2,500 Yıllık Dövmeli “Buz Prensesinin” Laneti

2,500 Yıllık Dövmeli “Buz Prensesinin” Laneti

Mahkemenin söylediğine göre arkeologlar donmuş toprakta korunmuş olan mumyayı çıkarttıktan sonra Sibirya’yı doğal afetler sardı. Mahmeke, Altay

3.800 Yıllık Kayıp Mezar Anıtı Londra’da Ele Geçirildi
Amphipolis’de İkinci Anıtın Yeri Tespit Edilmiş Olabilir
İngiltere’nin 10 Roma Amfitiyatrosu

Mahkemenin söylediğine göre arkeologlar donmuş toprakta korunmuş olan mumyayı çıkarttıktan sonra Sibirya’yı doğal afetler sardı.

Bir manken –birebir benzeri- müzede sergileniyor ve “özel durumlarda” VIP’ler gerçek mumyayı görme fırsatını elde edebiliyorlar.

Bir manken –birebir benzeri- müzede sergileniyor ve “özel durumlarda” VIP’ler gerçek mumyayı görme fırsatını elde edebiliyorlar.

Mahmeke, Altay Dağları’ndaki Teles etnik grubu liderinin Rusya arkeologları tarafından 1933’te mezarından çıkarılan dünyaca ünlü, dövmeli “Prenses Ukok”un kalıntılarının tekrardan gömülmesi isteğini reddetmesinin ardından, bu karar temyiz edilecek.

Gorno-Altaysk’taki bir mahkeme liderin davasını reddetti ve eserin Milli Müze bakımında Altay Cumhuriyeti’nin başkentinde kalmasına karar verdi.

Teles etnik grubunun lideri ve Altay Türklerinin Manevi Merkezi’nin başkanı olan Akai Kine, Ukok Yaylası’nda yer alan ve mumyanın bulunduğu Ak-Alakha-3 arkeolojik alanının kültürel miras olarak tanınmasını ve “buz prensesinin” kalıntılarının mezarın bütününe dahil edilmesini talep etti. Gömülecek alanın bütünü, 2,500 yıllık kalıntıların gömülmesinden önce restore edilmeli.

Akai Kine, kalıntıları Ukok Yaylası’na gömme savaşına devam edeceğine yemin etti.

Akai Kine, kalıntıları Ukok Yaylası’na gömme savaşına devam edeceğine yemin etti.

Ölüler Rahatsız Edilmez

Mahkemeye, “Bizde ataya saygı var. Ölüler rahatsız edilmez ve özellikle de dünya etrafında dolaştırılıp sergilenmez. Prenses mezarından çıkarıldıktan sonra depremler, seller ve dolu yağmurları başladı. Bunları önceden bilmezdik.”

Akai Kine onu “dünyanın göbek bağını” koruyan bir rahibe ve Beyaz Hamın olarak tasvir etti. “Yeraltı dünyasının kapılarında şeytanın dünyaya girmesini önleyerek durdu. Fakat arkeologlar mumyayı çıkarttıktan sonra gücünü kaybetti ve koruyucu görevine daha fazla devam edemedi. Bu yüzden şeytan geldi ve doğal afetler ve insanlar arası çatışmalar başladı.

Sergey Kireev ısrarcı: “Mumya, müzemizde halka sergilenmeden güvenli bir şekilde kalacak.”

Sergey Kireev ısrarcı: “Mumya, müzemizde halka sergilenmeden güvenli bir şekilde kalacak.”

Onu Gömmek İsteyen İnsanlar Kendilerini Duyurma Peşindeler

Akai Kine’nin bu hareketine, kalıntıyı inceleyen akademisyenler tarafından ve devlet makamları tarafından karışı çıkıldı. Milli Müzenin yönetici Sergey Ochurdyapov: “Onu bize geldiği şekilde tutuyoruz. Teknoloji ilerledikçe ve yeni aletler çıktıkça mumya bize yeni şeyler söylüyor.”

Müzedeki bir yetkili olan Sergey Kireev: “Mumya, müzemizde halka sergilenmeden güvenli bir şekilde kalacak.” diyerek ısrar etti.

Daha önceleri kalıntılar yirmi yıl boyunca kaldığı yer olan Novosibirsk’te döndüğünde buz prensesinin halka açık sergide gösterileceği söyleniyordu. Sonra bir mankenin –birebir benzeri- müzede sergileneceği ve “özel durumlarda” VIP’lerin gerçek mumyayı görme fırsatını elde edebilecekleri söylendi.

Milli Kültür Birliği’nin başkanı Artem Ignatenko da gömülmeye karşı konuştu. “Düzgün bir yerde olduğu için ona saygıyla bakılıyor ve ruhu sakinleşti.” dedi. “Naaşı ile bir şeyler yapmak mantıklı değil. Onu gömmek isteyen insanlar kendilerini duyurma peşindeler.”

