiş, aynı zamanda otorite yetkileri ve pazarlık yapabilme hakları olan kimselerdir.

Mezopotamya’da zaman zaman siyasi yapıların parçalanması, mevcut farklı oluşumların oluşması, diplomatik ilişkilerin değişmesi sonucu bu durumları bildirmek, merkezden çevre devletlere bilgi akışını sağlayabilmek için mesajların taşınması gerekiyordu. Bu taşıma işlemini gerçekleştirenler toplumda önemli bir role sahip olan haberciler olmuştur. Habercilerin önemi, içinde bulunulan dönemlerin sanat ve edebiyat eserlerinde de yer almıştır. Enmerkar ve Aratta Kralı adlı Sümer destanında Uruk kralı ve Aratta kralı arasında geçen söz düellosu, her ikisinin habercisinin taşıdığı haberler vasıtasıyla gerçekleşmiştir. Sargon efsanesinde de habercilerle ilgili bilgiler mevcuttur. Akkad İmparatorluğu kurulmadan önce Sargon, Kiş kralının hizmetindeyken içeriğini bilmediği ve kendi idamını içeren bir mektubu Uruk’a göndermekle görevlendirilmiştir. III. Ur Devri’nde imparatorluğun posta ağlarını genişlettiğini, o dönemde yazılmış olan edebiyat eserlerinde ve birtakım kişilere verilen görevleri, kısaca anlatan belgelerde görmekteyiz. Bu belgelerden posta ağlarının genişletilmesinin tamamen imparatorluk bürokrasinin değişmesiyle ilgili olduğu anlaşılmıştır.

asur-ticaret-kolonileri

Haberleşme konusuyla ilgili en önemli vesikalar II. binyıl ortalarına dayanmaktadır. Devletler arası ilişkilerin geliştiği bu dönemde özellikle diplomatik haberleşmelerin çok sık olduğunu görmekteyiz. Bu diplomatik haberleşmeleri sağlayan en önemli aracı ise mār šiprim’lerdir. Çok sayıda özel ve resmi vesikanın bir yerden bir yere taşındığı bu dönemde bilgilerin kil tabletlere yazıldığı bilinmektedir. Bu dönemin haberleşme aracı mār šiprim’lerden sonra, üzerine yazıların yazıldığı kil tabletlerdir. Bu dönemde mektup göndermek için tüccar kervanlarından yararlanıldığı belgelerden anlaşılmıştır.

Kil tablet taşıma işinin babadan oğula geçtiğini açıklayan Mari metinleri haberciler hakkında geniş bilgiler vermiştir. Habercilerin içinde bulundukları konum haber taşınmasında etkliydi. Örneğin; Bazı haberciler sınırlı bir alanda yolculuk ederek ellerindeki mesajı en yakın merkeze verip geri dönerken bazı haberciler elindeki mesajı başka bir merkezde bulunan haberciye götürüyordu. Bazı haberciler devletle ilgili haberleri taşıdıkları için elindeki mesajı son yere kadar iletmekle yükümlüydüler. Bazı zamanlar bu habercilerin muhbir görevi de gördükleri belgelerden anlaşılmıştır. Bunlar basit yazışma taşıyıcıları olabildikleri gibi, aynı zamanda görevli ya da tam potansiyelli yetkili de olabilirlerdi. Bazı zamanlar tek başına bazı zamanlar da kalabalık gruplarla yolculuk eden habercilerden istenen kriterler hakkında belgelerde net bilgi olmamasına rağmen Mari metinlerinde iki özelliğin gerektiği açıklanmıştır. Bu özellikler hızlı olmak (qallu) ve güvenilir olmak (taklu) idi.151 Yaya, eşek üstünde, gemi ya da kağnıyla yolculuk eden habercilerin günde otuz kilometre yol kat ettikleri belgelerden anlaşılmıştır.

asur-kazilari

Mezopotamya’da haberleşmelerin I. binyılda genellikle diplomatik ilişkileri kapsayan bir nitelikte olduğu görülmektedir. Bu yüzden bu tür mesajların taşınmasında güvenlik önlemlerinin alındığı belgelerde açıklanmıştır. Özelikle Yeni Asur Devleti, ülke içindeki haberleşmeyi ve askeri harekâtı güvenlik altına almak için sürekli posta bağlantıları kurmuş ve taş döşenmiş ulaşım-iletişim yolları yaptırmıştı.

Mezopotamya M.Ö. III. binyılda yazıyı bilmesine rağmen Anadolu, II. binyılın başlarında Asurlu tüccarların Anadolu’ya gelmesiyle yazıya geçmiştir. Asurlu tüccarların beraberinde getirdikleri çivi yazısını, Anadolu’da yaygın bir şekilde kullanmalarıyla Anadolu-Mezopotamya arasında başlayan ticaretle birlikte güçlü bir haberleşme ağı da kurulmuştur.

asur-haberlesme

Eski Asur Koloni Çağı mektuplarında Kültepe-Kaniš ile Asur arasında kervanlarla yola çıkan ve hem mektup hem de ticari mal taşıyan habercilerden söz edilir.153 Bu dönemde de habercilerin korunması için birtakım güvenlik önlemleri alınmıştır. Koloni Çağı’na ait Kaniš kārumu ve şehrin elçileri tarafından tüm kārum’lara yollanan bir mektupta, talimat vermek üzere gönderilmiş iki resmi habercinin, iki eskort eşliğinde, bir sonraki koloniye koruma altında gönderilmesinde her koloninin yükümlü olduğu belirtilmektedir.154 Alınan bütün bu önlemlere rağmen kervan saldırılarında birtakım habercilerin öldüğünü vesikalardan öğrenmekteyiz. Uluslararası haberciler için ayrıca siyasi karşıtlıklar yüzünden bir bölgeden geçiş izni alamamak, yolda veya gittiği ülkede uzun süre güvensizlikle karşılanıp kabul edilmemek gibi tehlikeler de vardı. Bu dönemde habercilere belli ödemeler yapıldığı masraf listelerinden öğrenilmektedir. Haberciler Asurlu tüccarların takip ettikleri kervan güzergâhlarını kullanarak Anadolu’daki yerli beylere mesajlarını iletmişlerdir.

ASURLU TÜCCARLARIN ANADOLU’YA GELİŞ NEDENLERİ

 

Kaynak: Tülay Şahin, “ASUR TİCARET KOLONİLERİ ÇAĞI’NDA ULAŞIM VE HABERLEŞME“, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2007

Not: Tezin tamamı internet ortamında aratıldığında bulunmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

reset password

Back to
log in