Arkeoloji ve Gezi Kültürü Dergisi

4300 Yıllık İlk Yüz Antik Japon Kültürüne Göz Kırpıyor

Uzmanlar bu keşfi önemli ve eşsiz olarak tanımlıyor

Sol: Hokkaido, Kikonai’de bulunmuş ve bir insan suratı tasvirini andıran taş parçası. Sağ: Baskının bir taslağı
0 72

Japonya’daki arkeologlar, tarihi orta Jomon Çömlek Kültürü’ne (M.Ö. 2500-1500) dayanan ve insan suratının resmedildiği ilk taş gibi görünen parçayı keşfettiler. Uzmanlar bu keşfi önemli ve eşsiz olarak tanımlıyor.

Taş Üzerindeki İlginç Çizimler

Hokkaido Arkeolojik Operasyonlar Merkezi Kasım ayının 29’unda, 19 Kasım’da orta-Jomon döneminin ikinci yarısından taş parçasının bulunduğunu ve yaklaşık 4300 yıllık olduğunu duyurdu. Bulgunun ortaya çıktığı kazı alanı Japaonya’nın Hokkaido Oshima Subprefecture’da yer alan bir kasaba olan Kikonai’deki beş arkeolojik alandan Koren’in parçasıdır.

Asahi’nin raporuna göre arkeologlar bir evin bulunduğu çukur zeminin yaklaşık 50 cm altında taş parçasına rastladılar. Her köşesi yaklaşık 12-12 cm ve 1.4 cm kalınlığında. Uzmanlar hemen onun muhtemelen bir bileği taşı ya da diğer aletlerle düzleştirildiğini ve ters üçgen şekli verildiğini fark etmişlerdir. Dahası Ahasi, yatay çizginin bir siyah pigmentli üst kısmına yakın çizildiğini belirtmiştir. Bir gözü resmeden elips ve kaş şeklindeki çizgiler ve burun da taşın üzerine resmedilmiştir.

Güncel Japonya Arkeoloji Haberleri İçin Bu Başlığımızı Takip Etmelisiniz

Hokkaido, Kikonai’de bulunan ve bir insan yüzü resmini andıran taş parçası

Taşın Kullanımı Bilinmiyor

Ancak kötü haber ise, bazı uzmanlar muhtemelen dini amaçlar ve antik dönemdeki seremoniler için kullanıldığı öne sürmelerine rağmen, taşın kullanımının bilinmemesidir. Her şeye rağmen, Hokkaido Üniversitesi’nde bir Jomon kültürü profesörü olan Yasushi Kosugi, arkeolojik bir bakış açıdan oldukça değerli olarak tanımladığı keşifle heyecanını şu sözlerle dile getirdi:

‘’Buluş, orta-Jomon döneminde dini kültürün nasıl bir şey olduğunu saptama açısından oldukça değerlidir.’’

İlgili Yazılar
1 250

Dr. Kosugi, bu buluşu nelerin bu kadar ender ve eşsiz yaptığını açıklamaya devam etti. Açıkçası toprağın alt kısmında pigmentlerle yapılmış bir insan vücudu tasviri daha önce Nagano ilindeki Todonomiya arkeoloji alanında gün yüzüne çıkarılmıştı, bu da böyle resimlerin Jomon Çömlek Medeniyeti boyunca yapıldığını gösteren bir durumdur. Ancak, Japonya çapında daha önce hiç yüz resmi gün yüzüne çıkarılmamıştı ki bu da antik ve belirsiz kültürü kavramayı sağlayarak bu keşfi gerçekten özel kılıyor.

Asya’dan Arkeoloji Haberleri İçin Bu Başlığımızı Takip Edebilirsiniz

Sol: Hinamiyama alanından henüz başlamakta olan Jomon çömleği. Kanagawa, Yokohama-shi’de M.Ö. 11000-7000 arasında bulundu. Sağ Erken Orta Jomon çömleği, M.Ö. 5000-4000 yılları arası

Büyüleyici Jomon Çömlek Medeniyeti

Zamanın büyük bir bölümünü kaplayan Jomon dönemi (M.Ö. 10.500-300) Japonya’nın Neolitik dönemini oluşturur. Metropolitan Museum’a göre ismi, o dönem boyunca üretilen seramikleri belirten‘’ip işaretleme’’ den türemiştir. Jomon halkı yarı göçebeydi, çoğunlukla merkezi açık boşluklar çevresinde dizilmiş çukurlarda yaşarlardı, avcılık, balıkçılık ve toplayıcılıkla yaşarlardı. Jomon sitesindeki birçok kazı özel eserleri bilgimize eklerken, etnik sınıflandırmalı ya da dillerinin kökeni ile ilgili ilk okuryazar dönem insanlarını kapsayan belirli esas soruları çözmeye yardımcı olmadı.

Jomon çömleğine gelindiğindeyse, çoğunluğu yuvarlak tabanlara sahiptir ve gereçler genellikle küçüktür. Bu da araçların genellikle muhtemelen bir ateşin içine yerleştirilerek yemek pişirmek için kullanıldığını gösterir. Sonrasında çömleklerin kenarları çok daha karmaşık ve süslü hale geldiği Orta Jomon dönemi boyunca, Jomon çömlek parçaları daha incelikle işlenmiştir.

Orta/Son Jomon döneminin daha süslü ağız örneği (M.Ö. 4000-200)

Yeni bulunan boyanmış taş parçasından gelen Orta Jomon dönemi el işlerinin üretimi ve artan sayısı açısından Jomon kültürünün yüksek noktasını belirtmiştir. Bu dönem boyunca derecenin pik yapması ile ısınan iklim, toplulukların dağ bölgelerine hareketine yol açmıştır. Atık yığıntıları uzun dönemler boyunca insanların yerleşik olduğunu ve büyük topluluklar halinde yaşadıklarını ortaya koyar; balık tuttular, geyik, ayı, tavşan ve ördek gibi hayvanları avladılar ve yemişler, böğürtlenler, mantarlar ve maydanoz topladılar. İlk bitki toplama girişimleri bu döneme dayanabilir. Kadın heykelciklerin ve taş fallik resimlerindeki artış aynı zamanda ölüleri kabuk höyüklerine gömme uygulaması, bu dönem boyunca dini ritüel uygulamalarındaki bir artışı öne sürüyor.

Çeviren: Esra Demirezen

Kaynak Ancient-Origins

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.