3000 Yıllık Mezarlık Filistinlilerin Kökenine Dair İpuçları Veriyor


İsrail’in gizemli düşmanlarına ait mezarlık, nüfusun kökenleri için ipuçları verebilir.

Mezar Keşfi Bir araştırmacı, İsrail’in kıyılarında yeni keşfedilen bir Filistin mezarlığında yaklaşık 3 bin yıl önce gömülmüş bir iskeleti temizliyor. O zamanlar, ölülerin yüzüne defin sırasında küçük bir sürahi yerleştirilirdi.

İsrail kıyılarındaki yaklaşık 3.000 yıllık bir mezarlık, Filistinlerin defin uygulamalarına ilişkin benzeri görülmemiş bilgiler sağlıyor. İskeletlerin Eski Ahit’te İsraillilerle savaştıkları belirtilen gizemli bir nüfusa ait olduğu düşünülüyor.

2013 yılından bugüne halen devam eden çalışmalar, bebeklerden yaşlı erişkinlere Aşkelon mezarlığındaki en az 227 kişinin kalıntılarını ortaya çıkardı. Mezarlığın sadece küçük bir kısmı araştırıldı. Buna rağmen, Harvard Semitik Müzesinin arkeolog ve kazı direktörü Adam Aja, Aşkelon’a yaklaşık 100 yıl boyunca yaklaşık 1,200 kişinin gömüldüğü görüşünde.

Aja, 18 Kasım’da Amerikan Okulları Doğu Araştırmaları’nın yıllık toplantısında. “İlk kez, resmi bir Filistin mezarlığı bulduk” dedi. Aja ve meslektaşları, ilk kez 10 Temmuz’da Filistin mezarlığını bulduklarını duyurmuşlardı. Aja, toplantıda, mezarlığa ilişkin en son bulguları sunan birkaç araştırmacı arasında yer alıyordu. ‘Yeni bulgulara rağmen, Filistinlerin coğrafi kökenleri hala bilinmiyor dedi Aja. ‘İlk Filistinlerin Ortadoğu’ya ne kadar erken ulaştığı ya da Aşkelon’da ölülerini gömmeye başladıklarında kültürlerinin ne kadar değiştiği konuları da belirsizliğini koruyor.

filistin

Filistin defin uygulamaları bir asır boyunca ele alınmış ve tartışılmıştır. İsrail’deki diğer antik Filistin yerleşimlerine, antik metinlerde de değinilmektedir; tek tek mezarlar ve küçük ölçekli mezarlık alanları yapılandırılmıştır.

Aşkelon’da ölüler çeşitli şekillerde defnedildi. Çoğu kişi sığ çukurlara yerleştirildi, çoğu kez sürahi veya testilerle gömüldüler. Bazı çukurlarda bir veya daha fazla sayıda önceden defnedilmiş ölülerle gömülmüş kişilerin kalıntıları yer alıyordu. Bronz küpeler, bilezikler, yüzükler ve diğer mücevherat birçok çocuk ve kadının iskeletini süslüyordu. Bunun yanında çeşitli çukur mezarlarda, erkek iskeletlerinin yanında süs boncukları veya gravür taşlar bulunmuştur. Bir mezarda, gömülen adamın kalçasına yakın bir dizi demir ok bulunmuştur. Aja, muhtemelen bir zamanlar, bunların yanında bir ok kılıfı da olduğuna inanıyor.

Araştırmacılar ayrıca, çukur mezarlara yerleştirilen mühürlü kavanozlarda altı ölü yakma işleminden kalan kül ve kemik parçaları ortaya çıkardı. Aynı zamanda taş levhalarla kaplanmış en az sekiz defin odası bulundu. ’En büyük odada, 23 kişinin iskeleti bulundu. Bu mezar odaları, kıyıya paralel uzanan üç sırada hizalanmıştır. ’dedi Aja.

 Harvard Üniversitesi’nden Janling Fu, ‘Çukur mezarlarında ve mezar odalarında bulunan konik saklama kavanozları, Akdeniz sahili yakınındaki bir topluluk olan Kenanlıların seramiklerinden etkilenmiştir.’ dedi.

Fu, çukurun mezarlığın kenarından başladığından şüphelendiğini ve bazı mezarlar arasında önemli bir boşluk bulunmasından ve yakınlarda bulunan yoğun mezar sitelerinin çoğunun kümelenmiş olmasından yola çıkarak, bu durumun Filistinlerin ölülerini nasıl muamele ettiği konusunda çok daha fazla bilgi edinme olasılığını arttırdığını söyledi.

Kazı erken bir aşamada olmasına rağmen, Aşkelon’a gömülen Filistinlilerin psikolojik gerilim bulguları gösterdiği açıktır.’dedi raporunda ekip üyesi ve Ypsilanti’deki Doğu Michigan Üniversitesi’nde görev yapan Sherry Fox ekledi: ‘Birçok bireyin dişinde ateş, kötü beslenme veya bir dizi olası biyolojik bozukluğun neden olduğu büyüme kesintileri belirtisine rastlandı.

Aşkelon’a gömülmüş olan insanların nispeten kısa olan boy ortalaması da- erkekler için 154 cm, kadınlar için yaklaşık 147cm- aynı zamanda biyolojik sorun teorisini destekliyor.’ dedi Fox. ‘Kısa boy oranları erkekler ve kadınlar arasındaki boy farklarının az olması, yetersiz beslenme gibi geniş çaplı gerilimlerden kaynaklanır. ’diye ekledi.

Mideast Israel Archaeology

Filistinliler savaşçı bir topluluk olarak tanınıyordu. Aşkelon ekibinin üyesi olmayan Duke Üniversitesi’nden Arkeolog Eric Meyers, burada gömülenlerden en azından bir kısmının savaşlarda mı yoksa mücadelelerle mi öldüğünü merak ediyordu. Fox, gömülenlerden hiçbirinin iskeletinde kafa travması ya da saldırı belirtilerine rastlanmadığını söyledi. Ayrıca, iskeletlerin hiçbirinde tümör ya da kanser belirtisi görülmemişti.

Aşkelon iskeletlerinden DNA çıkarılabilirse, bilim adamları Filistinlilerin aslen nereden geldiğine dair bir fikir öne sürebilirler. Almanya Jena’daki Max Planck İnsanlık Bilimi Enstitüsü’nden bir Evrimsel Genetikçi olan Johannes Krause şu anda Aşkelon kemiklerinden genetik dizilere ulaşma çalışmalarına liderlik ediyor.

İşimiz yeni başladı.’ diyor Aja.

2000 Yıllık Machaerus Kalesi Hacılar İçin Yenileniyor

Yazar: Bruce Bower

Çeviri: Zeynep Şenel Gencer

Kaynak: sciencenews

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

reset password

Back to
log in