3000 yıllık papağan ve bebek doğal yollarla mumyalanmış halde bulundu


Meksika mağarasında bulunan sıra dışı kalıntılar serisi yaklaşık 3000 yıl öncesine dayanıyor.

Bir Meksika mağarasında kazı yapan arkeologlar, korkunç bir keşifte bulundu. Mağaranın derinliklerinde bir iple bağlanmış iki kaval kemiği, bir tavşan derisinin içine bırakılmış bebek kalıntıları, iki kafatası ve doğal yollarla mumyalanmış olgunlaşmamış bir papağan kafası buldular.

meksika-magarasi

Bu ürkütücü keşif, Meksika’nın Chihuahua eyaletinin kuzeyinde bir kasabada, San Francisco de Borja yakınlarında bir mağarada gerçekleşti. Mağarayı sahiplenen yerliler, mağaranın zeminini düzleştirirken mumyalanmış kuşu ve diğer arkeolojik materyalleri tesadüfen buldu.

Köylüler, Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nün insan kafataslarını ve kemiklerini, mumyalanmış insan vücudu parçalarını, büyük ihtimalle giysilerden ya da çantalardan kalan geyik derisi kalıntılarını, sepetleri ve bir büyük deniz kabuğunu toplayan arkeologlarını harekete geçirdi.

Kuzey Meksika Antropoloji ve Tarih Okulu müdürü arkeolog Emiliano Gallaga Discovery News’a şu açıklamaları yaptı: “Yerliler papağanın aslında eksiksiz olduğunu söyledi, ama vücudunun geri kalanı toprak kazı makinesine takıldı, sonra da bulamadık.” Ayrıca şunları da ekledi: “Köylülerin cenazeye ait kalıntıları tesadüfen bulduklarını düşünüyoruz. Büyük ihtimalle papağan cenazenin bir parçasıydı ve en azından bir ya da iki kişinin evcil hayvanıydı.”

Paquime Orta Dönemi’nden (1060- MS 1340) hiçbir seramik bulunmadığından, Gallaga mağaranın arkaik ve yaklaşık 3000 yıl öncesine dayanan ilk tarım dönemi arasında bir geçiş alanı olduğuna inanıyor.

Toplanan materyallere çok önem veren arkeologlar mağara zemininde daha çok kazı yapmaya karar verdi.

3 fit genişliği ve 150 fit uzunluğundan daha küçük bir alanda yakılmış ve yıkılmış çamur bir evin kalıntılarını buldular. Bunun yanında; orta arkaik döneminden (neredeyse M.Ö 1000) ok uçları, fosilleşmiş insan yüzleri, yanmış fasulye kalıntıları, mısır koçanları, bütün bir balkabağı ve kahverengi seramik çömlek kırıntıları da bulundu.

En ilginciyse, iki insan mezarı daha buldular.

Gallaga, “Kayanın sonuna kadar uzanan mağaraya yerleştirilmiş bir ipe bağlı iki kaval kemiği vardı. Tavşan derisinin içindeki küçük boyutlu insan kemiği parçaları, bir bebeğin de burada gömüldüğünü gösteriyor. Yetişkin vücudun leğen kemiği ayrılmıştı, bu yüzden bu bireyin erkek mi kadın mı olduğunu anlamak için eski haline döndürme sürecinin bitmesini beklemek zorundayız. Bebekle arasında bir bağ olup olmadığını öğrenmek için de çok erken” dedi.

Bu kalıntıların M.Ö 1000 yılına yani yaklaşık olarak 3000 yıl öncesine dayandığını tahmin ediyor.

Gallaga sözlerine şöyle devam etti: “Bulduğumuz insan kalıntıları aslında başka bir yerde gömülmüş ve daha sonra mağaranın içinde tekrar gömülmüş olabilir. Fakat, neden vücudun yarısının gömüldüğü hakkında bir fikrimiz yok. Kuş hakkında konuşacak olursak da, parlak kırmızı tüylü bütün bir papağanı cenaze başlığı altında gömülmüş olarak ilk kez buluyoruz. Bu kuş, eski İspanyol dönemi topluluklarının kolektif anlayışlarında çok önemli bir kuştu.”

Kuşun güneşi ya da tanrılar ve insanlar arasında bir bağı temsil ettiğini de ekledi.

Gallaga, “Bu tüyler insanlar için çok değerliydi, tüyleri çantaların içinde kalkanlarla ve süslemelerle saklamışlar” diyerek açıklamalarına son verdi.

Mağarada bulunan kalıntılar analiz ediliyor ve eski haline geri döndürülüyor.

 

Çeviri: Buket Nur Ekim

Kaynak: seeker

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

reset password

Back to
log in