Tekrardan gömülme işlemi onaylanırsa, Ukok Yaylası üzerinde bir anıt inşa edilmesi planlanıyor. Resim: Altay Türklerinin Manevi Merkezi

Tekrardan gömülme işlemi onaylanırsa, Ukok Yaylası üzerinde bir anıt inşa edilmesi planlanıyor. Resim: Altay Türklerinin Manevi Merkezi

Öldüğünde 25 Yaşındaydı

Gorno-Altaysk şehir mahkemesinin hükmünden sonra Akai Kine, akademik bilim ve yargı dahil devlet güçlerinin kendisine karşı cephe aldığını söyledi. Kalıntıları Ukok Yaylası’na gömme savaşına devam edeceğine yemin etti.

Bunda durmak zorunda kaldık fakat mücadelemiz devam ediyor. Gömülmeyi talep eden davalara ve iddialara başvurmaya devam edeceğiz.” dedi.

Kalıntılar gömülü alandan çıkarıldıktan sonra arkeologlar, Moskova’dan Sovyet kurucusu Vladimir Lenin’in cesedini koruma altına alan uzmanları “buz hanımın” kalıntılarının daha fazla bozulmasını engellemek için çağırdılar.

Altay cumhuriyetindeki ileri gelenler kalıntıların gömülmesi ve Ukok Yaylası’na bir anıt inşa edilmesi için oy verdiler. Öte yandan bilimsel araştırmalar antik kadın hakkında yeni şaşırtıcı detaylar ortaya çıkardı.

Örneğin 2014’te bir MR’dan sonra kadının öldüğünde 25 yaş civarında olduğu ve göğüs kanseri olduğu ortaya çıktı. O zamanlar acısını dindirmek için ise kenevir kullandığına inanılıyordu.

Dr. Andrey Letyagin: “Sağ göğüsteki bir tümör ve sağ eksensel lif düğümündeki metastaz ile uğraşıyoruz.”

Dr. Andrey Letyagin: “Sağ göğüsteki bir tümör ve sağ eksensel lif düğümündeki metastaz ile uğraşıyoruz.”

Meme Kanseri Kanıtları Bulundu

Mumya üzerindeki çalışmalar, onun zengin ve yerel Pazırık kültürü hakkındaki anlayışısımızı inanılmaz şekilde genişletiyor. Moda ve güzellik sırları –kozmetikler için bir çantayı da içeren mezarında bulunan eşyalar- onun etkileyici görünümünün ölümünden iki milyon yıl sonra tekrardan canlanmasına müsaade ederken tenindeki dövmeler ise yüksek sanat ve beceri işi.

Onun aslında bir asil olmadığına inanılmaktadır ve hastalığını tedavi etmek için almış olduğu ilaçlar sebebiyle ulaştığı “değişmiş zihin hali” yerel halkı onun ruhlar ile iletişim kurabildiğine inandırmış. Müsrif mezarı onun müstesna öneme sahip olduğunu gösteriyor.

Seçkin akademisyenler olan Andrey Letyagin ve Andrey Savelov tarafından Novosibrisk’te yürütülen MR, “prenses”in çocukluk veya ergenlikteki kemik veya kemik iliklerinin enfeksiyonu olan osteomyelitten muzdarip olduğunu gösteriyor. Yaşamının sonlarına doğru bir attan düşme vakası ile tutarlı olan bedensel özürleri de vardı. Fakat uzmanlar meme kanseri kanıtları da buldular.

buz-prensesi-2

prenses

Mumya üzerindeki çalışmalar, onun zengin ve yerel Pazırık kültürü hakkındaki anlayışısımızı inanılmaz şekilde genişletiyor. Resim: Alexander Tyryshkin, Etnografya ve Arkeoloji Enstitüsü, Rus Bilim Akademisi Sibirya Kolu

“20 yaşını geçtiğinde diğer bir ciddi hastalığa daha yakalandı- meme kanseri.” Beş yılda “onu acı içerisinde yok etti.” diyor  1933’te bu dikkate değer kalıntıları keşfeden arkeolog Profesör Natalia Polosmak’ın “Science Frist Hand” adlı dergisindeki medikal bulguların özeti.

Dr. Letyagin analizinde “Meme bezlerinin görüntülenmesi esnasında asimetrik yapılarına ve MR sinyalinin çeşitlenen asimetrisine dikkat ettik,” diye belirtti. “Sağ göğüsteki bir tümör ve sağ eksensel lif düğümündeki metastaz ile uğraşıyoruz.”

“İlk üç torask vertebraları MR sinyalinde ve metastatik kanser ilerlemesini gösterebilecek bozulmalarda önemli ölçüde azalma gösterdi.” dedi ve “Teşhisten oldukça eminim: kanserdi.” diye bağladı.

“Oldukça zayıflamıştı. Üst düzey Pazırıkların mumyalarını inceleyen bilim adamlarının verilerini ve onun toplumdaki yüksek statüsünü düşününce durumu hakkında başka bir açıklama bulamıyorum. Yalnızca kanserin böyle bir etkisi olmuş olabilir.”

 

Çeviri: Berkan Seyhan

Kaynak: siberiantimes

COMMENTS

DISQUS: 0
15000onon