Arkeoloji ve Gezi Kültürü Dergisi

ANTİKÇAĞ VE TÜRKİYE – 3

0 36

ANTİKÇAĞ’IN VE ANTİKÇAĞ BİLİMLERİNİN TÜRKİYE İÇİN TAŞIDIĞI ÖNEM

Şunu açıklıkla itiraf etmek gerekir ki, Batı’da, dün olduğu gibi bugün de, genel olarak hâlâ negatif bir Türk-imajı mevcuttur. Bunun en önemli etkenlerinden biri, Anadolu’nun Yeni ve Eskiçağ tarih ve kültürlerinin, geçmiş dönemlerde – ve büyük çapta hâlâ günümüzde – tamamen yabancı ülke bilim kuruluşlarının araştırmalarına ve göreceli yorumlarına terkedilmiş olması; Türk toplumunda ise, buna karşı koyabilecek rasyonalist, rekabetçi ve revizyonist nitelikli zihinsel bir bilim potansiyelinin yeterince gelişmemiş olmasıdır.

Bunun doğal sonucu olarak da bu tür yabancı bilimsel araştırma ve gözlemlerin kültürel-politik yorumları Batı ülkelerinin genelde birleştikleri aktüel politik hedefler doğrultusunda göreceli biçimlenmiş; Türk toplumuna Batı bünyesinde “kabulü kerhen mümkün yabancı” bir unsur olarak bakılmıştır. Bugün hâlâ Türkiye’de “Avrupa bizi tanımıyor, takdir etmiyor” gibi duygusal nitelikli genel bir yargı mevcut ise, bunun temelinde herşeyden önce, ülkemizin tarihini bizzat işleme, yorumlama ve sonuçlarını uluslararası düzeyde savunmada gösterdiğimiz acizlik ve ihmalkârlık yatmaktadır. Bu bakımdan, bu sahalarda yetişmiş bilim adamlarımızın sorunlarına büyük bir titizlik ve hassasiyetle eğilmek, yeni bilim adamlarımızın yetişmesine bütün olanakları seferber ederek yardımcı olmak zorundayız.

İşte söz konusu edilen bu durumlar karşısında Tarih ve Eskiçağ bilimleriyle ulus olarak bizzat uğraşının Türkiye için gerek ulusal, gerekse Batı ile yakınlaşma, hattâ bütünleşme açılarından taşıdığı hayatî önem ve değer ortaya çıkmaktadır. Şu halde, Türk üniversitelerinin ilgili fakültelerinin, evrensel-bilimsel kimliklerinin yanı sıra, böyle topyekûn bir tarih mirasının tam bilincinde, rasyonalist, revizyonist, rekabetçi ve kendine özgü ulusal bir öğretim ve araştırma yapısına kavuşturulması, bunun bilimsel yorum ve sonuçlarının giderek devletin iç ve dış kültür politikasına yansıtılması şart olmaktadır.

İlgili Yazılar
1 252

ANTİKÇAĞ VE TÜRKİYE – 2

[DEVAM EDECEK..]

Prof. Dr. Bülent İPLİKÇİOĞLU

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.